Çin her dalda, her yönde, hatta her şeyde çeyrek komünizm ile çok ciddi başarılar elde etti. Şimdi birçok ülke bu ilerlemenin kendilerinde farklı uygulamalarını sentezleyip, onları model olarak yapmak istenirse demokrasiyi yarı yarıya rafa kaldırmak gerek ve buda normal. Venezüella ve İran operasyonu Çin’in önünü kesme operasyonu olduğu yakında tam anlaşılacak. Bu arada 10 yıl içinde ABD’de Kaliforniya ve Teksas dışında ikili ve üçlü, olmak üzere 20 den fazla yeni devlet Çin’in faturası olacak.
The Guardian’ın yakın tarihli haberlerine göre, onlarca yıl sanayi gücünün sembolü olan dev markalar, şimdi varlıklarını tehdit eden devasa bir değişim etkisinde. Özellikle elektrikli araçlara geçiş sancıları ve Çinli üreticilerin maliyet odaklı agresif rekabeti, Alman otomotiv devlerinide ciddi oranda tehdit ediyor. Çin’de yaklaşık 400 avro işçilik maliyeti varken Almanya’da yaklaşık üç bin avroluk işçi maliyeti rekabet gücünü giderek işi kapanmaya veya taşınmaya zorluyor. Volkswagen gibi sektör liderlerinin, artan üretim maliyetleri ve Çinli rakiplerinin fiyat avantajı karşısında, önümüzdeki yıllarda 100.000’e yakın çalışanı işten çıkarmayı ve verimliliği artırmak adına birçok fabrikasını kapatmayı planlıyor. Bu sadece şirket karlarıyla ilgili bir mesele değil; Alman ekonomisinin omurgasını oluşturan binlerce yan sanayi ve istihdam alanı için de bir alarm zili anlamına geliyor. Robotlar 7,5 kat ücreti belki kapatır.
Bu sancılı sürecin bir benzerini geçmişte yaşayan Avustralya, benzer risklerin somut bir örneği oldu. Yıllar önce Avustralya; Holden, Ford ve Mitsubishi’nin yerel fabrikalarını kapatmasıyla, kendi otomobil üretim kapasitesini kaybetti, meydanı büyük oranda Çin’e bıraktı. Özellikle kendi milli markası olan Holden’ın, küresel piyasalardaki rekabet ve Asya pazarından gelen yoğun baskı nedeniyle kapılarına kilit vurması, yerel sanayi için bir dönemin sonunu sundu. Ford ve Mitsubishi’nin de benzer şekilde üretim hatlarını ülke dışına taşıması, Avustralya'nın otomotiv ekosistemini tamamen değiştirdi. Bugün Alman otomobil devleri için "kapanma" yada "yabancı ortaklık" seçeneklerinin tartışılması, Avustralya’nın yaşadığı o dramatik senaryonun Avrupa ölçeğinde tekrarlanma ihtimalini akıllara getirdi.
Alman sanayisi şimdi bir yol ayrımında. Ya mevcut üretim modelini radikal bir şekilde dönüştürerek bu rekabete ayak uyduracak ya da tıpkı Avustralya’daki markalar gibi, üretim merkezlerini maliyeti ucuz etkin bölgelere kaydırmak veya fabrikalarını Çin’e devretmek zorunda kalacak. Almanya’da bir otomotiv işçisinin ücret maliyeti 3.000 avro civarı. Oysa Çin otomotiv devleri 400-500 ABD dolar veya ortalama 400 avro ücret aldıkları düşünülürse AB ülkeleri başta Almanya dâhil Fransa, İtalya, İngiltere hatta sonunda tüm Avrupa yatırımlarını Asya’ya kaydıracaklar veya Avustralya gibi kapanacaklar.
Volkswagen gibi devlerin Çinli üreticilerle teknoloji ve üretim ortaklıkları kurması, sektörde hayatta kalmak için ne kadar çaresiz adımlar atmaya götüreceğini gösteriyor. Gelecekte, Alman sokaklarında dolaşan otomobiller "Made in Germany" etiketi taşıyamayacak. Bu araçların parçalarının ve tasarım mantığının ne kadarının AB’de kalacağı büyük bir muamma. Eğer bu dönüşüm başarıyla yönetilemezse, Avrupa otomotiv sanayisi, küresel rekabetteki belirleyici rolünü kalıcı olarak kaybedecek hatta bu 8 kat işçilik maliyeti onlarının sonunu getirecek. Adamlardan oto elektrik devi BYD 1.200 km menzilli şarz’ı geliştirdiler. Bu ARGE’yi de 7,5 kat ucuz maaşla yaptıklarını da unutmayalım. AB hatta tüm Dünya Çin’in ucuz iş gücünün tehdidine yakında boyun eğecek. İşte Vebezuella ve İran işi Çin için yapılmıştır.
Hain, küresel EŞKİYA, çocuk katili, futbolda kırmızı kart cezasına kadar düşen ama o cezayı faşistçe kaldırtan ABD’ye hiç acımayın. Bir eli yağda, bir eli balda olan konforlarını bilgisayarda, teknolojide çip üretiminde, otomotivde, vs. vs. her yerde Çin, Hindistan, Pakistan, Afganistan, Bengaldeş, Tayland, Vietnam, Laos, Filipinler, Malezya, İndenozya vs. ülkelerin ucuz işçiliği yüzünden kendi piyasalarında ÇİN ve ASYA depremi sonunda konforlarından olup işsizlik yüzünden ABD kesin bölünecek. Sizce Alman otomotiv devlerinin bu "küresel rekabet" karşısında hayatta kalmak için Çinlilerle kurdukları ortaklıklar, uzun vadede Alman sanayisinin özgünlüğünü ve gücünü korumasını sağlayacak mı, yoksa bu bir "yavaş tasfiye" süreci mi? Benim cebim olan 0532.254.22.15’e mesaj geçer, ararsanız gelen fikirler diye yeni bir makale konusu olur inşallah.