ANADOLU KULÜPLERİ YETİM KALDI:  ERTELEME ADALETSİZLİĞİ

Kübra HASÇALIK

08-08-2025 16:36

Süper Lig'de her sezonun başında büyük umutlarla yola çıkan Anadolu kulüpleri, çoğu zaman yalnız bırakıldıklarını hisseder. Ancak bu kez mesele sadece maddi yetersizlikler, kadro derinliği ya da medya ilgisizliği değil. Bu kez mesele, eşitlik ilkesinin federasyon düzeyinde ne kadar uygulanabildiğiyle ilgili oldu.

 

Beşiktaş'ın Avrupa Konferans Ligi maçı nedeniyle Süper Lig'deki Kayserispor karşılaşmasının ertelenmesi, uzun süredir dillendirilen "büyük kulüplere ayrıcalık" algısını yeniden gündeme taşıdı. Elbette bir Türk takımının Avrupa’da başarı elde etmesi hepimizin temennisidir. Ancak bu başarı arayışı, içeride başka kulüplerin haklarını örseleyerek sağlanmamalıdır.

 

Kayserispor, 2024-2025 sezonu öncesinde ciddi ekonomik sorunlar ve transfer yasağı gibi engellerle boğuşurken, sezon planlamasını da buna göre yaptı. Teknik direktör Markus Gisdol’un hazırlık dönemi çalışmaları, kamp programı ve takımın mental ritmi tamamen bu tarihe göre şekillendirildi. Ancak ligin başlamasına günler kala alınan bir "erteleme" kararıyla bu düzen bir anda bozuldu.

 

Kayserispor’un lige hazır hale gelmesi için yaptığı tüm çabalar boşa mı çıktı? Takım psikolojik olarak sezon açılışı için hazırlanmışken şimdi bir hafta daha beklemek zorunda. Bu ertelenen maçın tarihine göre yeniden planlama yapılacak, rotasyon değişecek ve belki de bu süreç başka sakatlık risklerine yol açacak.

 

TFF’nin bu kararı alırken Kayserispor'un görüşünü ne kadar dikkate aldığı ise ayrı bir soru işareti. Çünkü geçmişte Avrupa’da mücadele eden Anadolu kulüplerinin hiçbirine bu denli kolay erteleme hakkı tanınmadı. Hatırlayalım, Sivasspor Avrupa Ligi'nde zorlu maçlar oynarken, ligde hiçbir maçı ertelenmedi. Aynı durum Konyaspor ve Alanyaspor için de geçerliydi.

 

O zaman burada şu soruyu sormak kaçınılmaz: Erteleme kararları sadece İstanbul takımları için mi geçerli?

 

Bu yaklaşım, sadece Kayserispor'u değil; tüm Anadolu takımlarını etkiliyor. Küçük bütçelerle büyük hayaller kuran kulüpler, federasyonun kararlarında da eşit şekilde temsil edilmek istiyor. “Adalet” kavramı sadece saha içinde değil, saha dışında da uygulanmak zorunda.

 

Kayserispor camiası ve taraftarları, bu kararla bir kez daha federasyonun çifte standardına maruz kalmıştır. Erteleme talebi haklı olsa bile, bu talebin karşı tarafa getireceği olumsuzluklar dikkate alınmadan alınan kararlar güven sarsar. Üstelik bu durum, Anadolu kulüplerinin federasyona olan inancını da zedeler.

 

Lig uzun bir maraton. Ancak bu maratonun başında bazı takımlara “özel koruma” zırhı, diğerlerine ise “kendi başının çaresine bak” anlayışı verilirse, bu lig hiçbir zaman adil bir yarış alanı olmaz.

 

Kayserispor örneği, bu ülke futbolunun sadece üç büyüklerden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Eğer gerçekten Avrupa'da başarı isteniyorsa, bunun yolu içeride adaleti sağlamaktan geçer. Aksi takdirde Anadolu kulüpleri sadece rakip değil, aynı zamanda mağdur olmaya devam eder.

 

Ve biz, her sezon başında aynı köşe yazılarını kaleme almak zorunda kalırız:

"Anadolu kulüpleri yine yalnız, yine yetim."

DİĞER YAZILARI Futbol Neden Sadece "Futbol" Değildir? 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Sessiz Savaşçı 01-01-1970 03:00 Bir Maçtan Fazlası: Dünya Kupası Yolunda Türkiye 01-01-1970 03:00 Telefonu Değil, Kendimizi Şarj Etmeye İhtiyacımız Var 01-01-1970 03:00 Ben Kahve Kadınıyım, Sen Seversin Sevmezsin… 01-01-1970 03:00 İnsanın İçindeki Kara Köpek 01-01-1970 03:00 Ölümün Öğrettikleri 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Bahar… 01-01-1970 03:00 Sevgi mi, Tahammül mü? İlişkilerin İnce Çizgisi 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi Neden Kısılıyor? 01-01-1970 03:00 Erciyes Dağı ve Turizmin Dönüşümü 01-01-1970 03:00 Toplumsal Empati Neden Azaldı? 01-01-1970 03:00 Herkes Konuşuyor, Kimse Dinlemiyor 01-01-1970 03:00 Komşuluk Kültürü Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 İnsanların Birbirine Güveninin Azalması 01-01-1970 03:00 İnsan Olmanın En Zor Tarafı: Adaletli Kalabilmek 01-01-1970 03:00 Görgü ve Nezaketin Kaybolan Değeri 01-01-1970 03:00 İyi Niyetin Sınırı Olmalı mı? 01-01-1970 03:00 Hız Çağında Yavaş Kalabilmenin Cesareti 01-01-1970 03:00 Sosyal Medyada Üslup Neden Gerçek Hayattan Daha Sert? 01-01-1970 03:00 Dinlemeyi Unutan Toplum: Herkes Konuşuyor, Kimse Duymuyor 01-01-1970 03:00 Hayatı Kaçırmayın 01-01-1970 03:00 Her Şeyin Başı Huzur! 01-01-1970 03:00 İyi Niyet Sömürüye Açık Kapı Değildir! 01-01-1970 03:00 Futbolda Taraftarlığın Cinsiyete Sıkıştırılması 01-01-1970 03:00 Dayak Arsızına Laf Anlatılmaz! 01-01-1970 03:00 Dil Belası: Bir Sözle Yıkan, Bir Sözle Yıkanan İnsan 01-01-1970 03:00 Dil Belası: Üslup ve Kelimelerin Çekim Gücü 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka Çocuklara Yasak mı? 01-01-1970 03:00 Masumiyet Müzesi: Aşkın Fedakarlıkla, Vefayla ve Nezaketle İmtihanı 01-01-1970 03:00 Tahammül Eşiği Neden Bu Kadar Düştü? 01-01-1970 03:00 Dinlemeyi Unutan Toplum: Herkes Konuşuyor, Kimse Duymuyor 01-01-1970 03:00 Empati Yorgunluğu: Sürekli Anlayan Taraf Olmak 01-01-1970 03:00 Üslubun Sessiz Gücü: İletişim ve İş Yaşamında Tarzın Etkisi 01-01-1970 03:00 Tevazu Terbiyesi ve İnsanı İnsana Yaklaştıran Zarafet 01-01-1970 03:00 Kelimelerin Gücü ve Empatinin Dili 01-01-1970 03:00 İletişim: İnsanlığın En Güçlü Bağı 01-01-1970 03:00 BİLİŞSEL ÇELİŞKİ: KENDİ GERÇEKLİĞİMİZLE SAVAŞ 01-01-1970 03:00 Beden Sosyolojisi: Güzellik Algısı ve Toplumsal Baskılar 01-01-1970 03:00 Dijitalleşme ve Sosyal Medya: Yeni Neslin Görünmez Zincirleri 01-01-1970 03:00 Göçün Sosyolojik Yüzü: Kimlik, Kültür ve Çatışma 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Çağında Kimlik Arayışı 01-01-1970 03:00 Bütçeler Artıyor, Başarı Neden Gelmiyor? 01-01-1970 03:00 TRİBÜN KÜLTÜRÜ: FUTBOLUN NABZI, TARAFTARIN KİMLİĞİ 01-01-1970 03:00 YENİ BİR SAYFA: GİSDOL İLE UMUDA YOLCULUK 01-01-1970 03:00