KAYSERİ’YE KAR DÜŞTÜ, KIŞ SADECE HAVA DEĞİL

Şerife Gümüştekin

16-12-2025 11:35

Kayseri’ye kar yağdı. Erciyes beyaza büründü, sokaklar sessizleşti, sabahın erken saatlerinde ayak seslerine karışan o tanıdık soğuk kendini hissettirdi. Kış geldiğini artık takvimden değil, nefesimizden anlıyoruz. Camlar buğulanıyor, paltolar dolaptan çıkıyor, şehir ağır ağır beyaza teslim oluyor.

Kayseri kışı serttir; bunu herkes bilir. Ama son yıllarda sert olan sadece hava değil. Mevsimler değişiyor, düzen bozuluyor, alıştığımız takvim şaşıyor. Bir bakıyoruz Aralık ortasında bahar gibi günler, bir bakıyoruz aniden bastıran kar ve ayaz. İklim, eskisi gibi sabit değil; tıpkı hayat gibi.

Eskiden kış, hazırlık demekti. Kömür alınır, odun istiflenir, soba başında uzun akşamlar yaşanırdı. Kar yağınca çocuklar sevinir, büyükler temkinli olurdu. Bugün ise kış daha çok endişe çağrıştırıyor. Doğalgaz faturası, elektrik gideri, ulaşım aksaklıkları… Kar romantik ama pahalı artık.

Kayseri sokaklarında karla birlikte bir yavaşlama olur. Trafik ağırlaşır, insanlar aceleyi bırakır. Ama bu yavaşlama huzurdan değil, zorunluluktandır. Bir yandan “kış bereket getirir” denir, diğer yandan kurak geçen aylar hatırlanır. Çünkü kar yağsa bile, iklimin dengesi eskisi gibi değil. Yağış var ama süreklilik yok; soğuk var ama düzen yok.

Erciyes’in eteklerine düşen her kar tanesi turizm için umut, çiftçi için temkin demek. Toprak suya hasret, barajlar doluluğa muhtaç. Kış artık sadece soğuk değil; suyun, tarımın ve geleceğin de meselesi.

Belki de bu yüzden Kayseri’de kar yağınca sadece manzaraya bakmıyoruz. Aynı zamanda düşünüyoruz. Mevsimler neden böyle değişti? Neden her yıl biraz daha alışkanlıklarımızdan kopuyoruz? İklim değişikliği uzak bir kavram değil; pencerenin önünde, çatının üstünde, ayakkabımızın altındaki karda duruyor.

Kayseri’ye kış geldi. Ama bu kış, sadece mont giyme meselesi değil. Bu kış; hazırlıklı olmanın, doğayla yeniden uyum kurmanın ve geleceği ciddiye almanın zamanı. Çünkü kar yağmaya devam edecek, soru şu: Biz bu değişime ne kadar hazırız?

DİĞER YAZILARI Emeklilikte Kademe Tartışması 01-01-1970 03:00 Engeller Bedenlerde Değil, Bakış Açılarında 01-01-1970 03:00 Kendi Değerimizi Ararken Kaybolmak 01-01-1970 03:00 YERELDEN DÜNYAYA UZANAN BİR VİZYON: “ŞEFFAF ODA” 01-01-1970 03:00 Uzakta Bir Saldırı, İçimizde Bir Bekleyiş: Salih’ten Haber Var mı? 01-01-1970 03:00 Aynı Yerde Çalışmak Değil, Birlikte Üretmek 01-01-1970 03:00 URFA VE MARAŞ’TA YAŞANAN OKUL OLAYLARI 01-01-1970 03:00 Aynı Gemideyiz: Kurumsal Labirentte "Ekip" Olabilmek 01-01-1970 03:00 Savaşın Gölgesinde Piyasalara Bakarken… 01-01-1970 03:00 KÖTÜ HABERLERE ALIŞTIK MI? 01-01-1970 03:00 Savaş Konuşulan Bir Dünya 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞ YAPMIYORUZ, YÖNLENDİRİLİYORUZ 01-01-1970 03:00 VALİZ HEP HAZIR: BİTMEYEN YURT DIŞI HAYALİ 01-01-1970 03:00 HEPİMİZ BİRER VERİ NOKTASIYIZ 01-01-1970 03:00 ÇİÇEK AÇMAYAN TOPRAKLAR 01-01-1970 03:00 ASIL ACI OLAN BU 01-01-1970 03:00 ADALET BİZE DE UĞRAYACAK MI, YOKSA KORKU MU BÜYÜYECEK? 01-01-1970 03:00 GÜRÜLTÜ ÇOK, NETLİK AZ 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN VIP’İ OLMAZ: HATAY’DA VİCDANA DOKUNAN BİR SKANDAL 01-01-1970 03:00 BİR KALEMDE 30 BİN, BİR ÖMÜRDE ASGARİ ÜCRET 01-01-1970 03:00 BİR YEMEK, BU KADAR KORKUTUCU OLMAMALI 01-01-1970 03:00 BENLİK: KENDİMİZE DÖNMENİN SESSİZ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GERÇEĞİN ERİYİP GİTTİĞİ BİR ÇAĞ 01-01-1970 03:00 TÜKETİM ÇILGINLIĞI 01-01-1970 03:00 ZAMLARIN GÖLGESİNDE KAYBOLAN FİYAT ALGIMIZ 01-01-1970 03:00 ERKEN UYANMAK: KENDİNE SAYGININ EN SESSİZ HALİ 01-01-1970 03:00 ANONİMLİĞİN ÇAĞI: KİM OLDUĞUMUZU UNUTUYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 ERTELEMENİN FISILTISI 01-01-1970 03:00 PR MI, SAMİMİYET Mİ? 01-01-1970 03:00 MENFAATİN İKİ YÜZÜ 01-01-1970 03:00 HAYAT, KONFOR ALANININ ÖTESİNDE BAŞLAR 01-01-1970 03:00 YÜK SENİN DEĞİLSE, NEDEN SEN TAŞIYORSUN? 01-01-1970 03:00 DİPLOMANIN YETMEDİĞİ ZAMANLARDAYIZ 01-01-1970 03:00 GÖRÜNDÜĞÜMÜZ GİBİ DEĞİL ,GÖSTERDİĞİMİZ GİBİYİZ 01-01-1970 03:00 UYMA DAVRANIŞI MI, BOYUN EĞME Mİ? 01-01-1970 03:00 SPOR YAPMAK LÜKS MÜ OLDU? 01-01-1970 03:00