Son dönemlerde bilmem sizlerde farkediyormusunuz, iş yapmayan, başkalarından iş bekleyen kendini dev aynasında gören tipler oluştu. Z kuşağı dediğimiz kuşağın yanı sıra bunların biraz daha üst model tiplerin topluma nasıl zarar verdiğini hepimiz görebiliyoruz. Amaçları bir şey üretmek değil, reklam yapmak, büyük adam gibi görünmek, iş yapanı haset etmek ve sadece sabahtan akşama kadar egosunu tahmin etmekten ibaret oluyor.
Buradan bilimsel tespitler yapmıyorum, ancak toplumsal tespit yapamayacak kadarda kötü değilim…
“Son dönemlerde Z kuşağı niye çalışmıyor, hayata tutunamıyor, eli etmek tutmuyor” diye kendime soruyorum…
Düşünsenize ülkemizde 6.5 milyon genç işsiz güçsüz, hiçbir şey yapmadan yaşıyormuş…
Bu istatistiği duyduğumda inanın şok oldum…!
Bu neden kaynaklanıyor diye kendimce durumu incelemeye aldım.
Baktımki , Z kuşağı ile orta kuşak arasında bir geçiş dönemi kuşağı oluşmuş.
Orta kuşak çalışan üreten, az veya çok iaşesini temin etme gayretinde olan bir kuşak…
Ancak bir alt kuşağa indiğimizde Z kuşağını konuşmadan sorunun nereden geldiğini daha iyi anlayabiliyoruz.
Z ve orta kuşak arasında daha çok bilmişlik taslayan, çalışanı hasetlenen, iş bitirmek yerine egosunu tahmin eden bir kuşağın olduğun gördüm…
Z kuşağı hiçbir şey yapmadan bir yaşam mücadelesi verirken, bir üst kuşağın hedefide bir koltuğa oturayım, gelsin çaylar gitsin çaylar, bana dokunmayan yılan bin yaşasın modunda…
Tabii burada kuşak derken herkesi kastetmiyorum, bize denk gelenlerden bahsediyorum.
Bu tipler genelde devlet işlerinde daha belirgin oluyorlar.
Mesela bir hastaneye gittiğinizde insanların gece yarısı kiminin uyuduğunu, kiminin acıdan kıvrandığını görebiliyorsunuz.
Z kuşağı dediğimiz kuşak kendi halinde bir kenarda otururken, bir üst kuşağın patavatsızca yüksek sesle gülerek ben buradayım modunda tavır sergilediğini görebiliyorsunuz.
Gecenin o saatinde bile adamların derdi “ beni görsünler, saygı duysunlar” tribinde…
Bu toplumda ben en büyük sıkıntının para veya iş kolunda yaşanmadığını düşünenlerdenim…
Ülkemizde iş var, çalışana gerçekten iş var.
İddia ediyorum, hem de her yerde iş var…
Ama sorun çalışmak değil, insanlar egolarını tatmin etmek için uygun iş arıyorlar.
Daha doğrusu işe uygun insan değil, (O şahsı muhtereme) insana uygun iş aranıyor!
İşimiz zor…
Bu ülkede ciddi derecede bu tür tespitlerin yapılıp, şimdiden çaresine bakılmalı…
Herkesin üniversite okuduğu bir ülke olma yolunda ilerliyoruz, yarın bu hasetlik ve egomuz yüzünden bir musluğu tamir ettirecek usta veya çırak bulamayacağız.
Bu ülkenin çalışkan ve başkalarının haklarını düşünebilen insanlara ihtiyacı var.
Acilen yapılması gerekende bu…
Buradan o insanlarımıza sesleniyorum: Lütfen egoyu bırakalım işimize bakalım.
Faydalı olmaya, aldığımız maaşı helal ettirmeye çalışalım.
Unutmayalım ki haset musibetle kardeştir.
Kim haset ederse bir gün bunun vebalini öder…!
Saygı ve sevgiyle kalın…