Geçen hafta ne yazmıştık; İlk yumruğu atmak önemlidir. Tabiki öne geçer demedim. Bu savaşta İran’ın öyle veya böyle ABD uçak gemisini batırma şansı vardı. Erken kalkan yol alır demeye getirmiştim. ABD savunma bakan yardımcısı ne dedi “İran ilk saldırsayı yapsaydı sorun yaşardık”. Karşıdaki kalleş. Karşındaki güçlü. O yüzden bir gözü morartabilir, tek göze bıraktırılabilirdi.O uçak gemisi batırılsaydı şimdi ABD içinde Tramp tarumar edilirdi. Evet hala üstün olup İran’ı darma duman eden ABD’liler olurdu ama karizmayıda çizdirirdi. Şimdi İran donanmasından eser kalmadı. İki bin hedef yerle bir edildi. İran’ı dümdüz etmeden ABD bu işi artık bırakmaz. Geçen sefer İsrail 11 gün vurdu, 12. Gün ABD savaşa katıldı ve nükleer tesisini vurdum diyerek iş sonlandı. Şimdi aynı anda ABD ve İsrail ikisi birden aynı anda saldırıyorlar ve yanlarında da ciddi bir malak Arap devletleri var. İran PEJAK konusunda bize kalleşlik yapsada haçlıları tutamam. Arap alemine İran’ın bomba atıp onlara korku salmasına memnun oldum. İran’da ki kürtler hiç heveslenmesin kara gücü değil para gücüde olsa onlara iyi bir sonuç bu coğrafyadan çıkmaz. Ama ileride dört parça İran olur gibi.
Ortadoğu’da güç dengeleri çoğu zaman büyük devletlerin vekil aktörler üzerinden yürüttüğü stratejilerle şekillendi. En son Suriye iç savaşı, Kürt grupların küresel güç mücadelesinde vekilde nasıl bir rol oynadığını anlamak açısından iyi bir laboratuvar oldu. 2014’te ABD’nin kurduğu ve yönettiği DEAŞ’ın yükselişiyle birlikte ABD, sahada kara gücü ihtiyacını yerel aktörlerden karşıladı.Bu süreçte ABD’nin en yakın askeri ortağı, kullanılıp atıp, satılacağını düşünemeyen YPG’nin oluşturduğu SDG yapısı oldu. ABD hava desteği ve silah yardımıyla bu MAŞA salak güçleri desteklendi. Güya amaç, DEAŞ’ı sahada hızlı şekilde geriletmekti.
Gerçekçi iş birliği tamamen taktiksel ve sınırlı bir stratejik zemine dayanıyordu. Ülkemiz pes etmedi ve plan çöktü. 2019’da ABD askerlerinin bölgeden kısmen çekilmesi, bu kırılganlığın ilk göstergesi oldu. Çekilme kararından sonra Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları hız kazandı. Kürtler, ABD’den bekledikleri siyasi ve askeri korumayı göremedi. Bu “ABD Kürtleri kullandı ve attı” yorumlarınına yol açtı. Söylem doğruydu. Oysa ABD tamamen sahadan çıkmadı. Petrol sahaları çevresinde askeri vardı ve bunu korudu. Bugün İran’a kara harekatı senaryosu tartışılırken benzer satış soruları gündeme geldi. İran’ın batısında SATIŞA HAZIR önemli bir Kürt nüfus var. Olası İran krizinde, Kürt unsurların kara gücü olarak kullanılabileceğini öne sürüyor. Bu iddia, geçmişteki Suriye deneyimine göre elbet olacak ama sonuç fiyasko olacak. O coğrafyanın kürtleri salak ve korkak olduğundan sonuç moka evrilecektir.
Ancak İran, Suriye’den çok daha farklı bir yapıya sahip. İran merkezi otoritesi, sınır ve kürt bölgelerinde güvenlik konusunda oldukça sert ve organize yapıdalar. Ayrıca İran’daki Kürtler kendi iç dinamiklerinde Suriye’dekinden farklı. Bu nedenle “aynı vekil kürt modeli uygulanacak” demek basit olur. Soğuk Savaş döneminden bu yana birçok örnekte yerel gruplar, küresel güçlerin rekabet alanı haline geldi.
ABD açısından temel belirleyici unsur ulusal çıkar ve maliyettir. Bir bölgede askeri varlık sürdürme maliyeti artarsa, politik tercihleri hızla değişir. Bu vekil müttefikler açısından ciddi belirsizlik yaratır. Suriye örneğinde yaşanan SATIŞ durumu bölgedeki kürt aktörlerin hafızasında yer ettimi acaba? İran bağlamında da benzer bir senaryo teorik olarak mümkün olsa bile, ABD’nin doğrudan geniş çaplı kara savaşına girmeyip, yerel unsurları savaştıracağı anlaşılıyor. Bu yüzden “kullanılıp satma” endişesi tartışmaların merkezinde olacak ve zaten bölgede ki kürtler çok zayiat vereceklerini düşünemiyorlar demekki. İran'daki Kürt gruplar gerilla savaşında ABD’ye kinlenen tüm halk tarafından teker teker yok edileceğini bilmeliler.
Sonuç olarak, Kara harekatı olmadan yani ayak basmadığın coğrafya senden değildir. İran’ın tüm deniz gücü ve askeri tesisleri imha oldu. Hürmüz boğazı kısa sürede açılacak gibi. İran’ın bel kemiğini kırmadan ABD İran’dan çıkmaz. Ancak kürtlere karşı gerilla savaşını rejim kazanır. İran’da rejime kızanlar haçlılara güvenmez. Müslüman olup haçlı maşası olmak kürtlercede sorgulanacak ve halk kürt grupları şiddetle dışlayacak, silahla, topla, tankla cevap verip kürtleri dozer gibi ezecekler. İran bize PEJAK konusunda yanlış yaptığının bedelini ödeyecektir. Kürtleri zamanında terbiye etseydi bugün içeride ajanlık yapan kürtler olmazdı. Bu da ABD’nin masa başı düşüncelerinin Müslüman coğrafyalarda sökmediği görülecek. Yerel aktörler büyük güçlerle işbirliği yaparken kısa vadeli kazanımlarla uzun vadeli riskler arasında denge kurması gerek. Suriye deneyimi, bu denklemin ne olabileceğini gösterdi. ABD tam bir mikser ve inşallah belasını bulur. Arap ülkeleri bizle, Rusya ve ÇİN ile işbirliği yapmazlarsa sonlarını hazırlarlar. NOKTA