Gazetecilik öyle bir meslek ki… Bir kere içine girince, çıkmak mümkün olmuyor. Ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş, bir yerlerde eksik kalıyorsun. Beş ay başka bir sektörde çalıştım. Farklı bir tempo, farklı bir düzen… Ama içimde hep aynı ses vardı: “Sen buraya ait değilsin!”
Geri döndüğümde anladım ki, ben haber yazmayı özlemişim. Köşe yazmayı, haber kovalamayı, “kim, nerede, ne demiş” diye araştırmayı… Hatta bazen uykusuz kalmayı bile özlemişim. Çünkü bu meslek sadece bir iş değil, bir yaşam biçimi. Gazetecilik mesai saatlerine sığdırılabilecek bir uğraş değil. Saat kaç olursa olsun, gün bitse de gündem bitmiyor. Mesai bittiğinde “beni ilgilendirmiyor” diyorsan, olup bitene dönüp bakmıyorsan, ne yazık ki bu mesleğin ruhunu da taşıyamıyorsun.
Gazetecilik 24 saat yapılan bir meslek ama bu bir zorunluluktan değil, gönülden gelir. Kimse sana “gündemi takip et” diye emir vermez. Sen zaten edersin. Çünkü merak edersin, sorarsın, araştırırsın. Teyakkuz hâli dediğimiz şey tam da budur. Kimisi için yorucu, kimisi için ağır… Ama zor olan her şey güzel değil midir?
Ne yazık ki bu zorluğu göğüsleyen insan sayısı gün geçtikçe azalıyor. Her geri döndüğümde gördüğüm manzara biraz daha içimi burkuyor. Yeni mezunlarda o heyecanı, o “ben buradayım” deme cesaretini eskisi kadar göremiyorum. Çoğu sadece mesaisini doldurmanın, günü bitirmenin derdinde. Kolaya kaçılıyor, sorumluluktan uzak duruluyor. Oysa gazetecilik masa başında biten bir iş değildir; sokağın, kalabalığın ve gerçeğin tam ortasında yapılır.
Bir de işin ekran önü tarafı var… Görünür olma isteği, ekranda olma arzusu. Ama perde arkasına geçtiğinde haber yazmayı bilmeyen, metin kuramayan, cümleleri toparlayamayan insanlar çıkıyor karşımıza. Bir haberi yazmayı bilmeyenin, ekrandan haber sunmasına nasıl göz yumulabilir? Çünkü ekran, haberi yaşayanın yeridir; görünür olmak için değil, gerçeği görünür kılmak için.
Gazetecilik kendinden çok şey götürür; yorgunluk, stres, bazen değersizlik hissi… Ama yine de kopamazsın. Çünkü haberin kokusunu bir kez alan, o kokudan bir daha asla vazgeçemez.