BİR YEMEK, BU KADAR KORKUTUCU OLMAMALI

Şerife Gümüştekin

02-12-2025 10:51

Son günlerde ülkemizde art arda yaşanan gıda zehirlenmeleri, aslında yıllardır üzeri kapatılan bir gerçekliği yeniden gündeme taşıdı: Yediğimiz şeye tam olarak güvenemiyoruz. Bir tabak yemeğin insanı hastanelik edebileceği düşüncesi abartılı gibi görünse de, yaşanan son vakalar bunun hiç de uzak olmadığını gösterdi.

Kayseri gibi gastronomisi güçlü, üretim hacmi yüksek bir şehirde gıda güvenliği sorunu yaşanıyor olması ise ayrıca düşündürücü. Çünkü mesele yalnızca market raflarından aldığımız ürünlerde değil; şehirdeki lokantalar, resteronlar, catering şirketleri, yemekhaneler ve okul kantinleri de aynı zincirin birer halkası. Ve bu halkalardan birinde yaşanan aksaklığın bedelini yine vatandaş ödüyor.

Oysa gıda güvenliği dediğimiz şey, göstermelik denetimlerden ibaret değil. Bu; tarladan imalata, imalattan depolamaya, depodan mutfağımıza kadar giden geniş bir süreç. Kayseri gibi büyük bir ticaret ve üretim merkezinde bu sürecin en küçük bir ihmalinde bile sonuç, yüzlerce kişinin etkilenmesine yol açabiliyor.

Peki neden  aynı tablo tekrar tekrar yaşanıyor?

Birincisi: Ekonomik baskı arttıkça, bazı işletmelerin maliyeti kısmak için kaliteyi göz ardı etmesi. Özellikle toplu yemek sektöründe; uygun olmayan saklama koşulları, günü geçmiş ürünlerin tekrar işlenmesi, düşük kaliteli hammaddeler kullanılması gibi uygulamalar maalesef hâlâ duyuluyor.

İkincisi: Denetimlerin yetersizliği ile sürekliliğin sağlanamaması. Bir catering şirketinin ya da yemekhanenin kağıt üzerinde hijyenik görünmesi yetmiyor. Kayseri’de zabıta ve ilgili kurumların denetimlerini daha sık, daha kararlı ve daha caydırıcı hâle getirmesi gerekiyor. Gerekirse kapatma cezasının hiç tereddüt edilmeden uygulanması şart.

Üçüncüsü: Tüketicinin çoğu zaman “ucuz olsun da nasıl olursa olsun” anlayışına kayması. Oysa özellikle toplu yemek hizmetinde ucuzun bedeli çoğu zaman sağlığımız oluyor.

Bugün Kayseri’de; okul kantinlerinden organize sanayi bölgelerindeki fabrika yemekhanelerine, hastane mutfaklarından düğün salonlarına kadar herkes aynı sınavdan geçiyor: Gerçekten güvenli gıda üretiyor muyuz?

Bu şehirde kimsenin, öğle arasında yediği yemekten sonra ambulansla hastaneye kaldırılmayı “kader” olarak görmesine gerek yok.

Bu zincirin üç halkasından biri eksik olursa, bu şehirde yaşanan manzaralar ne yazık ki tekrar edecek.

Elbette zabıta ekiplerinin denetimleri yoğunlaşana, düzenlemeler sıkılaşana kadar bireysel olarak yapabileceğimiz şeyler de var. Özellikle son dönemde yaşanan olaylardan sonra birçok Kayserili haklı olarak ev yemeklerine yöneliyor, kendi hazırladığı gıdaya güveniyor. Bu geçici bir çözüm gibi görünse de, en azından riskleri azaltıyor.

Unutmayalım: Ülkemizin gıda güvenliği, halkının sağlığı kadar ciddidir. Bu mesele artık ertelenecek gibi değil. Bu şehirde hiçbir vatandaş, bir tabak yemek yüzünden hastaneye düşme endişesi taşımamalı.

DİĞER YAZILARI Vatandaş Soruyor, Başkan Dinliyor 01-01-1970 03:00 Talas’tan Dünyaya Açılan Şeffaflık Penceresi 01-01-1970 03:00 Emeklilikte Kademe Tartışması 01-01-1970 03:00 Engeller Bedenlerde Değil, Bakış Açılarında 01-01-1970 03:00 Kendi Değerimizi Ararken Kaybolmak 01-01-1970 03:00 YERELDEN DÜNYAYA UZANAN BİR VİZYON: “ŞEFFAF ODA” 01-01-1970 03:00 Uzakta Bir Saldırı, İçimizde Bir Bekleyiş: Salih’ten Haber Var mı? 01-01-1970 03:00 Aynı Yerde Çalışmak Değil, Birlikte Üretmek 01-01-1970 03:00 URFA VE MARAŞ’TA YAŞANAN OKUL OLAYLARI 01-01-1970 03:00 Aynı Gemideyiz: Kurumsal Labirentte "Ekip" Olabilmek 01-01-1970 03:00 Savaşın Gölgesinde Piyasalara Bakarken… 01-01-1970 03:00 KÖTÜ HABERLERE ALIŞTIK MI? 01-01-1970 03:00 Savaş Konuşulan Bir Dünya 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞ YAPMIYORUZ, YÖNLENDİRİLİYORUZ 01-01-1970 03:00 VALİZ HEP HAZIR: BİTMEYEN YURT DIŞI HAYALİ 01-01-1970 03:00 HEPİMİZ BİRER VERİ NOKTASIYIZ 01-01-1970 03:00 ÇİÇEK AÇMAYAN TOPRAKLAR 01-01-1970 03:00 ASIL ACI OLAN BU 01-01-1970 03:00 ADALET BİZE DE UĞRAYACAK MI, YOKSA KORKU MU BÜYÜYECEK? 01-01-1970 03:00 GÜRÜLTÜ ÇOK, NETLİK AZ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ’YE KAR DÜŞTÜ, KIŞ SADECE HAVA DEĞİL 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN VIP’İ OLMAZ: HATAY’DA VİCDANA DOKUNAN BİR SKANDAL 01-01-1970 03:00 BİR KALEMDE 30 BİN, BİR ÖMÜRDE ASGARİ ÜCRET 01-01-1970 03:00 BENLİK: KENDİMİZE DÖNMENİN SESSİZ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GERÇEĞİN ERİYİP GİTTİĞİ BİR ÇAĞ 01-01-1970 03:00 TÜKETİM ÇILGINLIĞI 01-01-1970 03:00 ZAMLARIN GÖLGESİNDE KAYBOLAN FİYAT ALGIMIZ 01-01-1970 03:00 ERKEN UYANMAK: KENDİNE SAYGININ EN SESSİZ HALİ 01-01-1970 03:00 ANONİMLİĞİN ÇAĞI: KİM OLDUĞUMUZU UNUTUYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 ERTELEMENİN FISILTISI 01-01-1970 03:00 PR MI, SAMİMİYET Mİ? 01-01-1970 03:00 MENFAATİN İKİ YÜZÜ 01-01-1970 03:00 HAYAT, KONFOR ALANININ ÖTESİNDE BAŞLAR 01-01-1970 03:00 YÜK SENİN DEĞİLSE, NEDEN SEN TAŞIYORSUN? 01-01-1970 03:00 DİPLOMANIN YETMEDİĞİ ZAMANLARDAYIZ 01-01-1970 03:00 GÖRÜNDÜĞÜMÜZ GİBİ DEĞİL ,GÖSTERDİĞİMİZ GİBİYİZ 01-01-1970 03:00 UYMA DAVRANIŞI MI, BOYUN EĞME Mİ? 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK LÜKS MÜ OLDU? 01-01-1970 03:00