Savaşlarda en önemli etkenlerden birisi nedir biliyormusunuz? Sizin çehreye yansıttığınız durumunuzdur. Yani halkı mutlu olmayan, teknolojisi iyi olmayan, yeterli imkanları yok muş gibi yansıtılan her durum düşman için bir fırsata dönüşür ve size savaş açarlar. Bunu Osmanlı’nın son döneminde bu millet çok iyi bir şekilde yaşamıştı.
Devletler ve ülkelerde sağlıklı veya hastalıklı olabilir. Devletlerin dışarıya yansıttığı en kötü durum “Sizi gözüne kestiren düşmanınızı harekete geçirir”
Osmanlı son dönemlerde bunu çok iyi yaşamıştı.
Osmanlı’yı bir hastalıklı insana benzeten ülkeler fırsatı ganimete çevirmek adına saldırmış ancak bu saldırı hezimetle sonuçlanmıştı.
Bugün İran’ın durumu da benzer bir tablo aslında…
İran son dönemlerde, özellikle Gazze’ye yapılan saldırılar karşısında etkisiz bir durumda kalmış, sık sık yaşanan iç savaşlarla kendi içinde mücadelelerle boğuşuyor görüntüsü vermişti.
İşte bu durum, İran’ın güçsüz ve yıkılma ihtimali çok yüksek tezini ABD ve İsrail’in eline koz olarak vermiştir.
İran’ı daha önce attığı ve başarısız olduğu birkaç füzede bile “bunların gücü yok, mecali yok” yorumlarına neden olurken, gelinen noktada savaşın başlamasına en etkili faktör bence bu olmuştur.
Venezuella’da da aynı durum yaşanmıştı.
Halkına bakamayan, kendi saltanatının keyfine düşen yöneticilerin oluşturduğu fırsatta buydu.
Çünkü, halka ve hakka dayanmayan her şey bir gün yok olmaya mahkumdu.
Ve Venezuella’da halkın desteğini kaybeden ve gerçekten bir hastalıklı adam moduna giren hükümet bir gecede yıkıldı, geçti gitti.
ABD, burada alanı çok iyi okudu.
Venezuella’da istediğini elde etti.
Benzer tablo İran’da da var zannedildi.
Ancak tablonun öyle olmadığı, saldırılar başlayınca ortaya çıktı.
Şimdi savaş konusunda hastalıklı adam konumuna İran güçlü bir karşılık verince, ABD ve İsrail düştü.
Güçleri kayboldu.
Alanda yapamadıklarını Psikolojik olarak yapmaya çalışıyorlar.
Bir söylemleri bir diğerini tutmuyor.
Diplomasi görüşmeleri döneminde aniden harekete geçen ve fırsatı ganimete çevirmeye çalışan ABD ve İsrail şimdilerde kara kara düşünmeye başladı.
Oklar dersine döndü.
Hürmüz’ün kapatılması, hem ekonomik hem de stratejik olarak Dünya ülkelerini bunaltmaya başladı.
Bu ise ABD ve İsrail üzerinde olumsuz bir baskıyı hayata geçirdi.
ABD ve İsrail bunu söylemiyor ancak;
Şimdi “Nereden başlattık, bu savaşı dediklerini” Dünya insanlığı duyuyor.
10 gün önce İran’dan bir şey olmaz yorumu yapanlar, şimdilerde İran’ın savaşı kazanacağını söylemeye başladılar.
Hatta ABD Başkanı Trump’ın “Savaş bitmek üzere” söylemlerine karşı artık ayakları yere basan İran yetkilileri “Hayır, Savaşı siz değil, biz bitiririz” şeklinde cevaplamaya başladı.
Neyin ne olacağını an itibariyle çözmek mümkün değil diyenlere cevabın şu…
Hakikaten buna inanın, bazı kişiler hayatta da böyledir.
Fırsatı ganimete çevirmeye çalışır ama hep eline yüzüne bulaştırır.
Sonuçta ülkeler arasındaki savaşlarda böyledir.
Kalın sağlıcakla…