Yazım, İran ile ABD arasında doğrudan bir savaşın çıkacağı varsayımına dayanmaktadır. Çin Aralık ayında İran’dan 5 yıllığına 400 milyar dolarlık petrol anlaşması yapmıştı. İran petrolünün yüzde 80’ini Çin aldığı için bu tedarikin artık kesilmesi gerektiğinden bu durum İran’ı kontrole almakla olacağı için savaş ihtimali yüksektir.
Bu 400 milyar dolar işini yazan veya çizen olmadığı için işin neden tam patlak vereceğini ilk sitemizden öğrenecekler. Çin'in petrol stokları şu an 72 günlükmüş. Rusya'dan gaz hattı 2027 de sorunu azaltacak ama petrolü Rusya’dan alsa da pahalı ve İran ölçeğinde olamayacaktır. Bugün İran'ı Çin yüzünden oyundan düşüren ABD demek ki hemen sonra Rusya ile Çine petrol satması yüzünden 2. kez takışacak hatta savaşabileceklerdir. ABD istihbaratı bu bilgiyi İran'ın devlet içinde bulunan adamlarından öğrendi. Bu Çin ile olan anlaşma iki aya yakın süren diğer konularla birlikte alınmıştı. ABD Venezuela darbesiyle Çin'in petrol konusunda ilk tedarik zincirini kontrole aldı.
Venezuella zaten Çin’e uzak olsa da ucuz petrol ile ABD İran'a yakın olması yüzünden galonu 5 dolar aşağı olarak 400 milyar dolarlık petrol tedarikini aksatarak Çin'in petrole ulaşmasını engellemeyi düşünmekte. Yoksa 2030 yılına varmadan ekonomide doların tahtı bitecektir. Hatta Çin'in ekonomisini tam vurmak için İran'ın kontrole alması gerektiğinden ABD-İran'a anlaşma koşullarında zor şartlar sunarak dünya kamuoyunu kendince haklı gösterecek saldırı için masumları oynadığı ortadadır. 12 gün savaşında petrol sahaları ve tesislerini vurmayı akıl etmemişlerdi. Şimdi Çin yüzünden tüm dünya petrolünü kontrole alarak Çin’in ilerlemesine sekte vurmayı akıl ettiler. Bu yüzden bu savaş nükleer zenginleştirme olgusu değil petroldür.
Bence Çin'in milli güvenlik sorunu olan Petrol tedarik güçlüğü hedefini birkaç yıl aksatmak ABD'nin en önemli amacı. Çin'in petrol tedariki içeride ki üretim zincirinin aksamasını sağlayıp Çini bölmeye oynadığı ortada. Ancak bu tarafta da ABD saldırısı İran'da safların sıkılaşmasını sağlayacak bu ikilem belki de İran'ın bölünmesini uzatacaktır. Çin’de bölünmenin ise ileride ne olacağını kestiremiyorum. Ama Çin’de kısmi baskı olsa da emperyalist ülkelerin oyununa gelmez ve onlarda ABD’ye rağmen saflarını sıklaştırmalı ama Çin'in bölünmesi tümü hain batı ve hain NATO’nun işine gelmektedir.
Çatışma sanırım olacak ve ilk günlerinde askeri denge klasik güç tablolarının ötesine geçecektir. ABD mutlak teknolojik üstünlüğüne rağmen sahada beklemediği bir dirençle karşılaşacaktır. Bunda özellikle Çin teknolojisi ABD’yi zorda bırakacaktır. Savaşın karakteri konvansiyonel değil, sistem bozucu ile olacaktır.
Çin’in altı gün boyunca İran’a gönderdiği 18 nakliye uçağı, savaşın seyrini doğrudan değil, dolaylı biçimde değiştirecektir. Bu sevkiyatlar silah yığınından ziyade elektronik harp araçları, sensör, haberleşmeyi kesme ve veri altyapısı köreltme odaklı olduğundan neyin ne olacağını göreceğiz. Geçen yılki Pakistan Hindistan savaşında havada ki tüm Hint uçaklarını Çin malı uçakları olan Pakistan 5 dakikada yok edince dünya şaşırdı, savaş bitti. O yüzden ABD’nin bu savaşta tuzak kurduğu Çin yüzünden zorda kalacağını düşünüyorum. ABD’nin uydularını, haberleşmesini ve körfezde ki hava sahası ve radar bozma aletlerini İran'a verdiği için İran ilk etapta ciddi zarar görselde kısa süre sonra ABD'ye haddini bildirecektir. Savaşın ilk şokunu yaratan unsur da Çin nakliye uçaklarının getirdiği yeni nesil araçlar yapacaktır. Bunlar ve kendi imalatları ile İran ABD’nin bölgedeki üstlerini vurarak birbirlerine zarar verecekler. Sonuç ne olur göreceğiz.
ABD uçakların hedefleme sistemleri geçici olarak saptırsa beklediği olamayacaktır. Bu hatasından sonra ABD’nin bölünmesi konuşulur hale gelecektir. Çünkü ABD’de askerlerin eyaletlerde pervazsızca insan katletmesinin üstüne İran konusunda başarısızlığı onları bölünmeye hazırlayacaktır. Bu durum ABD için askeri değil, psikolojik bir eşik yapacak. İran, hava üstünlüğü kuramasa da ABD'nin hava üstünlüğünün kesintiye uğratması da İran'ı başarılı kılacaktır.. Bu olgu, modern savaşın özü ile Çin'in yine ABD’ye had bildirmesi olacaktır. Bu arada İran'ın binlerce füzeyi yağmur gibi donanmaya yollayacağını göreceğiz. Yüzlerce kamikaze dron ve bomba taşıyan hızlı küçük botlarla ABD’ye ciddi sıkıntı vereceğini düşünüyorum. İran hipersonik füzeleri devreye girince ABD nükleer İran'ın santralini vurarak savaş bitti düdüğü çaldığını biliyoruz.
ABD açısından ise durum tersinedir. Saha üstünlüğü olsa bile savaşın siyasi getirisi TRAMPET için ara seçimde açık ara yenilgi ile sonuçlanacaktır. Savaşta diplomasi devreye girecek ve savaş bitecektir. Türkiye, Arabistan ve İngiltere arabulucu rolü üstlenecek ve bu üç aktör, çatışmanın bölgesel yangına dönüşmesini engelleyecektir. ABD için çıkış yolu “Zafer” değil, kontrollü geri çekilme olacaktır. İran için ise sonuç “direnişin başarısı” olarak sunulacaktır.
Savaş kısa sürse de, etkisi uzun vadeli olacaktır. ABD bu çatışmadan askeri olarak değil, stratejik olarak ders alacaktır. Teknolojik üstünlüğün mutlak olmadığını, asimetrik ve sistem bozucu kapasitenin büyük güçleri de sınayabildiğini görecektir.
İran ise savaş kazanmadığını, ama kaybetmediğini ilan edecektir. Sonuçta bu çatışma, kazananı olmayan ama herkese sınırlarını hatırlatan bir savaş olarak tarihe geçecektir. Savaş yayılmayacak ama sarı öküzü kaptıran batı için Çin ve Rusya Türkiye ile teknolojik iş birliği arttırmak zorunda olduğunu anlayacaktır. Bizi Asya’ya kaptırmak istemeyenler bize bazı kapılar açma yoluna girecektir. ABD, AB ve NATO Türkiye’nin kıymetini bil ve bize bunu din adına yapmadığınızı gösterin. Yoksa akıl öne geçecek.