Sayın Mehmet Şimşek hükümetin oturduğu dalı kesmek mi istiyor? Seçim ile yenilmeyen iktidarı para politikaları ve maliye uygulamaları ile götürmek isteniyor gibi. Yeni şafak 17 Nisan’da Maliye bakanını faizleri arttırdı diye yeterince eleştirdi. Testimden geçemeyen takiyeci Yeni Şafak’çılar çözüm önerimi yayınlayamadılar. Eleştirmek kolay, çözüm sunmak herkesin işi değil. Osmanlı sarayı halka kapalıydı; Padişah ve avenesi safahat içindeydi. Mali darlığa düştüğünde tek çözüm, vergi toplamaktı. Halkın feryatlını duyan yoktu. Adil olmayan vergi dayatmaları yüzünden Osmanlı’da birçok kez ayaklanmalar olmuştu. Bunlardan bazısı şunlardı: Yavuz Sultan Selim dönemin den, I. Ahmet dönemine kadar süren (1519 Celali, 1526 Baba Zünnun, 1527 Kalender Çelebi, 1598 Karayazıcı gibi) Celali isyanları bazılarıdır.

Sadece köylü değil, esnaf ayaklanması da olmuştu: 1730 Patronu Halil, Aydın yöresindeki 1829 Atçalı kel Mehmet isyanı, Balkanlarda 1841 Niş isyanı, 1850 Vidin isyanı. Anadolu’da 1906-1907’de Erzurum isyanı, Kastamonu isyanı, Sinop isyanı (bu isyanlar 1908 Temmuz Devrimine evrildi!) Sonuçta Mustafa Kemal liderliğinde gerçekleştirilen 1919 Anadolu ihtilali ile, Osmanlı saltanatı yıkıldı; öşür/aşar kalktı! İşte 100 yıl vergi adaletinde zengine dokunmamışsın, şimdi bayır yukarı giden araca gaz vererek motoru tıkıyorsun. Burada en önemli hamle bu ülkenin zenginlerini, şirketlerini zaptı rapta al ve onları denetle yeter. Şimdi Emine Erdoğan’ın yakını ATO başkanı Gürsel Baran ve Odalar Borsalar Birliği başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu vergi açıklamaları yüzünden Maliye bakanına tepki gösterip polisiye tedbir uygulamalarının hoş olmayıp iş yerlerine maliyecilerin kasa bekçisi olamayacağı mealinden tepkileri ciddiye gerek. Zaten sıkı para politikası uygulamaları yüzünden düşen iş hacminin üstüne katı tedbirler yüzünden Tayyip beyin dibini kazıyor Mehmet Şimşek söylemlerinin doğruluğunu ortaya koyuyor gibi.


Mehmet Şimşek burjuvayı koruyor tavrı ile şu gerçeği bilmiyor: Eskiden beri alışılagelmiş vergi olgusu Türk halkının duygusal travmasıdır! Mehmet Şimşek siyasetten anlamıyor; Zor geçinen insanımızın kin tutabileceğini anlamayan bir sosyolojide olması izahtan uzak! Ekonomi tekniğine inanan, güvenen bir teknokrat gibi hamleye yaptığı için vergiye zenginden başlamaması en büyük hatası! Şu an yaptığı tam yanlış değil ama birden frene basar ve “polisiye tedbirlerle” vergi toplanacağını açıklarsa partisinden yakında tepkileri görür. Elbette tüm devletler vergi toplar, vergi denetimi yapar. Kuşkusuz devlet kayıt dışı ekonomiyle mücadele eder. Bunun alt yapısı olmadan bu işe kalkışırsan bu iş toplumsal gösteri ve gereksiz tepkilerin önünü açar. Ben bu konuyu çok yazdım ve %2 ile ticari işletmeler ellerinde bulunan ürünlerini kayıt içine alınıp artık doğru bir şekilde çıkışları için yol alması sağlanmalı.

 

Mehmet Şimşek çok iyi biliyor ki, ekonomik kriz var. Güya bu sorunu çözmesi için geldi. İnsanların geçim sıkıntısı çektiği bu süreçte, tek çözüm “vergi” demesi çok yanlış. Çünkü TUDEM denen ve 700 milyar Avro para toplayan ve 1 trilyon Avro vergi geliri oluşturan ve şuan ki dövize %22.4 faiz yerine %3-3,5 dövize faiz vererek para bulmak varken ben nasıl feryat figan etmem. Psikolojik olarak tehdit gibi anlaşılan konuşmayı yapmadan önce, halka “vergi” deyince neler hissettiğini ve başka kesimlerle esnaf gösterilerine gideceğini düşünemiyor mu? Mesele sadece vergilerin toplanmak değil, gelirlerin haksız, keyfi kullanımı ve ihale lavantaları halkın tepkisine yol açtığı ortada. Mistir Mehmet Şimşek uygulamaları iç karışıklığı arttırsın diye mi geldi diyenlerin olması ilginç. Şimşek tarihimizi bilmeyebilir Ama tanımadığı klasik ekonominin kurucusu Adam Smith’in sözü şu: “Ağır vergiler ve vergileme yetkisinin kötüye kullanılması halkın vergiye karşıtlığını meşru kılabilir.”

 

ÇÖZÜM: Az veya hiç vergi vermeyenler yüzünden vergi mükellefleri il nüfuslarına göre 2 ila 5 nispi kategoriye ayrılmalı. İstanbul’da mükellef 5 kategori ve Tunceli’de 2 kategori olmalı. Birçok esnafın gider olarak kira, elektrik aidat vs. dışında göstereceğimiz masraf yok ve 1 çalışan olması halinde ise fazladan bol fiş kesmedikçe (ki kesemiyor çünkü arttırmak zorunda, dolaylı vergilerde %70 olan tekel ve akaryakıtta bu normal) vergi verme yolumuz az. Bu yüzden esnaf 2-5 kategoriye ayırınca fazladan KDV ve gönüllü vergi vererek iş yeri kapama ve kapıyı gözetleme, kasa bekleme, polisiye tedbir denen faşist olgular, absürtlüklerin konuşulmadığı, beyan ile yıllık gönüllü vergi vererek fatura bulma vs. ile uğraşmadan dükkâna giren her ürün için gider pusulasına imza atmaktan çekinenler yüzünden gider pusulası vergisi olmadan sade giriş yeterli olacak ve ondan bol bol KDV oluşarak geçiş süreci için bu yöntemle istenen yola girme zemini hazırlanır. Yani mükelleflere seni taciz etmeyeceğiz ama devletine fiş ve fatura KDV’si ve diğer katkı payları dışında vereceğin vergide karşılıklı anlaşma ile vergi vererek uğraşmadan gönüllü vergi sistemi ile esnafın %20’sinin matrahsız-kar yok psikolojisinden kurtarmak ve devletin giyotin korkusunu yaşatmayacak bereketli geçişi yeni vergilendirme sağlamak zorundayız.