Uzun yazılar fazla okunmuyor. Cumhurbaşkanımız 5 Haziran'da “Faizin olduğu yerde BEREKET olmaz” demiş. Bu sözü söyleyen kişi gidişatı bilmiyor olamaz ama benim sistemimi yukarıdan ve milletimizden sakladıkları kesin. İşte bu yüzden çok büyük bir haber sitesi geçen sene TUDEM’i yayınlayalım dedi ama yapamadı. Yayınlayalım yazışmaları belgeli. Bu ülkenin en büyük haber ajansı da 2,5 saat çekim yapmasına rağmen haberi yayınlayamadı. Daha çok belge var ama yazı uzamamalı.

 

“Bereket olmaz” sözü çok değil, aşırı doğru ama biraz “cambaza bak, cambaza” gibi olmuş. İşte biz de bu yüzden, Carry Trade ile dövize yüksek faiz vererek para bulduğumuz için Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM’i sık, sık yazıyoruz. Dövizi %15-20 faiz yerine %2,5-3 ile bulmak varken; medya takip merkezleri yazıları ilgililerin masalarına koyuyor ve “Şu dalak adam şunu yazmış, bu malak adam bunu yazmış” diyerek yazıların içeriğinden haberdar oluyorlar ama sadece haberdar oluyorlar, dönüp bakmıyorlar çünkü milli değiller bu canım ağalar.

 

Oysa Cumhurbaşkanımızın en yakın çalışma arkadaşlarından biri dükkânıma geldiğinde ÇOK, ÇOK UCUZ YEM ve TUDEM sistemini aktardım, dosyaları teslim ettim. Hem de o değerli kardeşimizin kayınpederi aracılığıyla ikinci kez de dosyalar verildi. Hatta o değerli kardeşim, ucuz maliyetli para ve ucuz yem olgularımı iyi bulduğu için beni Cumhurbaşkanımız ile görüştürme sözünü vermişti ama yaz buza koy güneşe oldu. TUDEM’in neden bu kadar önemli olduğunu, bize ne katkı sağlayacağını ve ekonomimizi nasıl DÜZE çıkaracağını aşağıyı okursanız biraz anlamış olursunuz.

 

TUDEM, devre mülk için gönderilen paranın bonus faizi ile geri alındığı yeni bir ekonomik modeldir. Yani AB’de MB faizleri şu ara %1,75 iken, yatırımcı az faiz almak yerine %2,5-3 bonus faizi ile parasını 6 ila 10 yıl arasında geri alacak ve aynı zamanda 7 gün bedava konaklayacaktır. Ben yıllardır bunun ucuz döviz bulma yolu olduğunu yazıyorum. Burada elektrik, su, kahvaltı, internet vb. hizmetler için kişi başı bir aidat alınacaktır. Dünyadaki emsallerinde olduğu gibi bu aidatın 150-200 Euro civarı diyebiliriz.

 

Her ay 300 Euro ödeyen bir kişi, 26 ay sonunda 7.800 Euro biriktirecek ve verdiği bu parayı 6 yılın sonunda 9.045 Euro olarak geri alacaktır. Böylece bir daireden 405.600 Euro para toplanacaktır. Bu paranın, 30 ve 45 metrekarelik devremülk maliyeti düşüldüğünde ortalama 25.000 Euro’su çamaşır ve bulaşık makinesi hariç inşaat giderlerine ayrılacak, geriye kalan yaklaşık 380.000 Euro ise dövize %15-20 faiz vermek yerine ortalama %2,5-3 faizle uzun vadeli yatırım kaynağı olarak kullanılacaktır. Böylece cari açığın kapanmasına katkı sağlanacak ve sürdürülebilir turizm sayesinde her yıl yaklaşık 35 milyon turistten 35 milyar Euro kaynak bulunarak sıcak para şantajından kurtuluruz.

 

Pandemi döneminde hükümetlerinin “Türkiye’ye gitmeyin” telkinlerini yalatıp ülkemize gelen ve döner 4-5 Euro iken 8 Euro’ya çıkmasını engelleyen bireyler, yüksek faizle parası geri verilen bu sisteme ilgi göstermesi son derece akıllıca olsa gerek. Bir milyon konut talebi bile olabileceği söylenen bir ortamda biz 250 bin konut planlıyoruz. AB’den gelen turistlerin yüzde 20’sinin TUDEM’e yöneleceğini de biliyorum. Bir aile 7.800 Euro vererek bir devre mülke üye olacak ve bu devre mülk için toplam 52 aileden 405.600 Euro döviz elde edilecektir. Bu rakamı 250 bin ile çarptığımızda 101 milyar 400 milyon Euro kaynak oluşturur. Bu para iki yılda toplanacak ve 6 yıl sonunda bir yıl içerisinde dört taksitte geri ödenecektir. Ortalama 6 yıllık faiz hesabıyla geri ödeme tutarı yaklaşık 118 milyar Euro olacaktır. Yani bizim Carry Tradeye 1 yılda verdiğimiz 15-20 milyar avro faizini 6 yıl için verirsek sanırım CB’mız “faizin azaldığı yerde bereket artar” diyecek hale gelir.

 

Dünyada devremülk sistemlerinde yüksek bedeller alınır ve para kesin geri ödenmez. Ekonomide her para en az kendinin yarısı kadar vergi oluşturur. Piyasalar canlanıp toplanan 101,4 milyar Euro inşaat sektörü ve diğer sektörlere yatırım olacağı için; çimento, demir ve diğer yerlerin de hareketlenecektir. Bunun yanında, 24 yılda yaklaşık 840 milyar Euro’ya ulaşabileceği, toplam vergi gelirinin ise kabataslak 1,5 trilyon Euro seviyelerini çok geçeceği yönündeki görüşüme şu ana kadar ciddi bir itiraz gelmedi. TUDEM’ DE işletmecilik zor diye vazgeçemeyiz. Bize “bu iş zor” diyenler, Özal döneminden bu yana turistik tesislerin 40 yılda 10 katına çıkmasına ne diyecek?

 

Beyler sahaya giren paranın nasıl ciddi vergi oluşturduğunu bir örnekle aktarayım. 100.000 liralık demir fabrikadan fatura kesilerek 120.000 TL olarak çıkar. Devlete 20.000 TL kdv geliri olur.Atıyorum Akdeniz bölge bayiine gelen 100 bin liralık demir oradan il bayiine %10 kar ile fatura edilince fiyat yani 110 bin olunca %20 kdv’si 22 bin olup bunun 20 bini mahsuplaşınca 2,000 TL daha kdv devlete gelir olur. Bu şekli ile demiri bina yapacak yere %10 kar ile fatura edince 121 bin TL olan demir kdv dâhil 145.200 TL olarak 3 el değiştirmede yüzünden 24.200 TL kdv geliri elde edilir. Yani Para %10’ar kar eden bir üründe %25 KDV geliri oluşturuyor. Birde paranın bir yılda 5-6 kez döndüğünü düşünürsek en az %100 sahaya giren para KDV getirir.Birde kazançtan vergi olunca bu gelir KDV kadar gelir demektir. Ancak yatırım ve istisnalar bu gelirlerin kaçırılmasına sebep olduğundan biz %50 vergi doğuruyor diyoruz. Modeli sitemizden tekrar okumanız ve 532.254.22.15 den eleştiri veya katkılarınız için cebimi de buyurun…