Bazı şarkılar vardır…
İlk dinlediğinde sadece kulağına çalınır, sonra yavaş yavaş kalbine yerleşir. Gün içinde fark etmeden mırıldanmaya başlarsın; bir bakmışsın seni geçmişe götürmüş, başka bir anda da geleceğe savurmuştur. Son birkaç gündür benim için bu hissi yaratan şarkı Emre Fel’in “Bir Güldün” parçası oldu.
Hayranlıkla dinliyorum. Çünkü tuhaf ama gerçek bir huzur bırakıyor içimde. Sanki yıllardır içimde biriken, bir türlü dillendiremediğim duyguları biri benim yerime anlatmış gibi…
“Bir güldün beni geri döndürdün” dizesi ise şarkının kalbi…
Çünkü bazen gerçekten de tek bir gülüş yeter. Umutsuzluğun tam ortasında, hayattan koptuğunu sandığın bir anda biri çıkar gelir.
Bir dönem insanın iç dünyası da bir bahçe gibi olur; otla, çöple dolar. Bakımsız, karmaşık, nefes aldırmayan bir hâl alır. İşte tam da o karmaşanın içinde bazen bir gül filizlenir. Ne zaman açtığı fark edilmez belki ama bir gülüş yeter… O gülüş insanı hayata geri döndürür. Bahçeyi güzelleştirir, karanlığı biraz olsun aydınlatır. Dertler, tasalar bir anda yok olmaz; ama onlarla birlikte yaşamayı öğretir. Taş gibi duran ne varsa, zamanla taşa döner.
Sonra anlıyorsun…
Bu sevdadan kaçış yok. “Dönemem geri sevdalardan” demek biraz da budur. Can yaksa bile razı olmak, acı verse de vazgeçememek. Ondan gelen her şeye “başım gözüm üstüne” demek…
Hayat her zaman kolay değil. Hepimiz bazı dönemlerde yoruluyor, susuyor, içimize çekiliyoruz. Ama bazen biri gelir, sadece güler…
Ve sen yeniden hayata dönersin.
Belki de bu yüzden bazı şarkılar sadece şarkı değildir.
Bir hatırlatma, bir teselli, bir yeniden başlama cesaretidir.
Ve Bir Güldün, tam olarak bunu yapıyor.