Ortadoğu'da dengeler bir kez daha sert biçimde değişti. ABD’den gelen son açıklama, Suriye’nin kuzeyindeki PKK/YPG yapılanmasını adeta İYOT gibi açıkta bıraktı. Washington'un mesajı netti: “Artık size ihtiyaç yok.” Sanırım sebebide ABD’nin gönderdiği paraların beklenen amaca hizmet etmediği ve bütçe açığının düşürülmesi olduğu anlaşılıyor. Asıl konu ise 90 bin terörist var diye maaş gönderen, silah, donanım, yeme içme masrafının 30 bin kişi olduğunu hain Pentagon yeni anlamış. Aradaki fark olan 60 bin için gönderilen silahlar ve mühimmatın satılması satılması piçleri yeni uyandırıp 7 aydır maaş yollamaması iplerin kopmasına neden oldu. Çünkü PKK Rusya dahil iş tutması da anlaşılınca hop, dur, çüş olgusuna gelindi.

Kullanır atarım açıklaması, ABD’nin bölgede uzun süredir izlediği “kullan–yalnız bırak” stratejisinin yeni bir örneği oldu. Daha düne kadar “kara gücüm” dediği yapıyı, çıkarları değişince satan bir ABD profili ortaya çıktı. Ama bu satışın olacağını hep söylüyorduk. Bu arada Ekonomide 5 yılda frene basması gerekirken bunu 1 yıla indiren Sayın Mehmet Şimşek Carry Trade ile ekonomiyi ileride moka sardıracak yolda olsa da savunma sanayi de ki başarının bir başka örneğini sözcü yazarı Yılmaz ÖZDİL “Suriye’de 2 bakan ve MİT başkanının çok başarılı” mealinden konuşması doğruculuk açısından doğruydu. Suriye PKK’sı, DEAŞ’la mücadele bahanesiyle silahlandırılmış, eğitilmiş ve uluslararası meşruiyet algısı ile beslenmişti. Ancak sahadaki gerçekler değişti. DEAŞ tehdidi zayıfladı, İran-İsrail gerilimi öne çıktı, Rusya-Ukrayna savaşı ABD’nin önceliklerini yeniden şekillendirdi.

PKK olgusu aslında bir Kürt davası değil ülkemizi zayıflatmak ve önünü tıkamak yoluydu. Çünkü PKK yöneticilerinin en üst yapısında kripto Ermeniler vardı ve savaşçıları aptal bizimkilerdi. Ermeniler Kürtleri kendilerini katletmekle suçluyorlardı ama işin öyle olmadığı ve rövanş olduğunu daha önce yazmıştım. Ruslarla iş birliği yapıp doğuda ki Kürt insanıma tecavüz edecek, ziynetlerini gasp edip masum Kürtleri öldürecek sonrada Kürt davası diye kürdüm diyerek Ermeni kriptolarla ülkemi bölecektin ama deniz bitti. 30.000 PKK’lı varken 90.000 PKK’lı var parası alması anlaşılınca konjonktürün enayi başı belki Türkiye pes eder diye devam etmişti ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Dünyada Terör konusunda başarılı tek ülkenin Türkiye olduğunu anladılar.

Washington artık Suriye’de yük taşımak istemiyor. Yeni denklemde Türkiye ile ilişkiler, İsrail’in güvenliği ve İran’ın çevrelenmesi daha kritik hale geldi. Bu tabloda PKK/YPG, ABD için faydalı bir aparat olmaktan çıktı. Bu, sadece bir veda değil; aynı zamanda sorumluluğu tamamen sahadaki aktör olan Türkiye’ye iş bırakılıyor.

ABD tarihi satış konusunda örneklerle dolu. Güney Vietnam, Afgan mücahitleri, Iraklı yerel unsurlar, Gürcistan’ı gammazlama ve Ukrayna’yı mayın eşeği yapıp 2 kez satmak. Hain ABD, işi biten ortaklarını geride bırakmakta tereddüt etmediği genetik yazılımı olsa gerek. Suriye PKK’sı açısından bu açıklama, korumasız kalma riskini ortaya koydu. Şivan Perver boşuna ağladı. Bir zamanlar Emperyalist hain dediği devletten ağlayarak desteğinizi çekmeyin bizi satma diye ağlaması onun kara defterinde iki satır rezalet olarak hatırlanacak. Kullandığı Apoyu satıp esir ederek Fetullah ile değiştiren ABD seni zaten satardı. Bunu anlamamak ahmaklık değil de ney? Artık PKK’ya ne uluslararası meşrudiyet, ne de kalıcı devlet desteği olmayacak sanırım. Yeni yapı PYD’ye evrilme sonuç vermedi. Sahada yalnız kalan her yapı gibi, çözülme riskiyle karşı karşıya olan PKK dağılma sürecine girdi artık. Bu gelişme, aynı zamanda bölge ülkelerine de mesaj niteliğinde: ABD ile kurulan ilişkiler stratejik değil, geçicidir.

Sonuç net: ABD çıkarı bittiğinde, müttefiklik de biter. Suriye'nin kuzeyinde şimdi yeni bir dönem başlıyor ve GÖÇ ihtimali kontrolümüz yüzünden yok ölçeğinde ama; Bu dönemde, dün “vazgeçilmez” denilen aktörler bugün mali ve avare yük olarak görülüyor. Ama Siyonist hain İsrail rövanş almak isteyebileceğin den sonuç ileride ne olur bilmek zor. Net yazacağım tek konu bize Suriye kesimiminden PKK ve DEAŞ sızması olamaz tutuklarız. İleride parçalanacağı anlaşılan İran sınırında göç olasılığı yüzünden bir Kolordu’nun Van’da kurulması gerek. Olaki İran parçalanabileceği için bu ön alma GÖÇ konusu için şart. Doğuda bu bölgede Kolordu olmamasıda ilginç. Çünkü İran'ı geçmişte dost saymamamızdan dolayıydı. Ama Kandil kaçakları İran’a sığındığında İran’ın üstüne Azeri kartı ile tam oynayamadık. Suriye karışıklığı bize ders olduysa Van Kolordusu şart. Yoksa kara kış.