Oklar Bir Gün Tersine Döner

10-03-2026 12:33

Bugünlerde dikkatimi çeken bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum. İnsanlar çoğu zaman haksızlıklar karşısında ancak o haksızlık kendi başlarına geldiğinde ses çıkarıyor. Başkasına yapılan haksızlık ya görmezden geliniyor ya da işlerine geliyorsa destekleniyor. Oysa unutulan çok önemli bir gerçek var: Bugün alkışlanan bir haksızlık, yarın dönüp insanın kendi kapısını çalabilir.

 

İnsan doğası bazen kısa vadeli düşünmeye meyillidir. Bir kesim zarar görüyorsa ve bu durum bize dokunmuyorsa, hatta çıkarımıza hizmet ediyorsa çoğu kişi susmayı tercih eder. Fakat tarih bize defalarca göstermiştir ki haksızlık bir kez meşrulaştırıldığında sınır tanımaz. Bugün başkasına yönelen oklar, yarın çok rahat bir şekilde bize dönebilir. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri 27 Mayıs Darbesidir. O gün demokrasi ağır bir darbe aldı. Halkın oylarıyla seçilmiş bir iktidar askeri müdahaleyle devrildi. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı tutuklandı, Başbakanı ise idam edildi. Üstelik o günün atmosferinde darbeyi alkışlayan, sokaklarda bayram havası estiren bir kesim de vardı. Uzun yıllardır iktidarda olan bir yönetimden rahatsızlık duyan bazı insanlar, çözümü sandıkta değil darbede görmüştü. Fakat tarihin acı bir gerçeği vardır: Bir haksızlığa sessiz kalındığında, o sessizlik yeni haksızlıkların kapısını aralar. Nitekim Türkiye’de yaşanan diğer darbeler de bu zihinsel zeminin üzerinde yükseldi. Her dönemde farklı kesimler hedef alındı. Dün başkasına yönelen baskı, başka bir gün bambaşka bir grubun kapısını çaldı. Sonunda aslında herkes bir şekilde yara aldı. Bugün hâlâ zaman zaman, o dönemde yaşanan idamları savunan veya darbeyi haklı göstermeye çalışan düşüncelerle karşılaşıyorum. Oysa demokrasiye gerçekten inanan bir insan için mesele sağ-sol meselesi değildir. Mesele hak, hukuk ve millet iradesidir. Sandıkla gelen bir yönetim ancak sandıkla değişmelidir. Demokrasi sadece bize yaradığı zaman savunulacak bir değer değildir. Demokrasi ilkesel bir duruştur. Eğer bir düşünceyi savunuyorsak, o düşüncenin zor zamanlarında da arkasında durabilmeliyiz. Peygamber Efendimiz Muhammed’in “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” sözü aslında bu meseleye çok net bir çerçeve çizer. Eğer bir haksızlık karşısında susuyorsak, ya inandığımız değerlerde bir eksiklik vardır ya da savunduğumuz ilkelerde samimi değilizdir. Bugün dünyada da benzer görüntülerle karşılaşıyoruz. Bir ülke bombalanırken, o ülkenin insanlarının kendi yöneticisinin ölümüne sevinmesi gibi sahnelere tanık oluyoruz. Bana sorarsanız bir ülke en çok da böyle zayıflar. Bir toplum kendi içinde bölündüğünde, ortak acıyı bile paylaşamaz hâle geldiğinde dışarıdan gelen her darbe daha yıkıcı olur.

Bu yüzden mesele sadece siyaset değildir. Mesele, ilkelere bağlı kalabilmektir. Bir düşünceyi savunuyorsak, o düşüncenin hakkını da vermek zorundayız. Velhasıl kelam; haksızlık karşısında susmak, sadece o anı kurtarır ama geleceği yaralar. Çünkü oklar bir gün mutlaka yön değiştirir. O gün hedef tahtasında kimin olacağını ise kimse önceden bilemez. Bu yüzden bugün başkasına yönelen oka alkış tutmadan önce, yarın o okun bize de dönebileceğini hatırlamak gerekir.

DİĞER YAZILARI Huzurlu Veda: Gitmenin de Bir Asaleti Vardır 01-01-1970 03:00 Gidenlerin Ardından Kalan Sessizlik 01-01-1970 03:00 EMEK VARSA, HUZUR DA OLMALI 01-01-1970 03:00 Huzurun Olmadığı Yerde Verim Aranmaz 01-01-1970 03:00 Çocuğa Dair Bilmek: Sadece Anne-Baba Meselesi Mi? 01-01-1970 03:00 Fiyat Algımız Ne Ara Böyle Değişti? 01-01-1970 03:00 Bir Ramazanın Ardından: Eksik Kalanlar ve İçimizde Kalanlar 01-01-1970 03:00 Mahremiyet İzlenme Uğruna Satılıyor 01-01-1970 03:00 Eski Dizilerin Samimiyeti Nereye Kayboldu? 01-01-1970 03:00 Küçük Şeylerin Büyük Mutluluğu 01-01-1970 03:00 29’a Doğru… 01-01-1970 03:00 Maneviyatın En Güzel Zamanı 01-01-1970 03:00 Çocukluk Yasaklarla Değil, Hayallerle Büyür 01-01-1970 03:00 Umrunda Olmadıkça Küçülürler 01-01-1970 03:00 İşi Öğrenmemek İçin Gösterilen Gayret 01-01-1970 03:00 BORÇLARIMIN MAAŞI YATTI 01-01-1970 03:00 BİR GÜLÜŞE SIĞAN HAYAT 01-01-1970 03:00 GAZETECİLİĞİ MESAİYE SIĞDIRAN KUŞAK 01-01-1970 03:00