KÖTÜ HABERLERE ALIŞTIK MI?

Şerife Gümüştekin

12-03-2026 14:10

Haber denince insanın aklına artık önce kötü haberler geliyor. Televizyonu açtığımızda, telefondan bir haber sitesine girdiğimizde ya da sosyal medyada gündeme baktığımızda çoğu zaman aynı tabloyla karşılaşıyoruz: savaşlar, depremler, cinayetler, kayıplar…

Güzel haberler sanki giderek azaldı. Varsa da çoğu zaman arada kayboluyor.

Bir zamanlar haber izlemek insanların günlük alışkanlığıydı. Akşam saatlerinde aileler televizyonun karşısına geçer, gün içinde ülkede ve dünyada neler olduğunu öğrenirdi. Bugün ise insanlar adeta ikiye bölünmüş durumda: haber izleyenler ve özellikle izlememeyi tercih edenler.

Çünkü bazıları için haber izlemek artık bilgi almak değil, moral bozmak anlamına geliyor.

Birçok kişi “haber izlemiyorum çünkü içim daralıyor” diyor. Diğer tarafta ise gündemi takip etmeyi bir sorumluluk olarak görenler var. Onlar da biliyor ki dünyada neler olup bittiğini bilmeden yaşamak mümkün değil.

İşte tam da bu yüzden insanlar bir ikilem içinde kalıyor:
Hem gündemden haberdar olmak istiyoruz hem de içimizi karartan olaylardan uzak durmak istiyoruz.

Üstelik artık haber sadece televizyonda değil. Cep telefonlarımızda, sosyal medyada, bildirimlerde… Günün her anında karşımıza çıkıyor. Bir haberi okurken hemen altında başka bir kötü haber beliriyor. Parmağımız ekranı aşağı doğru kaydırdıkça yeni bir felaket başlığı karşımıza çıkıyor.

İşte buna artık insanlar kendi aralarında “felaket kaydırması” diyor. Yani bir haberin ardından diğerine, onun ardından bir başkasına bakmak; kötü haberlere bakmakla yetinemeyip hep yenisini aramak… Ekranı kaydırdıkça moralimiz biraz daha bozuluyor ama bir şekilde bırakamıyoruz.

Son yıllarda dünya gerçekten zor bir dönemden geçiyor. Savaşlar, ekonomik krizler, doğal afetler… Bir gün başka bir ülkede patlayan bir çatışma, ertesi gün başka bir şehirde yaşanan bir felaket. Sanki kötü haberler hiç bitmeyecekmiş gibi bir döngü oluşmuş durumda.

Belki de asıl sorun kötü haberlerin varlığı değil, onların hayatımızın merkezine yerleşmesi.

İnsan zihni sürekli olumsuzlukla karşılaştığında bir süre sonra buna alışıyor. Başta bizi sarsan bir olay, zamanla sıradan bir haber başlığına dönüşebiliyor.

Kötüye alışmak, bir noktadan sonra duyarsızlaşmak anlamına geliyor. Oysa insanın en büyük gücü hâlâ şaşırabilmesi, üzülmesi ve bir şeylerin değişmesini istemesidir.

Belki de ihtiyacımız olan şey, sadece kötü haberlerin konuşulduğu bir gündem değil; aynı zamanda umut veren hikâyelerin de görünür olduğu bir dünya.

Çünkü bazen tek bir iyi haber bile insanın bütün gününü değiştirebilir.

 

DİĞER YAZILARI Talas’tan Dünyaya Açılan Şeffaflık Penceresi 01-01-1970 03:00 Emeklilikte Kademe Tartışması 01-01-1970 03:00 Engeller Bedenlerde Değil, Bakış Açılarında 01-01-1970 03:00 Kendi Değerimizi Ararken Kaybolmak 01-01-1970 03:00 YERELDEN DÜNYAYA UZANAN BİR VİZYON: “ŞEFFAF ODA” 01-01-1970 03:00 Uzakta Bir Saldırı, İçimizde Bir Bekleyiş: Salih’ten Haber Var mı? 01-01-1970 03:00 Aynı Yerde Çalışmak Değil, Birlikte Üretmek 01-01-1970 03:00 URFA VE MARAŞ’TA YAŞANAN OKUL OLAYLARI 01-01-1970 03:00 Aynı Gemideyiz: Kurumsal Labirentte "Ekip" Olabilmek 01-01-1970 03:00 Savaşın Gölgesinde Piyasalara Bakarken… 01-01-1970 03:00 Savaş Konuşulan Bir Dünya 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞ YAPMIYORUZ, YÖNLENDİRİLİYORUZ 01-01-1970 03:00 VALİZ HEP HAZIR: BİTMEYEN YURT DIŞI HAYALİ 01-01-1970 03:00 HEPİMİZ BİRER VERİ NOKTASIYIZ 01-01-1970 03:00 ÇİÇEK AÇMAYAN TOPRAKLAR 01-01-1970 03:00 ASIL ACI OLAN BU 01-01-1970 03:00 ADALET BİZE DE UĞRAYACAK MI, YOKSA KORKU MU BÜYÜYECEK? 01-01-1970 03:00 GÜRÜLTÜ ÇOK, NETLİK AZ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ’YE KAR DÜŞTÜ, KIŞ SADECE HAVA DEĞİL 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN VIP’İ OLMAZ: HATAY’DA VİCDANA DOKUNAN BİR SKANDAL 01-01-1970 03:00 BİR KALEMDE 30 BİN, BİR ÖMÜRDE ASGARİ ÜCRET 01-01-1970 03:00 BİR YEMEK, BU KADAR KORKUTUCU OLMAMALI 01-01-1970 03:00 BENLİK: KENDİMİZE DÖNMENİN SESSİZ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GERÇEĞİN ERİYİP GİTTİĞİ BİR ÇAĞ 01-01-1970 03:00 TÜKETİM ÇILGINLIĞI 01-01-1970 03:00 ZAMLARIN GÖLGESİNDE KAYBOLAN FİYAT ALGIMIZ 01-01-1970 03:00 ERKEN UYANMAK: KENDİNE SAYGININ EN SESSİZ HALİ 01-01-1970 03:00 ANONİMLİĞİN ÇAĞI: KİM OLDUĞUMUZU UNUTUYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 ERTELEMENİN FISILTISI 01-01-1970 03:00 PR MI, SAMİMİYET Mİ? 01-01-1970 03:00 MENFAATİN İKİ YÜZÜ 01-01-1970 03:00 HAYAT, KONFOR ALANININ ÖTESİNDE BAŞLAR 01-01-1970 03:00 YÜK SENİN DEĞİLSE, NEDEN SEN TAŞIYORSUN? 01-01-1970 03:00 DİPLOMANIN YETMEDİĞİ ZAMANLARDAYIZ 01-01-1970 03:00 GÖRÜNDÜĞÜMÜZ GİBİ DEĞİL ,GÖSTERDİĞİMİZ GİBİYİZ 01-01-1970 03:00 UYMA DAVRANIŞI MI, BOYUN EĞME Mİ? 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK LÜKS MÜ OLDU? 01-01-1970 03:00