Son aylarda gıda fiyatlarındaki artışlar vatandaşın en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Hemen her ürün için maliyet artışları gerekçe gösterilerek yeni fiyatlar açıklanıyor. Bu yüzden olsa gerek 13 tavuk eti üreticisine DENETİM KAYYUMU atandı ama sulanma tehlikesi örneği bir ekonomi televizyonu örneğini yaşatabilirler. Piyasada SÜLÜK denen üç harfli marketler bir yıllığına KAYYUM kontrolüne geçmeli veya devletleştirilmeli diyorduk. Sanırım üç harfli sülüklerede kayyum atanmalı. Bunu hükümet yapılmıyorsa seçimleri unutsunlar. Her ne kadar Kayserili olarak doğduğumuz değil doyduğumuz yerden de Türkiye için yazmak zorundayız.
Ankara’da kafeler, pastaneler, büyük marketlerin tamamından daha kaliteli baklavaları olan önemli bir baklava üreticisi firma uyguladığı indirimle ders verici bir örnek ortaya koydu. Üründe glikoz şerbeti olmadığını bilin. Dört kg. pişmiş baklavaya 2 kg şerbet verilir. Şerbette 1 kg suya 800 gr şeker katılır. Şu an kg’ı 40 lira olan şekerden 2 kg!da 900 gr kullanınca 11 liralık maliyet ısıtma ile 12 TL olur.Glikoz 2 TL olunca kalite ve yılların imajı için 10 TL esirgenmez. 2025 sonu fiyatını indirerek 8 Ocak 2026 da 4 aylığına evet ilan ettikleri broşürde 8.4.2026 ya kadar kilogram fiyatını 449 TL’ye indiren firma fıstıklı baklavayı süre dolmadan Martta 349 TL'ye, 249 TL olan cevizli baklava ise 199 TL'ye düşürdü.
Cevizli 199 TL ise 190-500 TL’ye tulumba tatlısı satan SÜLÜKLER utansın. Kiralar bahane kazıklar şahane. Bu firma Kızılay’da bu dükkâna kesinlikle 400 bin kira ödüyordur. Çünkü daha küçük dükkâna aynı yerde tanıdığım 385 bin veriyor.Sonuçta ürünlerde %12,5 ve %22'lik indirim yaparak tüm piyasaya 9 ay 2 kez indirimli sülük HAİNLERE ders veriyor. Bu arada Ocak başından Haziran başına kadar şeker fiyatları %9 ve un fiyatları %15 artmış. Buna rağmen 2. indirime gidebiliyorsa haksız yere ZAM yapanlara HAİN veya YAHUDİMİSİN demek gerek. Girdilerde artarken fiyatları aşağı çekmiş olması önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır. Bu firma internetten değil Kızılay bulvarda yüksek kira olan bir mekanda indirim yapılıyor bilin.Burada tek olgu ceviz ve fıstığın az olması ki tulumba tatlısından iyidir.
Bu örneğe bir tane daha vereyim. 13.6.2026 günü Eğirdir’e giderken uğradığımız Afyon-Bolvadin’de SİMİT 5 liraydı. Evet yanlış okumadınız BEŞ TL idi. Bunun videosunu 14.6.2026 çekip facebooka koyacağım. Sanırım aynı ağırlıklı yerli susamlı simit ortalama ülkemizde 20 TL’ye satılıyor ve 5 TL satanda para kazanıyor. İki kez indirerek 9. aya kadar fıstıklı baklava 349 TL olmasına Ankara Ticaret odası ve Ticaret bakanlığı Musluoğlu baklava firmasına PLAKET vermeli. Ama asla VERMEZLER.
Demek ki bir ürünün fiyatı sadece hammadde maliyetleriyle belirlenmiyor. Verimlilik, işletme yönetimi, kâr marjı tercihleri, yüksek satış hacmi ve rekabet gibi unsurlar da fiyat oluşumunda büyük rol oynuyor. Eğer bazı işletmeler maliyet artışlarına rağmen fiyatlarını koruyabiliyor, hatta indirebiliyorsa, benzer yaklaşımın diğer sektörlerde de olabilir. Ben Türkiye'nin en büyük sitelerinden esnafhabertv’ye durumu haber yaptırdım ve bu işi televizyonlar haber yaptırırsa ne olacak göreceğiz.
Bu durum maliyetlerdeki her artışın otomatik olarak tüketiciye zam şeklinde yansıtılmasının tek seçenek olmadığı görülmektedir. Ben kan emici desemde KAR emici SÜLÜKLER güya Müslümanlarmış. Savaş halinde olan Ukrayna’da bile enflasyon %8 ise bu hal TUDEM’i hasıraltı edenlerin şerefliliğidir desem de hikâye. TUDEM bu ülkenin LOZANIDIR. Bugün ihtiyaç duyulan şey yalnızca fiyat artışlarını konuşmak değil, maliyet baskılarına rağmen fiyatlarını sabit tutabilen veya düşürenleri konuşmak gerek
Ticaret bakanlığı bürokratları dükkanımda aylık bin TL’ye çalıştırmazken Cumhurbaşkanımız başarısız bu bakanı niye görevden almıyor anlamış değilim. Şu Tavukçulara yapılanı büyük marketlere yapmaları gerek ama kayyumlarımız korkak olduğundan veya lavanta yüzünden bekleneni vermediler biline. Kısaca eli maşalı kayyumlar gerek biline.