Yitik Kültürün İzinde çıkılan bu yolculuk aslında kaybolanın değil unutulanın peşine düşmek için kaleme alınmış. Kültür kaybolmaz, hatırlanmayı bekler. Bu kitap o bekleyişe verilmiş bir cevap, bir uyanış ve bu uyanışa çağrı yapan zarif bir davettir. Temmuz ayının ilk haftalarında Kayseri’de 4 Temmuz Cumartesi günü Kayseri BB HALK OZANLARI KÜLTÜR MERKEZiNDE imza günü olacak. Siz okurlarımıza ve Kayserili hemşerilerimizin imza gününde bir araya gelmesini haber yapma arzusundayız.
Kitap Kayseri’mizin Avşar ellerinin gelenek, görenek ve yaşamlarından kesitler içermekte. Kayseriliyi anlatmak çok kolay ama olanları ve yaşananları anlatmak üstat bir kafa ise bir o kadarda zevkle okunacak bir eser çıkmış ortaya. Abisi Mustafa Yalçınkaya’nın hayatını okuyanlar İhsan hocamın kaleminin etkisini hemen anlar. Hocamın kısa hikayelerini okuyanlar olmuşsa kitabın içeriğine yabancı kalmayacaktır. Eğitimci olarak Kayseri için tarihten yerel anıları içeren bu kitabı ülkemize kazandıran İhsan hocamızın kendinden yüz yıl, beş yüz yıl sonra okunacak kitabı kendini daim yaşatacaktır. Kendisini samimiyetle kutlar, Kayseri’nin sosyal hayatı için yeni eserler yazması için sağlık ve afiyetlerinin Rabbim katında artmasını dilerim.
Bu daveti içren ve anlatılan kitap 248 sayfa olup 30 konu başlığı işlenmiş. Bu konu başlıkları sırasıyla şöyledir; Almancılar, Arzuhalciler, Aslanbeyli’de Kağnı, Ayak Topu, Bir Azmin Hikâyesi, Çapar Döndü, Çerçiler, Çeşmeler, Çobanlar, Dam Başı, Deşiriciler, Düğün, Fotoğraflar, Gündüzlü Talebeler, Güzel Atlar Ülkesi PINARBAŞI, Halı Dokuyan Kadınlar, Harman, İskan Galveşzadeve Aslanbayli Köylü Camisi, Kalaycılar, Köy Odası, Köy Otobüsleri, Mektup, Sarıkamış, Soba, Su Değirmeni, Törek, Versiye Defteri, Yaylaya Göç, Yürekten Gelen İki Ses Dilimiz ve Türkülerimiz ve Söyleşi başlıklarını içermektedir.
Bunlardan DAM BAŞI başlığında yeni Kayseri valisini ziyaret eden heyete ne güzel konuştunuz diyince heyetten biri der ki “aklın süsü dildir, dilin süsü sözdür” der. Bunun üzerine Vali bu köye gidelim der ve giderler. İlk muhtar odasına gidilir. O akıl dolu sözün sahibini buyur edilir ama dam başı loğluyan köylü işi bırakamayacağı için valiyi dama çağırır. Vali işi bozuntuya vermez ve o köylünün iki kelamı yüzünden geldiği için onun ayağına gider. Gider ama köylü valiyi dama alır ve koluna girer, başlarlar kol kola dam malzemesini sıkılaştırmaya, bastırıp yağmura, yaşa ve kışa hazırlamak için log’la valinin damda ayak basmadığı yer bırakmazlar. Vali tevazu gösterip köylünün nazına uğraşır ama şu soruyu da sormadan edemez. “Niye damda beni dolaştırıp durdun yoksa bu işin güçlüğünü mü anlatmak istedin deyince köylü “Sayın valim devletin bastığı yerde GÜL biter” der. Valide ona “unutma her gülün dikeni de vardır” deyince köylü hazır cevap “haklısınız Sayın valim biz köylüler gülün güzelliğini de, dikeninin acısını da iyi biliriz. Gülün dikeni var diye şikâyet etmez, aksine dikenin gülü var diye şükrederiz” der. Evet, kitabın bir anekdotundan özeti bu desem de bu az kalır, eseri okumalısınız derim.
Yitik Kültürün İzinde adlı kitap gündelik hayatımızın inceliklerinin ve Anadolu insanının hafızasında saklı medeniyet izlerinin peşine düşen latif, samimi ve güçlü bir iz sürme, pekiştirme hikayesidir. Gelenekleri, meslekleri, mekânları ve hatıraları anlatarak kültürün ne olduğunu bize yeniden hatırlatmaktadır.
Bu kitap; bir kapının misafire açılışında, bir bakır tasın yeniden parlatılışında, bir dilekçeye dönüşen mahcup derdin satırlarında, yayla yoluna düşen kervanın sabrında, çocukların tozlu meydanda oynadığı oyunda, gurbetten dönen insanın gözlerindeki hasrette insanın kendine döndüğü bir eserdir. Ayrıca çeşmelerin sesinde, halı dokuyan kadınların alın terinde, çobanın kavalında örf ve adetleri bizlere yeniden sezdirir. Köy odasından köy otobüslerine, harmandan çerçiye, yayla göçlerinden Almancı hikâyeleri ne kadar uzanan geniş bir alanda okurlara büyük bir kültür atlası sunar.
Kitapta yer alan her şey yaşanmış gerçektir. Zamana iz bırakmış birer hayat parçası.Ne kaybettik? Neyi unuttuk? Hangi kelimelerle birlikte hangi duygularımız eksildi? Hangi meslekler kaybolurken hangi ahlâk biçimleri de sessizleşti? Hangi mekânları yitirirken hangi insan ilişkilerini sahipsiz bıraktık? “Yitik Kültürün İzinde”; modern zamanın hızına, unutkanlığına, yalnızlığına ve köksüzleşmesine karşı yazılmış içli bir hatırlama metnidir.
Kitap, kültür meraklıları, eğitimciler, öğrenciler, araştırmacılar, aile hatıralarını önemseyen, Anadolu’nun gündelik hayatında saklı medeniyet izlerini anlamak isteyen ve modern hayatın gürültüsü içinde kendi köklerine yeniden kulak vermek isteyen herkes için düşündürücü ve derinlikli bir kültür yolculuğu vaat etmekte. Bu anılar ve olgular elbette gelecek nesle aktarılmalıydı ve bu tam yapılmış. Akıcı dili ve ruh okşayıcı yanını anlamak için yöre kültürümüzü anlatan AVŞAR kromozomlu kardeşim Sayın İhsan Yalçınkaya’yı kutlarım. Kültürümüze katkı sunan bu eser hepimiz toprak olsak da yüzlerce yıl sonra bu topraklarda bunlarda olmuş, yaşanmış ve varmış dedirttireceği için Rabbim eseri hazırlayan kardeşim İhsan hocama bol, bol sağlık ve afiyet nasip eder inşallah. Kitabı isteme adresi; bilgi@meraklikasifler.com