Küresel ısınmanın iklim krizinden öte bir insanlık sınavına dönüştüğü günümüzde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP) toplantıları, maalesef somut çözümler üretmek yerine küresel bürokrasinin GEZİ, TATİL ve ekonomik lobilerin retorik sahnesine durumunda kalacak. Çözüm sunulmayan bir toplantı olarak hatırlanacak.

Atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun 434 ppm seviyelerine tırmandığı ve felaket senaryolarının kapıyı çaldığı bir dönemde, bilimsel ve pratik çözüm yollarını aramak yerine havanda su dövmeye devam eden anlayış, geleceğimizi ipotek altına alacak. Yıllar önce ilgili bakanlığa sunulan ve sera gazı emisyonunu güvenli eşik olan 350 ppm seviyesine çekmeyi hedefleyen milli projelerin, kurum içerisindeki liyakat ve vizyondan uzak tekil dirençler yüzünden engellenmiş olması, ülkemizin bu küresel vizyondaki en büyük kaybı olacaktır.

İklim krizinin çözümü masa başında süslü bildiri metinleri imzalamakla değil; tarıma, biyokütle ve karbon depolaması yüksek verimli yem bitkilerine odaklanan radikal adımlarla mümkün. Çok verimli 2 yem su tasarrufu ile tarla boşatması ve çok ciddi verimleri olduğu için verimsiz meraların ormanlaştırılması ile ağaçlara Karbon depolama olgusunu ortaya koymaktadır. Böylece biri 1.000 m2 de 50 ton diğeri 3-9 BİN ton evet bin ton yem üretildiği için meralara ihtiyaç azalacağı için dünya meralarının yüzde 15’inin ağaçlandırmak küresel ısınmayı bitirebilecek ve sera gazı olgusunda 1960’lı yıllara getirecektir.

Nitekim Taylandın başkent Bangkok’a 175 kilometre mesafedeki Pakchong şehrinde yürütülen saha çalışmaları ve uluslararası temaslar, krizin asıl çözüm merkezinin biri dev kralotu, diğeri rafta yeşil yem çözüm olduğunu ortaya çıkartmıştır. Tayland’da dekara ortalama 65 ton verim sunan Pakchong 1 (Dev Kralotu) çeşidinin verimliliği iki katına çıkaran Dr. Krailas Kiyothong ile kurduğum olumlu bilimsel diyalog karbon yutak alanlarının genişletilmesi ve hayvancılıkta yem maliyetlerinin düşürülmesi adına devrim niteliğindedir. Aynı şekilde dikey sistemlerde su tüketimini sıfıra yakın seviyeye indirerek taze yem üreten Rafta Yeşil Yem (RAYEY) teknolojisi, Konya Selçuk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Muhammet Karaşahin gibi kıymetli bilim insanlarının teorik ve pratik çalışmalarıyla birleştiğinde hem tarımsal kuraklığa hem de karbon emisyonuna doğrudan çözümdür.

Ne var ki gerek yurt içinde bürokratik engellere gerekse yurt dışında küresel yem sanayisi lobilerinin ticari çıkarlarına çarpan bu ekolojik dönüşüm hamleleri, COP 31 gibi organizasyonların neden bir netice üretemediğini de özetleyecek.

Avustralya’dan J. Mooney gibi uluslararası araştırmacılar, yerli akademisyenlerimizin ortak paydada buluştuğu bu çok uluslu bilimsel panel iradesi, endüstriyel lobilerin pazar payı kaygılarına kurban edilmemeli. Binlerce kilometre yol giderek Tayland’da kurulan bu stratejik köprü, sera gazı salınımını düşürürken aynı zamanda hayvancılıkta sürdürülebilir bir yapı ortaya çıkartacak. İlgili bakanlıkların, karar vericilerin, geçmişte bürokrasi koridorlarında heba edilen projelere ve bugün uluslararası ölçekte yürütülen bu somut saha araştırmalarına kulak tıkaması yüzünden artık beni anlayın olgusunu Tayland’da aradım.

Eğer COP 31 zirvesi de öncekiler gibi sadece karbon salınımı hedefleri açıklayıp bağlayıcı yaptırımlardan kaçınan ve endüstriyel lobilerin gölgesinde kalan bir temenni platformu olarak kalacaksa, harcanan zaman ve kaynaktan öteye geçemeyecektir. Türkiye’nin ve dünyanın tatil formatında olacağı COP 31 den hiçbir kesin sonuç göremeyeceğiz.

Pak Chong’daki Dev Kralotu tarlalarından Selçuk Üniversitesi çalışmalarından RAYEY sisteminden 350 ppm hedefine uzanan pratik, uygulanabilir ve cesur projelerin derhal sahada hayata geçirilmesidir desem de yem sanayicilerini Tayland da aşmaya çalışacağız inşallah. 12 gün yazılarıma ara verdim çünkü cebimden harcama yaparak bir bakana bu projeyi kabul ettirdiğim halde bürokratların bakanı yanıltması yüzünden ne üzücüdür ki çareyi başka topraklarda aramak zorunda kaldım bu üzücü olsa gerek dimi? Bir bakan bu harika demişken niye milli çizgiden çıkıp globallerim yolunu seçti anlamaka güç. Şimdi kimse bana niye bize müracaat etmedin demesin. Çünkü bu 2 ucuz ve devasa verimli yemi bilen bakan benim önümü açardı ama nedense bunu milli olmadığı için yapamadı demiyorum.