Bilince çıkarmadığımız her şey hayatta kader olarak karşımıza çıkar.”
Carl Gustav Jung
Okullardaki Şiddet ile başa çıkma yollarından biri de Psikolojideki Gölge Yanlarımız üzerinde çalışmalar başlatılması yararlı olacaktır.
Tercüman ÖZGÜR ERTANA tarafından Türkçe'ye çevrilen ve Derleme niteliğindeki GÖLGEYLE BULUŞMA adlı kitap konuyu öğrenmek isteyenler için iyi bir rehber kitap olacağını düşünüyorum.
Hiddet, kıskançlık, yalan söyleme, hınç, suçlama, açgözlülük… Bu yasak hisler ve davranışlar karanlıkta kalan ve inkâr ettiğimiz tarafımızdan yani kişisel gölgemizden ortaya çıkar. Herkesin bir gölgesi vardır ve bilinçli yaşamında birey ona ne kadar az yer verirse gölge o denli karanlık ve yoğun olur. Birisine karşı açıklanamaz bir antipati hissettiğimizde, kendimizde uzun süre gömülü kalmış, kabul edilemez bir özellik keşfettiğimizde, öfke, haset veya utançtan bunalıp bu duygulara yenik düştüğümüzde gölgemizle karşılaşırız.
Gölge yalnızca bireysel bir sorun değildir. Grupların ve toplumların da ırkçılık, günah keçisi bulma, düşman yaratma ve savaş gibi tehlikeli davranışlara götüren kolektif gölgeleri vardır.
ÖZGÜR ERTANA KİMDİR ?
Nisan 1970’de İstanbul’da doğdu. Ortaokul ve liseyi Erenköy Kız Lisesinde okudu. 1989’da İngilizcesini geliştirmek için Londra’ya gitti. O tarihten beri Londra’da yaşayan Ertana Londra Üniversitesi -SOAS’tan mezundur. İngiltere’nin Ulusal Sağlık Kuruluşu adına hastanelerde ve diğer sağlık ve psikoloji merkezlerinde tercüman olarak çalışır. 2000’li yılların başından itibaren psikolojiye duyduğu ilgi sebebiyle yine Londra Üniversitesi -Birkbeck bünyesinde biri yüksek lisans seviyesinde olmak üzere birçok eğitime katılmıştır. Bunların arasında Tavistock geleneğine dayalı, deneyimsel grup dinamiklerini psikodinamik yaklaşımla inceleyen Psikodinamik Danışmanlık ve Organizasyon/Örgüt psikolojisi de bulunur. Jungiyen psikolojiye ilgisi yirmi yıllık bir geçmişe dayanır. 1979’dan 2019’daki vefatına kadar Guild of Pastoral Psychology’nin koordinatör ve kurul başkanı olan Diana Grace-Jones’tan Birkbeck bünyesinde analitik psikoloji dersleri almıştır. Bu alandaki öğrenimine 2021’den itibaren Dr. James Newell ile devam etmektedir. Aynı zamanda GLL Better merkezlerinde bedendeki hisleri geri bildirim olarak kullanma odaklı yoga dersleri veren Ertana, 2015 yılından itibaren Sanat Terapisti Federica Dalla Vechia ile yoga ile sanat terapisinin kimi öğelerini harmanlayan atölyeler düzenlemektedir.
GÖLGEMİZ
Öfke, Kıskançlık, Utanç, Yalan söyleme, Kin, Şehvetten, Açgözlülük, intihar ve Cinayet eğilimleri gibi olumsuz duygu ce davranışlar kurallara uyan tarafımızca maskelenmiş olarak yüzeyin hemen altında saklı bekler. Bunlar psikolojide, bir çoğumuz için vahşi ve keşfedilmemiş bir bölge olarak kalan " KİŞİSEL GÖLGE" adıyla bilinirler.
İngiliz Psikanalist Molly Tuby, bilmeyerek de olsa her gün gölgeyle karşılaştığımız altı farklı durum ileri sürer :
*Başkalarıyla ilgili abartılı hislerimize (Bunu yapmış olabileceğine inanamıyorum ! veya "Bu kıyafeti nasıl giyer anlamıyorum !" )
*Bize ayna olma işlevini gören kişilerin olumsuz geri bildirimlerini ("Bu beni aramadan üçüncü geç karışınca!")
*Farklı insanlar üzerinde sürekli bir şekilde aynı rahatsız edici etkiyi yarattığımız etkileşimlere ("Ben ve Sam senin bize dürüst davranmadığını hissediyoruz.")
*Dürtüsel ve Kasıtsız eylemlerimizde ("Ay ben böyle demek istememiştim !)
*Aşağılandığımız durumlarda ("Bana böyle davranması beni çok utandırıyor.")
*Başkalarının hataları karşısında hissettiğimiz abartılı ödkede ("İşini bir türlü zamanında bitiremiyor! " ya da "Vay be ! Cidden kilosunu kontrol edemiyor.")
Güçlü utanç ve öfke duygularına kapıldığımız veya davranışının uygunsuz olduğunu fark ettiğimiz böyle zamanlarda beklenmeyen bir şekilde patlak veren gölgedir.
Bugün gazeteyi her açtığımızda veya akşam haberlerini her izlediğimizde insan doğasının karanlık yüzüyle karşı karşıya kalıyoruz.
KOLEKTİF GÖLGE (İNSANİ KÖTÜLÜK) , hemen her yerde gözlerini dikmiş bize bakıyor: Gazete manşetlerinden bağırıyor; sokaklarımızda dolaşıyor ; Evsiz, barksız kapı aralarında uyuyor,i ; şehirlerimizin kenar mahallelerinde seks dükkanlarını mesken tutuyor ; yerel tasarruf ve kredilerden paramızı zimmetine geçiriyor ; aklını yitirmiş liderlere silâh satıyor ve kârını gerici isyancılara veriyor ; güce aç politikacıları yozlaştırıyor ve adalet sistemimizi yoldan saptırıyor ; işgâlci orduları sık ormanlardan ve kum çöllerinden geçiriyor ; gizli borularla nehir ve okyanuslarımızı kirletiyor ve yiyeceklerimizi görünmez böcek ilâçlarıyla zehirliyor.
Bir çok birey ve grup yaşamın sosyal anlamda kabul gören tarafını ifade ederken diğerleri ağırlıklı olarak toplumca reddedilen tarafını hayata geçiriyor. Bunlar olumsuz grup yansıtmalarının hedefi haline geldiği zaman kolektif günah keçisi bulma, ırkçılık yapma veya düşman yaratma şekline bürünüyor. Komünizm karşıtı Amerikalılar için S.S.B.C. kötü imparatorluk. Fanatik Müslümanlar için Amerika en büyük şeytan. Nazilere göre Yahudiler ve haşarat Bolşevikler, Çileci rahiplerin dediğine bakılırsa cadılar şeytan ile aynı kulvarda yüzüyor. Güney Afrikalı ırkçı ayrılık savunucularına veya Ku Klux Klan'ın Amerikalı üyelerine göre siyahlar insandan aşağı varlıklar ve beyazlara tanınan hak ve ayrıcalıklara lâyık değiller.
Ailelerin de toplumlarda olduğu gibi oturmuş tabuları ve yasak, alanları vardır. AİLE GÖLGESİ, bir ailenin bilinçli farkındalığınca reddedilen her şeyi ; ailenin öz imajını fazlaca tehdit ettiğini düşündüğü duygu ve eylemleri içerir. Bu, namuslu ve muhafazakâr Hıristiyan bir ailede sarhoş olmak veya başka inançtan birisiyle evlenmek olabilir ; Önceden toplumumuzda kadına uygulanan şiddet ve öocuk istismarı aile gölgesinde saklanıyordu; bunlar günümüzde geniş çapta gün ışığına çıktılar.
TOPLUM OLARAK BU KONULARDA DAHA BİLİNÇLİ OLACAĞIMIZ GÜNLERİN BİR AN ÖNCE GELMESİNİ DİLİYORUM !
