14 Şubat doğum günüm. Bu gün size iç açıcı bir yazı yazmak isterdim ama kader utansın. Arkadaşlar hükümet neyse ama 3 bakana hiç güvenim kalmadı. Başta maliye bakanı, ikincisi Ticaret bakanı ve üçüncüsünü siz bilin. Maliye bakanı ve MB başkanı 2026 yılı enflasyon tehminini yüzde 13-19 olacağı tahmini yüzde 23-24 olacak galiba. İşte bu rakam %20 çıksa bile seçimde muhalefet göbek atar. Cari açığın bu denli yüksek olduğu durumda sıkı para politikası, düşük kur ve yüksek TL faizi ancak PANSUMAN tedbir demektir. Beyler ciddi para bulup yatırım yapıp, üretim artmadıkça sorun kalıcı çözülmez. Oysa Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM cari açığı 2 yılda bitirir ve her yıl 30-35 milyar Avro sahaya döviz girmesini sağlar. Sıkı para politikası ve Carrt trade’ye ihtiyaç kalmaz ve soyulmayız. Ama globalller yaptırmıyor.

AA’nın açıklamasına göre 2025’in Aralık ayına ilişkin ödemeler dengesi; Bu bize ekonominin açmazını yeniden hatırlattı. Cari işlemler hesabı Aralık 2025’te 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi. Üstelik piyasa beklentisi 5 milyar 362 milyon dolar tahmini varken. Yani hem devasa, hem de sürpriz bir açıkla karşı karşıyayız. Bu rakam, son 8 ayın en yüksek cari açığı oldu. 2025 yılı Cari açığımız 50 milyar dolar civarında ve bu açığı enerji ithalatı başta olmak üzere Altın ithalatı ile ara malı ithalatı yüzünden oluyor.

Daha da dikkat çekici olan ise şu: Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı da 691 milyon dolar açık verdi. Oysa Türkiye uzun süredir “enerji ve altın hariç cari dengede fazla veriyoruz” deniyordu. Bu bağlamda Cari açık nedir? Basit ifade ile ülkenin döviz kazancının döviz harcamasını karşılayamamasıdır. Türkiye üretirken hâlâ yüksek oranda ithal ara malına bağımlıysa, büyüme arttıkça açık da kesin artacak.

Cari açık sorunun merkezinde bizde üç ana kalem var:

Birincisi enerji bağımlılığının getirdiği mecburi ithalat. Doğalgaz ve petrol ithalatı, İkincisi altın ithalatı. Finansal belirsizlik dönemlerinde artan altın talebi, cari dengeyi arttırıyor.   Üçüncüsü ve en önemlisi ise üretim eksiğimiz. İhracatımız artıyor ama üretimimiz artmıyor. Ayrıca kg başına dışa satış değerimiz düşük (bizim 1,75, Almanya 4, Japonya 7 dolar). Dış satımda yüksek teknoloji payı hala yetersiz. En önemliside ara malı alımımız artıyor ve biz ara mallarını üretmeye yönelmiyoruz.

Aralık cari açık verisi bize şunu söylüyor: İç talep hâlâ canlı. Tüketim ve ithalat iştahı devam ediyor. Sıkı para politikası etkisini tam olarak dış ticaret kalemlerine yansıtılmamış. Bu tablo sürdürülebilir mi? Kısa vadede evet. Ancak uzun vadede sürekli açık veren bir ekonomi kırılgandır. Cari açık arttığında iki risk büyür: Kur baskısı ve dış borç ihtiyacı. İşte Cari açık Carry Trade ve sıkı para politikası ile kur baskısı yani para politikaları ile değil TUDEM’in oluşturacağı kaynak ve onun oluşturacağı yatırımla cari açık düşer.

Türkiye’nin temel meselesi açık verme değil, neden açık verdiğidir. Eğer açık; yatırım, üretim ve teknoloji dönüşümü için veriliyorsa bu geleceğe yatırımdır. Ama tüketim ve ithal bağımlılığı nedeniyle oluşuyorsa bu yapısal zayıflıktır. Altın ve enerji hariç normal dışı kalemde dahi açık verilmesi, “hikaye” açıklamalarla bu işin hallolamayacağını gösteriyor.Ciddi miktarda Altın üretiyoruz ama bu altın bize kazık olarak dönüyor. 

Çözüm ne? TUDEM ve onun kaynaklarının üretim devrimine yatırılarak normal ve yüksek katma değerli üretim. TUDEM’in oluşturacağı kaynak ile Enerjide aramalar için çok büyük kaynak ve yenilenebilir enerji yatırımların hızlanması ve TUDEM kaynağı ile ara malı ithalatını azaltacak sanayi dönüşümüne geçmek.

Mesele, kur ve para politikası ile değil; üretim devriminde ki kompozisyon önceliklerini iyi belirlemeden geçiyor. 2025 Aralık verisi bize şunu söylüyor: Türkiye büyüyor, tüketiyor ama üretemediği için ithal ediyor. Kaynak bulamadığı için aynı hızda yüksek katma değerli üretip satamıyor. Cari açık bir sonuç ama yatırım yapıp üretim artmazsa göçüklerdeyiz. TUDEM bu işin İLACI ve onun oluşturacağı KAYNAK o kaynağın yatırım gücü bizi kurtaracaktır ama TUDEM’in gücü yüzünden hainlerce hep engelleniyoruz.