Ankara Sincan Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu ve birçok cezaevi bünyesinde son dönemde kulaktan kulağa yayılan söylentiler, cezaevi şartları ve iddia edilen olağan dışı olgular çeşitli söylentilere yol açıyor.Resmi makamlarca doğrulanmamış bu iddialara göre, cezaevlerindeki kapalı koğuşlarda çok ciddi kapasite aşımı olduğu öne sürülüyor. Fiziki koşulların yetersizliği zaten hep konuşuluyor. Standardı 12 kişilik olan alanlarda 18 ila 19 kişinin, 28 kişilik koğuşlarda ise 64 kişiye varan bir mahkum yoğunluğunun dedikodusu üzücü. Bu devletin bina ilavesine veya bina boylarının yükseltilmesine mi gücü yetmiyor? Bu durumun, birçok tutuklu ve hükümlünün yerlerde yatmak zorunda kalmasına ve genel yaşam koşullarının ağırlaşmasına neden olduğu iddiaları üzücü ama doğru denilmekte.

Fiziki şartların zorluğuyla birlikte iddiaların boyutu maddelere erişim yöntemlerine kadar uzanıyor. Söylentilere göre, içerideki bazı kişilerin kumaş ve giysilere enjekte edilen tıp dışı veya kimyasal içerikli (tarım ilacı kökenli olduğu iddia edilen MET ve A.M kullanıldığı söylenmekte) maddeleri enjekte edilerek giysilerle içeri soktuğu konuşuluyor. Tekstil parçalarına emdirilen bu kimyasalların daha sonra bu giysiler ufak, ufak kesilerek parçalar halinde tütüne konularak tüketildiği ve ciddi sağlık risklerine rağmen psikoaktif etkileri nedeniyle tercih edildiği öne sürülüyor.

Koğuşlarda dile getirilen ilginç hususlardan biride cezaevine evcil hayvan besleme olgusu. Muhabbet kuşu veya diğer kuşların tüylerine emdirilen maddeler düzenin bozulmasına ve sorunların artmasına sebep olmakta.Gardiyan veya bazı yetkililerin kumaşlarda keyf verici ve halisilasyon yaratan kumaşlar yüzünden mahkumları ÇAPUTÇU veya ÇAPUTÇULAR diyerek hitap etmeleri zaten en kolay bilgi denmekte. Kullanılan bazı ifadelerin bu maddelere erişenleri kastettiği söylentisi üzücü. Dört duvar arasında kontrolü sağlayamamak üzücü. Koğuşlarda beslenen kedilerin narkotik köpeklerine saldırarak denetimleri engellemek adına kullanıldığı yönündeki söylenti boyutunda konuşulan başlıklar arasında. Narkotik köpeklerini koğuşlara girdiremeyen yöneticiler derhal istifa etmelidir desem de hikayeden teyyare selam söylen o yare derler.

Ayrıca koğuş içi hiyerarşi ve mafyacı gruplaşmaların vardığı nokta, kurum içindeki genel düzeni zorlaştırdığı ve bu durumun zaman zaman güvenlik personeliyle ilgili çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdiği öne sürülüyor. Tüm bu anlatılar, cezaevlerindeki denetim süreçleri ve kapasite sorunları hakkında sosyal çevrede ve kulislerde konuşulan doğrulanamamış iddialardan oluşmaktadır. Genel af fiziki koşulları düzeltmek için şart. Ama bu denli kötü ekonomik sorunlar suç oranlarını arttırdığı için af arasında ilave cezaevi yapımı hiç yanlış sayılmaz. Ekonomi böyle olursa allah esirgesin cezaevlerinde ve ülkede olumsuzluklar olmaz inşallah.

Yeni Adalet bakanının olumsuzluklar üzerine kararlı şekilde gittiğini görüyoruz. Kendisini kutlamakla birlikte bu konular için gereğini yapacağını umuyoruz. Yeni İçişleri ve Adalet bakanlarının eskilerinden daha başarılı olduğu göreceğimize çok eminim. İtalya'da bir savcının başardığını yeni bakanlarımız niye başaramasınlar. Bence kolayca başarırlar!