Bu yazım için GSYH’ya göre bizim ve AB ülkelerinin emisyon-piyasadaki nakit para hacminin GSYH’ya oranını yeniden aradım ama bulamadım. Bu oran önemli olduğu için bu yazımı yenileyerek tekrar size sunuyorum. Eskiden bu değeri googleye yazınca bulabiliyordum. Şimdi sizde yazın bakın bu yüzdeyi bulamayacaksınız. 2017 başında yayınladığım Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM kitabımın 71. ve 73. sayfasında bu yüzdelere yer vermiş ve ülkemizin bu yüzdesinin % 8 bandına gelmesi gerektiğini yazmıştım. 2010 civarı yıllarda AB ülkelerinde bu oran ortalama % 9,4 iken bizde % 4,4 olduğunu kitabım ve köşe yazılarımda yazmıştım. Şimdi bu konuda hangi kelimeleri yazsanız bu verileri bulamıyorsunuz. Bu %9.4 ortalamasının pandemi döneminde piyasaya sürülen avrolar yüzünden %10'u çok geçtiğini sanıyorum. Google hazretleri bazı yazı veya olguları yok etme mahareti olduğunu biliyoruz. İşin önemi bize yol gösterici olması yönünden bizim uyanmamız istenmediği için bu veriler yok bence. Ulusal yayında tüm yazılarım kaldırıldığı için 2017’ den 2020’ye kadar her yıl 1-2 kez yazdığım GSYH rakamını emisyona bölünce çıkan yüzde yazılarımın tümü kaldırıldığı için zaten ulaşılamıyor.

Mahvi Eğilmez’in “Kendime Yazılar” köşesinde kelime arama olgusu “Ctrl F” ile aramam da netice vermedi. Mahvi hocamın da, başkasının da bu oran ve işin ciddiyeti nedense radarlarına girmemiş. Alkin kardeşler yani Emre Alkin ve Kerem Alkin hocalarında bu GSYH, emisyon yüzdesine girmedikleri ortada. Zaten Mahvi bey ve Alkin hocalarda güzel eleştiriyorlar ama tam ve nihai çözümü ortaya koyamıyorlar. Hepsine yazıyorum İlaç TUDEM diye ama gölgelerinden korktukları için temastan bile kaçıyorlar. Bir dönem sanırım ben uyanmış ve bu oran üzerinden kitabıma bu veriler ve yüzdenin % 4-4,4 arasında olduğunu bir yerlerde rastlamış ve işin önemini yazmışım. AB ülkelerinde ise bu oranın ortalama % 9,4 olduğunu yazmışım. Rakamlar 2008-2013 arası diye köşe yazılarımda belirtmiştim. Pandemi’de AB merkez bankası piyasayı para sürerek desteklediği için bu % 9,4 rakamı sanırım %10’u çok çok geçti.

Bizde de EYT gereksizliği sonucunda bu % 4,4 rakamı 2022 yılında % 4,38 iken EYT’nin çıktığı yıl olan 2023’ de bu yüzde 5.09 ve 2024 yılında 6,60’a çıkmış. Ama bu artış para politikalarının sağlıklı yürümesi yüzünden değil EYT yükünden oldu. Nasıl ki deprem konutlarının ivmesi ve onun imalat sanayinin insan ihtiyacı ile işsizlik rakamları düştü. Ama inşaatlar bitince bu etki azalacak. Ancak şimdide 500 bin konut projesi devreye gireceği için 4-5 yıl bu yüzde bizde hak etiği yerde kalacaktır.

Velev ki bu arada ucuz döviz bulma yolu için TUDEM yüzünden 250,000 küçük konut yapımıda devreye girerse bir taşla 3-5 kuş vurmak istenirse ilk 26 ayda 72 milyar Avro ile 3. yıl ve 22 yıl boyunca TUDEM’le oluşan devre mülklere gelenlerin her yıl 30 milyar Avrodan fazla sahaya para girmesi ile 700 milyar € civarı direkt halkın cebine-sahaya para girecek. Devlete de ciddi vergi geliri oluşturacak. İşte bu yüzden biz GSYH’nın emisyona oranını bu yatırım ve gelen turiste hizmet ekonomisi yatırımı yüzünden % 8’e çıkarmak bizi uçuracak bir ekonomiye varmak demek, yanlış olmasa gerek.

Piyasaya giren para en az kendinin yarısı kadar VERGİ oluşturur. Şöyle bir örnekleme yapayım; TUDEM başladığında 250,000 küçük Devre Mülk-DM yapılacaksa inşaatlar için fazladan üretilen çimento, demir’de ilk fatura ile % 20 KDV ile devlete gelir oluşur. O demir, çimento vs. örneği fabrikadan Ege bölgeye gelmesinden sonra dağıtımlarda ola ki %10 karla devredilse %2 daha ilave KDV geliri olur. O ilde inşaat yapanlara kesilen fatura % 2,2 KDV ilavesi ile 3 sefer el değiştirip inşaata giren malzeme faturası ile %24,2 KDV’nin devlete gelir olur.

İşte denk bütçe yapamayan ülke olarak maaş öderken para basmaktan başka çaresi olmayan hükümet 2 trilyon bütçe açığında tek para oyuncusu olduğu için para yılda sanırım 8 kez dönme yapıyor dense de bu durum yatırım ve genel harcamalar yüzünden paranın her yıl 6 kez döndüğünü piyasa da ki emisyon miktarının 5,5-6 katı vergi oluşmasından anlaşılıyor. TUDEM’in devreye girmesi ile Carry Trade ile geçen yıl %24 dövize faiz vererek 80 küsür milyar dolar bulma olgumuz TUDEM ile döviz açığımız için %3 faiz ile para bulma imkânımız var. AB'de faizlerin %2 olması bizim dövize %3 faiz verme olgumuz projeyi başarılı kılacaktır. TUDEM ile 700 milyar € bulabileceği için ülkemizi emperyalist baskılar için kurdukları tuzaklardan bizi kurtaracak ve cari açığı sonlandırarak ekonomide tuzaklara düşmeyeceğiz.

Biz sadece para politikaları ve denk bütçe ile enflasyon kontrolünü sağlayamayız. Zaten kamuda tasarrufta havanda su döven ülkemde torunlarım adına beklentim bitmek üzere. Kalkınma ve enflasyonu düşürme üretimle olur. Büyüme rakamlarında MAKİNA, teçhizat üretiminde küçülme her şeyi anlatıyor ve işlerin iyiye gitmediğini gösteriyor. Fiyatlar ve enflasyon yatırım devrimi ile üretimin artması ile düşer.

Biz şimdi 86 milyonuz. 10 milyon mülteci ve turist profilimizden dolayı 96 milyona göre planlama yapmalıyız ama bunun yapılmadığı ortada. Biz 90 milyona göre üretimimiz olduğu için bu üretim rakamını 100 milyona göre planlamalıyız. Gerçi bazı kalemlerde çok ciddi üretim fazlamız var ve oda cari açıga gitmekte. Mesela ABD’de yumurta sıkıntısı yüzünden oraya hızla satış bizde yumurta fiyatlarının %40 artırmıştı. İç piyasaya yeten ürünlerde fiyatı birden artıracak olguları anlayabiliriz ve dış satıma bu yüzden ASLA izin vermemeliyiz. Nasıl ki ihracat yüzünden Limon fiyatları 2 kat olunca Limon ihracını yasakladığımız gibi tüm artışlarda dışa satışlara kısıtlama koymak şart. Böylece enflasyonu kontrol edecek dış satım ve marketlerde ürünlerin paket üstüne 4 ay aynı fiyat yazma olgusu devreye girmeli. Tabi ki TUDEM tüm sıkıntıların ilacı. TUDEM cari açığı TAM kapattığı için Limon ve Yumurtanın vs. ihracı ile 3 kuruşu için ihracata gerek kalmayacaktır.

TUDEM ivmesi ile GSYH’mız artarken piyasaya yatırıma girecek parayı arttırmamız ve GSYH’nın % 8’i olan emisyona ulaşmak sağlıklı planlamalarla olması, vergi gelirlerinin çokça artmasını sağlar. Geliri artan ülkeler kısmi bağımsızlığa ulaşabilir ama bazı sektörlerin eleman açığını düşünmek için bir şeyler yapmak gerekiyor. Koca kıta Avustralya tarımda işgücü eksiği yüzünden yabancı öğrencilere 18 ay burada mesleğine göre iş ara ama bu hakkı kullanmak için 88 gün Tarım sektöründe çalışma şartı getirmesi önemli dimi? Biz tarım sektöründe köye dönüşleri basit tedbirlerle arttırabiliriz ama akıl ve sinerji oluşturacak KAFA bulunamadığı için BOŞ’a kendimizi yoruyoruz. Alman malı BOŞ yerine Arçelik veya Vestel’e de bakabilir bunlarlada meyve, sebzemizi ve insanımızı koruyabilir.