İyilik Yap, Sosyal Medyada Paylaş!

Şerife Gümüştekin

06-08-2026 12:22

Eski bir atasözümüz der ki: "İyilik yap, denize at; balık bilmezse Hâlık bilir."

Ne kadar zarif, ne kadar mütevazı bir anlayış, değil mi? Ancak ne yazık ki modern iletişim dünyasında ve halkla ilişkiler sektöründe bu kural geçerliliğini çoktan yitirdi. Artık yeni kural şu: "İyilik yap, basın bülteni at; tüketici alkışlamazsa algı yönet."

Bugün hangi markanın veya kurumun web sitesine girseniz; doğayı koruyan, sokak hayvanlarını besleyen, kız çocuklarını okutan harika birer "melek" ile karşılaşıyorsunuz. Peki, bu projelerin ne kadarı gerçekten dünyayı değiştirmek için yapılıyor, ne kadarı sadece şirket vitrinini parlatmak için?

Halkla ilişkiler dünyası son yıllarda öne çıkan bir kavramla sınanıyor: Greenwashing, yani Türkçe karşılığıyla Yeşil Aklama.

Nedir bu yeşil aklama? Bir şirketin aslında çevreye zarar veren, karbon ayak izi tavan yapmış süreçlerini saklayıp; ambalajına iki tane yeşil yaprak koyarak veya sembolik bir fidan dikme etkinliğiyle kendisini "çevre dostu" ilan etmesidir.

Tüketici ve okuyucu artık eski tüketici değil. İnsanlar bir markanın logosunu yeşile boyadığında doğanın kurtulmadığını çok iyi biliyor. Plastik şişede su satıp "doğayı seviyoruz" kampanyası yapmak, iletişimin gücünü kullanmak değil, toplumun zekasıyla alay etmektir. Ve emin olun; şeffaf olmayan her PR hamlesi, kriz anında geri dönmek üzere biriken bir bombadır.

"Halkla ilişkiler, ayıpları örten bir örtü değil; kurumun özünü dışarı yansıtan bir aynadır."

Günümüz iletişim stratejilerinde "Sosyal Sorumluluk" projeleri bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldi. Ancak burada kaçırılan bir nokta var: Samimiyet.

Eğer bir şirket kendi çalışanının mesai hakkını gaspedip, dışarıda "insan hakları" üzerine sosyal sorumluluk projesi yürütüyorsa, o proje halkla ilişkiler başarısı değil, bir etik çöküştür. Tüketici artık markaların sadece ne söylediğine değil, mutfakta ne yaptığına bakıyor.

Sadece bir bülten çıkarmak için değil, gerçek bir soruna dokunmak için yola çıkar. Sürekli "biz çok iyiyiz" demek yerine, eksiklerini kabul edecek kadar şeffaf olur. İyiliği bir reklam malzemesi değil, kurum kültürü haline getirir.

Unutmayalım; parlatılmış yalanlar ve samimiyetsiz makyajlar bir süre alkış alabilir. Ancak uzun vadede sadece ve sadece gerçek olan, şeffaf olan ve kalpten yapılan iletişim kazanacaktır. İyilik yapıp denize atmayalım elbette, anlatalım... Ama önce gerçekten "iyilik" yaptığımızdan emin olalım.

 

DİĞER YAZILARI Saygı Önce İnsanın Kendisine Borcudur 01-01-1970 03:00 Birbirimizi Dinlemiyoruz, Cevap Vermek İçin Bekliyoruz 01-01-1970 03:00 HER ŞEY SATILIK MI? 01-01-1970 03:00 HER ŞEYE YETİŞİP, KENDİNE GEÇ KALMAK 01-01-1970 03:00 YAMULA’DAN DÜNYA SOFRALARINA 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor, Başkan Dinliyor 01-01-1970 03:00 Talas’tan Dünyaya Açılan Şeffaflık Penceresi 01-01-1970 03:00 Emeklilikte Kademe Tartışması 01-01-1970 03:00 Engeller Bedenlerde Değil, Bakış Açılarında 01-01-1970 03:00 Kendi Değerimizi Ararken Kaybolmak 01-01-1970 03:00 YERELDEN DÜNYAYA UZANAN BİR VİZYON: “ŞEFFAF ODA” 01-01-1970 03:00 Uzakta Bir Saldırı, İçimizde Bir Bekleyiş: Salih’ten Haber Var mı? 01-01-1970 03:00 Aynı Yerde Çalışmak Değil, Birlikte Üretmek 01-01-1970 03:00 URFA VE MARAŞ’TA YAŞANAN OKUL OLAYLARI 01-01-1970 03:00 Aynı Gemideyiz: Kurumsal Labirentte "Ekip" Olabilmek 01-01-1970 03:00 Savaşın Gölgesinde Piyasalara Bakarken… 01-01-1970 03:00 KÖTÜ HABERLERE ALIŞTIK MI? 01-01-1970 03:00 Savaş Konuşulan Bir Dünya 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞ YAPMIYORUZ, YÖNLENDİRİLİYORUZ 01-01-1970 03:00 VALİZ HEP HAZIR: BİTMEYEN YURT DIŞI HAYALİ 01-01-1970 03:00 HEPİMİZ BİRER VERİ NOKTASIYIZ 01-01-1970 03:00 ÇİÇEK AÇMAYAN TOPRAKLAR 01-01-1970 03:00 ASIL ACI OLAN BU 01-01-1970 03:00 ADALET BİZE DE UĞRAYACAK MI, YOKSA KORKU MU BÜYÜYECEK? 01-01-1970 03:00 GÜRÜLTÜ ÇOK, NETLİK AZ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ’YE KAR DÜŞTÜ, KIŞ SADECE HAVA DEĞİL 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN VIP’İ OLMAZ: HATAY’DA VİCDANA DOKUNAN BİR SKANDAL 01-01-1970 03:00 BİR KALEMDE 30 BİN, BİR ÖMÜRDE ASGARİ ÜCRET 01-01-1970 03:00 BİR YEMEK, BU KADAR KORKUTUCU OLMAMALI 01-01-1970 03:00 BENLİK: KENDİMİZE DÖNMENİN SESSİZ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GERÇEĞİN ERİYİP GİTTİĞİ BİR ÇAĞ 01-01-1970 03:00 TÜKETİM ÇILGINLIĞI 01-01-1970 03:00 ZAMLARIN GÖLGESİNDE KAYBOLAN FİYAT ALGIMIZ 01-01-1970 03:00 ERKEN UYANMAK: KENDİNE SAYGININ EN SESSİZ HALİ 01-01-1970 03:00 ANONİMLİĞİN ÇAĞI: KİM OLDUĞUMUZU UNUTUYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 ERTELEMENİN FISILTISI 01-01-1970 03:00 PR MI, SAMİMİYET Mİ? 01-01-1970 03:00 MENFAATİN İKİ YÜZÜ 01-01-1970 03:00 HAYAT, KONFOR ALANININ ÖTESİNDE BAŞLAR 01-01-1970 03:00 YÜK SENİN DEĞİLSE, NEDEN SEN TAŞIYORSUN? 01-01-1970 03:00 DİPLOMANIN YETMEDİĞİ ZAMANLARDAYIZ 01-01-1970 03:00 GÖRÜNDÜĞÜMÜZ GİBİ DEĞİL ,GÖSTERDİĞİMİZ GİBİYİZ 01-01-1970 03:00 UYMA DAVRANIŞI MI, BOYUN EĞME Mİ? 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK LÜKS MÜ OLDU? 01-01-1970 03:00