Uzun zamandır konuşmadığınız biri aklınıza geliyor. Telefonu elinize alıyorsunuz ama yazmadan önce düşünmeye başlıyorsunuz: “Bu kadar zaman sonra ne diyeceğim? Belki de müsait değildir.” Sonra telefonu bırakıyoruz. Aslında söyleyeceğimiz çok basit bir şeyken, başlaması zor geliyor.
Bununla ilgili bi araştırma yapılmı. Araştırmada, insanların tanıdıkları birine mesaj gönderdiğinde ya da küçük bir jest yaptığında bunun karşı tarafta ne kadar takdir edileceğini olduğundan az tahmin ettiği görülmüş. Yani bizim “Alt tarafı bir mesaj” diye düşündüğümüz şey, o kişi için sandığımızdan daha değerli olabiliyormuş.
Bunu okuyunca düşündüm: Birine yazmak için neden mutlaka bir sebep arıyoruz? Doğum günü olsun, bayram gelsin, soracağımız bir şey bulunsun istiyoruz. Sadece aklımıza gelmiş olması yeterli gelmiyor.
Bir de tam tersini düşündüm. Sıradan bir gün, uzun zamandır konuşmadığım birinden mesaj geliyor: “Bugün seni düşündüm, nasılsın?” Bir şey istemiyor, bir işini halletmemizi beklemiyor. Sadece merak etmiş. Böyle bir mesaj alsam, sanırım önce neden aylardır yazmadığını sorgulamak yerine beni hatırlamış olmasına sevinirim.
Araya zaman girince birkaç cümlelik bir mesajın yanına uzun bir açıklama da eklememiz gerekiyormuş gibi geliyor. Neden aramadığımızı anlatmalı, geçen ayları özetlemeliyiz sanki. Oysa “Uzun zaman oldu, seni merak ettim” demek de bir başlangıç olabilir.
Üstelik her uzaklığın arkasında bir kırgınlık yok. Okul bittikten sonra farklı şehirlere dağılan arkadaşlar mesela. Başta sık sık konuşulur, sonra görüşmeler seyrekleşir. “Bir ara arayayım” denir ama o ara bir türlü gelmez. Bu sessizlik, mutlaka birbirini unutmak ya da artık önemsememek anlamına mı gelir?
Elbette bazı mesafeler bilinçli olarak konulur ve bunlara saygı duymak gerekir. Benim sözünü ettiğim, aramızda bir sorun olmadığı hâlde konuşmayı sürekli ertelediğimiz insanlar. Eski bir arkadaşımız, uzakta yaşayan bir yakınımız, sohbetini özlediğimiz biri…
Bu araştırmadan benim çıkardığım, tek bir mesajın bütün mesafeleri kapatacağı değil. Birine göstereceğimiz ilgiyi, daha göstermeden kendi kendimize önemsiz saymamamız gerektiği.
Çok güzel cümleler kurmak ya da özel bir gün beklemek zorunda değiliz. Bazen söylemek istediğimiz şey zaten yeterince açık:
“Aklıma geldin, yazmak istedim. Nasılsın?”