Emre ve Kerem Alkin hocaların babası merhum Prof. Dr. Erdoğan Alkin Hoca “düşük kur yüksek faizle sorunlar biter” dendiğinde ne demiş biliyor musunuz? Benim dediğimi demiş. “Cari açığı cebinizden karşılayacak paranız varsa o zaman düşük kur, yüksek faiz yolu ülkeyi düze çıkartır” demiş. Yaratanın rahmeti bol olsun dediğim Erdoğan Hoca nokta atışı yapmış. Ben ne diyordum “TUDEM cari açığı 2 yılda kapatıp, sürdürülebilir bir ekonomi ile 12 yılda 400 milyar € ve 24 yıl hesabına göre 700 milyar € net para sahaya ve her kesimin cebine bu para girer”. Keynesin çarpan çoğalan tezi ile devlete ciddi vergi ve parasal kaynak oluşacağı için ülkemiz şahlanır. Burada piyasaya giren her para fatura, fiş kesildikçe en az kendinin yarısı kadar vergi oluşturduğunu bilmenizde fayda var. Rahmeti Erdoğan Alkin’in cebinizde cari açığı kapayacak paranız var mı derse var diyorum. TUDEM ve II. Lig BORSA diyerek bu sorunu 2 yeni ve dünyada ilk olan 2 proje ile aşacağımızı söyleyenlerin olması beni mutlu6-6 etmekte. Bu olgu devamında ülkemizi düze çıkartacağı kesin olan 15 civarı projemden en önemli 2 tanesini güncel yönü ile bir daha sizlere aktaracağım. Yabancı ferdi yatırımcıdan gelen kaynak yatırım ve üretim devrimi ile 1 milyonu aşan insana istihdam sağlar. Çoğu insanımızın masa başı iş istemesi yüzünden proje yabancı komşu işçilere de yarayacak.
Deprem konutları yüzünden eleman bulmak zorlaştığı için TUDEM inşaatlarında yabancı iş gücüne ihtiyaç olacağı anlaşılıyor. Ama bu ne derece doğru? 250 bin konut 8 milyar €’ya mal olur ve ilk iki yılda 72 milyar € anapara gelir. Her yıl sahada ki esnafa 30 milyar € ve 24 yılın sonunda 12 yıllık devre mülklerde devam edeceği için 800 milyar € para girer. Her yıl 30 milyar € piyasaya giren para kendinin yarısı kadar vergi oluşturur. Buna göre bileşik faizle 1 trilyon Avrodan fazla vergi ve katma değer doğurması bizi SICAK paradan korur. Her yıl ciddi döviz kaynağı oluşacağı için bu paradan oluşan yatırımlarla üretim devriminin başlaması, ürünlerin bollaşması ve bollaşan ürünlerle fiyatların düşmesi sağlanacaktır. Bu düşüşler enflasyonu düşürecek, enflasyon düşünce faizler düşecek ve faiz lobisinin etkisi azalacaktır.
Turizme Dayalı ekonomi Modeli-TUDEM
Normal devre mülklerde (DM) para alınır, geri verilmez. Biz katılımcılardan alınan parayı 6-10 yıl sonunda faiziyle geri vereceğiz. Yani bizim diğer devre mülklerden farkımız, 300 € taksitle alınan 7.800 €’yu işleyen faizi ile 9.600 € civarı olarak geri vereceğiz ki katılım artsın. AB’de faizler %2,25 civarına indi ve dünyada faizlerin düşmeye başladığını göz önüne alırsak, %3-3,5 civarı faiz veya kâr payı ile devre mülkçülere paraları geri verilir. Şimdi döviz borçlanmamızın faizi %20’yi geçmekte. Projeyi beğenen yabancı ferdi katılımcılar internete ki görsellerle sisteme taksitle katılarak üye olurlar. 6-10 yıl boyunca gelen bu ana para ülkemizde kullanılır. Dövizde uzun vadede düşük faizli kredi bulma imkânımız olmadığı için %3-3,5 faiz veya kâr payı vermek, şu an Carry Trade ile %20 civarı döviz faizinden bizi kurtaracak bir sistemdir TUDEM. Swap’la ise ne ödediğimiz belli değil. Sayın Mehmet Şimşek’in eksi 60 milyar swap borcumuzun olduğumuzu açıkladığını unutmayın.
Biz yabancı yatırımcıyı düşük faizli dış finans ihtiyacımız için bizdeki DM’ler de bedelsiz misafir ederek para-kaynak bulabiliriz. Böylece yabancı, sisteme taksitle süreye göre kullanım hakkı parası yatırır (12 yıllık DM için takriben 4.500 €, 24 yıl için 7.800 € düşünülebilir). Başta gelen parasal döviz kaynağı, 6-10 yıl ekonomimizde kullanılır. Gelen para, 6-10 yıl sonra faizi ile sahibine geri verilir. Sisteme üye olanlar paralarını faiziyle geri alıp bedava DM’de 12-24 yıl bedava kalır. Para kâr payı veya faiziyle geri verilince katılım artar. Sürdürülebilir bir ekonomi ve sürdürülebilir bir turizmin yolu açılır. DM’çüler her yıl 12 veya 24 farklı yere, 12 veya 24 farklı zamanda giderler. Sistem, 1 konuttan ortalama 13 konut yapacak para toplar. Bir konut için 1 haftalık DM için 52 aile para yatırır ve 52 hafta x 7.800 € = 405.000 € toplanır. 12 yıllık DM’lerde tekrar devam edeceği için buna 14 birim bilede diyebiliriz. İki tip yani 30-45 m2 içi dayalı, döşeli konutlar ort.32.000 €’ya mal olacağı tezine göre konut maliyeti çıktıktan sonra 405,000- 32.000 = 373 bin € para kalır. Paranın 12 katı her sektöre kredi olarak verilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturulur. Para yatıranlar kadar DM yapılır. Sonraki yıllarda üyelik devam eder, konutlar devamlı artabilir ve sistem büyür. Gelen para borsaya, bonoya, rezidanslara değil; sanayi, maden, tarım, petrol/gaz arama, teknoloji, yazılım, GAP, KOP gibi alanlara gideceği için sıcak para etkisi olmaz.
Her yönde sürdürülebilir bir ekonomik yapı olur ve üretim devrimi başlar. Projenin başarılı olması için yurtdışı tur operatörlerini DM’lerin işletmeciliğine ortak etmek ve iyi komisyon vermekte fayda var. 71 il ve Kıbrıs’ta düşündüğümüz DM’ler, sadece turizmle her yıl 31 milyon turist ve 30 milyar € civarı ilave döviz kazandırır. Olası 250.000 konuta göre 72 milyar € ve %3 dövize faizle uzun vadeli ucuz kredi bulma imkânı olur. Bu model ülkemizi şantiyeye döndürür. TUDEM le doğuda oluşan 200 bin yeni iş sayesinde, biten PKK’nın eli sıfırlanır. Faiz lobisinin ve küresellerin sıcak parayı çekeriz ve diğer tehditleri de biter. Piyasaya giren para her yıl ÖTV, KDV ve vergi ile en az kendi bedelinin en az yarısı kadar parasal kaynak oluşturur. Geçen yıl gelen 60 milyon turistin 6 milyonunun bu projeye kayacağı için normal turizm 54 milyon artı 31 milyon olarak 85 milyon olacağını söyleyebiliriz. Ayrıca TUDEM’i globaller engellemek İstese de başarılı olamayacaklar. Çünkü işin içinde ferdi yatırımcı olması ve tur operatörlerinin kazancı işin sigortası. Pandemide Türkiye’ye gitmeyin diyen devletler bu durumdan ferdi yatırımcının paramı öde çıkışı ile engellemeyi hükümetlerine tur operatörleri geri adım attırdılar. Kaldı ki 2 yıl önce hedef kitlemizin en önemli devleti Almanya’da döner ekmeğin 4 €’dan 7-8 €’ya çıkmasını 5-6 € indirmesi 1-2 € hesabının yapıldığı AB’de artık insanlar 1-2 €’yu arıyorsa bedava konut konusunda çok başarılı olacağımızı anlamak aptallık olmasa gerek.
II. Lig Borsa:
Dünyada sadece ABD ve Çin’de 1’den fazla borsa var, ancak bunlar II. Lig Borsa değil. 30 bin civarı KOBİ’miz var. Bunun ilk 3.000’i elektronik ortamda 2. Lig Borsaya alınırsa 50-60 milyar $ civarı bir kaynak oluşabilir. Bu gerçekleştiğinde, yerel KOBİ’lerimizin hisse senetleri yerel ve uluslararası bazda borsaya açılır. Yani Van Yem Sanayi, Zonguldak Seramik, Bolvadin Et, Çorlu Ayçiçek gibi KOBİ’lerin hisseleri yöre dışında alınıp satılabilir.
Yani bu yıl Kocaelispor nasıl Süper Lige çıktıysa, aynı şekilde o 3 bin KOBİ’den en başarılı 7-8 KOBİ 1. Lig yani BİST’e çıkar. Böylece yabancı yatırımcılar ve yerli borsacılarımız II. Lig Borsaya girince piyasaya nakit çıkar, canlanma ve vergi gelirleri artar. II. Lig borsada olan firmalar hisselerini satarak yüksek faizle kredi almadan yatırım kredisi bulurlar. Bu borsada yer alan KOBİ’lerimiz II. Lig Borsa ile çok çabuk paraya ulaşınca yeni yatırımlar ve kapasite artırımıyla ilk 3 bin KOBİ’de 250 bin kişiye yerel fabrikalarda iş ve aş oluşturarak büyük şehirlere göçü de önleriz. Bu tezimi 13-14 yıldır yazıp, bir yerlerde konuştuğum için BİST’te 60-70 KOBİ ELEK ALTI olarak yan tahtalarda işlem gördüğünü bilmekte fayda var.
Şu an BİST’te 707 şirketin işlemleri yapılmakta ve bu şirketlerin 400 milyar $ ettiğini bilin. Bu miktarında %20’sinin işlem gördüğü düşünülürse 3.000 kobimizin 400 milyar doları geçen değerine göre piyasaya 50 milyar dolar çıkıyor olgumuz normal sayılmalıdır. Beni engelleyengloballere duyurulur!