MSCI (Morgan Stanley Capital International) gibi küresel endeks yapıcıların tek bir satırıyla trilyonlarca dolarlık fon hareketlerinin yön bulduğu bir dünyada, Türkiye’deki fon krizini yerel bir borsa sarsıntısı olarak okumak büyük bir yanılgıdır. MSCI’nın gelişen piyasalar üzerindeki hegemonyası, uluslararası sermayenin hangi ülkeye akacağına, hangisinden kaçacağı, kimin ekonomisine onay vereceğine karar veren görünmez, küresel hakimiyet hainleridir. Gelişmekte olan ülkelere "istediğimiz adımları atmazsanız statünüzü düşürürüz" ültimatomu veren bu yapılar, hükumetlerin ekonomi politikalarını doğrudan vesayet altına alabilmekteler. Aslında MSCI’da ikaz yapmış

Günlerdir Türkiye gündemini sarsan fon soruşturması ve milyarlık çöküş, işte bu küresel finans mimarisinin ve onun yerli uzantılarının yarattığı illüzyonun sonucudur. Ancak bu içeride SPK bürokrat işbirlikçiler ile ekonomiyi sarsma ve yakın gelecekte ülkemizi çatışmaya götürme operasyonu gibi. Soruşturmalarda denetleyici kurumların neden zamanında müdahale etmediği ve portföyleri yöneten nitelikli yatırımcıların riski neden görmezden geldiği hala ortaya çıkartılamadı SPK bürokratları ayda %500 artışı görüyor hatta abüzürt bir kağıdın bir ayda bu artışını görüyor ve hop, dur, ÇÜŞ denmemişse bu ekonomiyi bitirme hamlesidir ama bu her yere sıçrayacak diye örtülebilir.

Oysa kamuda ve sahada paydaşlar aşırı profesyoneldi. Oyuncular yüksek kazanç hırsıyla Ankara’nın sözde uyardığı risk işaretlerini göz göre göre çiğnediler ve her yeni kazancı kendi kararlarının doğruluğuna kanıt saydılar. SPK bürokratları bakana gerekeni söyledik dese de fon gidişatını askıya almayarak suç işlediler denmekte. Devletin sırtına mayın bağlamak karşılıksız kalmamalı.

Hain Neoliberaller 1980’den bu yana dünyaya soktuğu anlayış, bilgili, namuslu aydınların yerini çok para kazanan aktörler gelmesini sağladı. Sermaye, parayı yatırım yapmadan üretimden kaçıp kağıt üzerinde değer artışı ile kazanmayı öne çıkarttı. Bu süreçte kamu denetçileri ile fon yöneticileri arasındaki olası yakınlık, "hepimiz yanıldık" kılıfıyla büyük ihmallerin üzerini örten bir yapıya dönüştü. Bugün MSCI isterse bir ülkeyi 3 günde yerle bir eder. IMF ve Dünya bankası yerine MSCI geldi ve onlara göre 1 haftada sonuç alma imkanları var.

Borsa işlem hacimlerinin yarı yarıya düştüğü, yüz binlerce yatırımcının birikiminin buharlaştığı bu tabloda karşı karşıya kalınan durum sıradan bir kriz değil. TANK yok, UÇAK yok ama MSCI VAR. Bizde yaşanan tablo tam anlamıyla borsanın, finansın SERV’dir. Siyaset MSCI’nın yayınladığı endeks listelerine ve uluslararası sermayenin çizdiği sınırlara hapsedildiği için, bağımsız ve milli ekonomiden söz edilemez. Milli ekonomimi için inançlı milli adamlar gerek. Netice olarak, Türkiye kendi piyasa denetimini ve üretim odaklı yapısını kurmaz ve TUDEM’i devreye girmez ise CARİ AÇIK kapanmayacağı için oyuncak olmaya devam eder. MSCI gibi küresellerin finans cetvellerinin vesayetinden kurtulmadığı sürece, neoliberal oyunların arkasında patlayan her fon krizinin faturasını halk ve iktidar öder. Oysa biz dışarıdan sonucu MİLLİ olacak para bulmadıkça daha bu tip depremler yaşarız. Milli olan Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM ile II. Lig borsa tüm bu olumsuzlukları ortadan kaldırır bilin.

SONUÇ: Borsa manipülasyonu ve malaklık oyunu nasıl biter; Borsanın işlem gördüğü aydan önceki iki ayın AYLIK enflasyon rakamlarının toplamının (2.47 + 2.97 = 5.44) yani bu %5.44 rakamının 5 katından fazla aylık artış olamayacağı kuralı gelirse oyunlar biter. Şu an bir kağıt günlük en fazla %10 artar kuralı var. Biz bu kuralı geçmiş 2 ay enflasyonu olan %5.44 günlük artış geçemez deyip bu artışın toplamı da aylık olarak son iki ayın 5 katından fazla yükselemez kuralı gelmeli. Madem şimdi günlük %10 artış kuralı var ve SPK trene bakar gibi baktı dendiği için kural aylık artışa paralel olmalı. Hangi iş ayda enflasyonun 10 katı kazandırıyor söyleyinde bilelim. Artış sadece bir önceki ayın enflasyonu kadar artmalı (%2.97) denirse o zaman 10 katı artış normal. Öyle bir ayda %300-500 oyunu yaşanmaz. Aylık kazanç %29.7 olur. Aynı şekilde düşüş de bu orantıda olmalı. Kat kat artış ve iniş oyunları olmamalı. Döt (G değil D ile) bir kağıt Koç holding olmuş haberimiz yok. SPK hükümeti ve ekonomiyi devirdin kutlarım (!). Bu arada Abdülkadir Selvinin yazısına göre “katılım evim” ibaresi ve Tera’nın önünü açmayan 2 SPK üye değişikliğinde Sn. Erdoğan iddiası doğruysa CB etrafı hain dolu. Ama muhalefet akılcı projeler ve gerçek ÇÖZÜMLER hala sunamıyor ve havanda su dövdükleri için iktidar olmaları içten yıkımla olamaz inşallah.