BİR KALEMDE 30 BİN, BİR ÖMÜRDE ASGARİ ÜCRET

Şerife Gümüştekin

05-12-2025 09:44

Bir yanda milyonlarca insan 22.104 liralık asgari ücretle ay sonunu değil, ayın ortasını bile görememe korkusuyla uyanırken; diğer yanda bu ücretin ne kadar olacağına karar verenlerin maaşlarına bir dokunuşla 30 bin lira” seyyanen zam” yapılması toplumun vicdanında derin bir sis bulutu oluşturdu. Bu çelişkiler içinde sorulması gereken en basit, en haklı soru şu değil mi?
“Bu şimdi adalet mi?”

Asgari ücretin belirlenmesi artık ülkenin kader toplantısı gibi bekleniyor; insanlar “Acaba biraz nefes alır mıyız?” diye umut ediyor. Ama aynı masanın etrafında oturanların aldığı kararın toplumda yarattığı algıya bakın: Vatandaş zam beklerken, karar verene zam geliyor. Emekli, kırk yıl çalışıp prim ödemişken bugün aldığını ilaç parasına yetiremez hale geliyor; asgari ücretli iki çocukla markette matematik olimpiyatı yapıyor; faturalar geldiğinde evin elektriği değil, insanların içi yanıyor. Sonra ülke çıkıp soruyor: “Biz daha neyin bedelini ödüyoruz?”

Bir komedi gibi ama hiç komik değil:
22 bin liraya geçinmesi gereken asgari ücretliye “sabret” deniyor, ama aynı dönemde 22 bin liranın bile üzerine bir zammı “normal” görmek insanları yaralıyor. Emekli maaşı, yoksulluk sınırını bırakın, açlık sınırına yaklaşırken, bu ülkenin gerçek yükünü çekenlere “bir kalem oynatmayla” verilen ayrıcalık toplumun adalet duygusunu örseliyor.

Biz aynı pazara gidiyoruz. Aynı ekmeği alıyoruz. Aynı etiket bize çarpıyor. Aynı fatura kapıya geliyor. Ama görünen o ki aynı hayatı yaşamıyoruz.

Bir de eğitim meselesi var… Ailelerimiz yıllarca asgari ücretle biz okuyalım, iyi yerlere gelelim diye çektikleri maddi manevi sıkıntılar var. Yıllarca “Oku ki geleceğin garanti olsun” diye büyütülüyoruz. Üniversite kazan, bitir, gerekirse yüksek lisans yap; ama mezun olduğunda karşına çıkan tablo şu: Memur değilsen, ticaret yapmıyorsan aldığın maaş asgari ücret. Onca yıl emek, sınav, masraf; sonunda geçim derdiyle birlikte gelen bir hayal kırıklığı. Eğitim artık geleceğe atılan bir adım değil; çoğu genç için belirsizliğe açılan kapı. İnsanların aklındaki soru git gide aynı cümlede birleşiyor:
“Okuduk da ne değişti?”

Bir tarafta “tasarruf” çağrılarıyla gündelik hayattan kırpılan hayaller, ertelenen gelecekler; diğer tarafta ödenen kıyak zamlar, özel statüler, dokunulmaz ayrıcalıklar… İşte tam da bu yüzden mesele maaş farkı değil; hayat farkı.

Bu ülkede insanlar geçim sıkıntısıyla değil; “Geçinememe duygusuyla” boğuşuyor. Banka uygulamasını açarken bile stres yaşamak, markette ürün sepete değil kasaya bakarak almak, kira günü yaklaşırken geceleri uyuyamamak… Bunlar ekonominin matematiği değil, psikolojisidir. Ve psikoloji bozuldu mu, güven de gider, umut da gider, aidiyet de aşınır.

Şimdi bu tabloya bakıp soralım:
Adalet sadece mahkeme duvarına yazılmış bir kelime midir?
Yoksa sofraya konan tabakta, çocuğa alınan ayakkabıda, dolaba giren gıdada, cebinde kalan son 100 liranın değerinde mi hissedilir?

Toplum bugün adaletin rakamlarda değil, hayatta karşılığını görmek istiyor.
Çünkü mesele sadece maaş değil; eşitlik, saygı, hak, umut ve güven meselesidir. Ve bugün bu ülkede en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; belki bir zam değil, adaletin adalet gibi hissettirilmesidir.

DİĞER YAZILARI Vatandaş Soruyor, Başkan Dinliyor 01-01-1970 03:00 Talas’tan Dünyaya Açılan Şeffaflık Penceresi 01-01-1970 03:00 Emeklilikte Kademe Tartışması 01-01-1970 03:00 Engeller Bedenlerde Değil, Bakış Açılarında 01-01-1970 03:00 Kendi Değerimizi Ararken Kaybolmak 01-01-1970 03:00 YERELDEN DÜNYAYA UZANAN BİR VİZYON: “ŞEFFAF ODA” 01-01-1970 03:00 Uzakta Bir Saldırı, İçimizde Bir Bekleyiş: Salih’ten Haber Var mı? 01-01-1970 03:00 Aynı Yerde Çalışmak Değil, Birlikte Üretmek 01-01-1970 03:00 URFA VE MARAŞ’TA YAŞANAN OKUL OLAYLARI 01-01-1970 03:00 Aynı Gemideyiz: Kurumsal Labirentte "Ekip" Olabilmek 01-01-1970 03:00 Savaşın Gölgesinde Piyasalara Bakarken… 01-01-1970 03:00 KÖTÜ HABERLERE ALIŞTIK MI? 01-01-1970 03:00 Savaş Konuşulan Bir Dünya 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞ YAPMIYORUZ, YÖNLENDİRİLİYORUZ 01-01-1970 03:00 VALİZ HEP HAZIR: BİTMEYEN YURT DIŞI HAYALİ 01-01-1970 03:00 HEPİMİZ BİRER VERİ NOKTASIYIZ 01-01-1970 03:00 ÇİÇEK AÇMAYAN TOPRAKLAR 01-01-1970 03:00 ASIL ACI OLAN BU 01-01-1970 03:00 ADALET BİZE DE UĞRAYACAK MI, YOKSA KORKU MU BÜYÜYECEK? 01-01-1970 03:00 GÜRÜLTÜ ÇOK, NETLİK AZ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ’YE KAR DÜŞTÜ, KIŞ SADECE HAVA DEĞİL 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN VIP’İ OLMAZ: HATAY’DA VİCDANA DOKUNAN BİR SKANDAL 01-01-1970 03:00 BİR YEMEK, BU KADAR KORKUTUCU OLMAMALI 01-01-1970 03:00 BENLİK: KENDİMİZE DÖNMENİN SESSİZ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GERÇEĞİN ERİYİP GİTTİĞİ BİR ÇAĞ 01-01-1970 03:00 TÜKETİM ÇILGINLIĞI 01-01-1970 03:00 ZAMLARIN GÖLGESİNDE KAYBOLAN FİYAT ALGIMIZ 01-01-1970 03:00 ERKEN UYANMAK: KENDİNE SAYGININ EN SESSİZ HALİ 01-01-1970 03:00 ANONİMLİĞİN ÇAĞI: KİM OLDUĞUMUZU UNUTUYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 ERTELEMENİN FISILTISI 01-01-1970 03:00 PR MI, SAMİMİYET Mİ? 01-01-1970 03:00 MENFAATİN İKİ YÜZÜ 01-01-1970 03:00 HAYAT, KONFOR ALANININ ÖTESİNDE BAŞLAR 01-01-1970 03:00 YÜK SENİN DEĞİLSE, NEDEN SEN TAŞIYORSUN? 01-01-1970 03:00 DİPLOMANIN YETMEDİĞİ ZAMANLARDAYIZ 01-01-1970 03:00 GÖRÜNDÜĞÜMÜZ GİBİ DEĞİL ,GÖSTERDİĞİMİZ GİBİYİZ 01-01-1970 03:00 UYMA DAVRANIŞI MI, BOYUN EĞME Mİ? 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK LÜKS MÜ OLDU? 01-01-1970 03:00