Kayseri bu hafta kendi içine sığamadı…
Şehrin soğuğuna rağmen sokak aralarında gezen sıcak dedikodular içimizi ısıtmaya yetti de arttı bile… Isınmaya şöyle başlayalım isterseniz:

Kayserili meşhur et tüccarımızın garajına yeni bir oyuncak eklediği konuşuluyor. Renginin sarı mı, yoksa göz alıcı turuncu mu olduğuna karar verilememiş ama markasının ‘Lamborghini’ olduğu dillerden düşmüyor. Tabii bu konuyla bağlantılı olarak, son zamanlarda trafikte belirgin bir artış gösteren “kırmızı atlı arabalar” da (Ferrariler!) vatandaşın diline düştü.


“Kayseri’ye ne oluyor? Bu kadar lüks araçlar bir anda nasıl türedi?” diye soranların sayısı da artık araçların sayısıyla yarışır hale geldi.
Araçların kimlere ait olduğu ise…
-eh, orasını kimse açıkça söylemiyor, ama herkes kendi listesinde birkaç isim tutuyor.

Bilinen diğer et ve şarküteri zinciri ise , “Sadece bir ay sürecek” dediği sucuk kampanyasını tam 1 yıldır bitiremedi. Bu ‘BİTMEYEN ATEŞ’ de neyin nesi!
“Zararına satış” diyenler var.
“Stok eritiyorlar” diyenler var.
“Durumları mı sıkıntıda?” diye soranlar da az değil. 365 günlük indirim masalına ise bakalım kimler kanıyor…

Kayseri’nin sokakları sessiz görünse de, şehir kendi içindeki en hareketli günlerinden birini yaşıyor. Bu hafta kulislerde dolaşan söylentiler, çarşıdaki fiyatlardan çok daha ateşli… Kayseri’nin tanınmış iş insanlarından biri hakkında dolaşan bir söylenti var.
Organize Sanayi’deki yoğun temposunun arasında, şehir merkezindeki bir binasında kendine ve dostlarına özel bir “ara nokta” ayırdığı konuşuluyor. Söylentiye göre beyefendi her gün öğle vakti
“Kafasını toparlamak, ortam değiştirmek ve kısa bir nefes almak” için buraya uğruyor, ardından tekrar tesislerine dönüyormuş.
Bu mekik kendisini yormuyor herhalde ki aksatmadan dokuyormuş.
Bu hoş sohbetlerde ne dönüyor, ne konuşuluyor bilinmez… Kayseri’nin en merak edilen detaylarından biri hâline geldiği bilinir oldu.

Kayseri iş çevrelerinde haftalardır konuşulan bir diğer konu da E.B. ile G.Ş. arasındaki soğuk rüzgârlar.
İki isim arasındaki mesafenin neden açıldığı tam bilinmiyor ama ortaya dökülen söylentiler bir hayli renkli. Sosyal medyanın da gücüyle kendilerini gösteren bu isimler dedikodular sayesinde yükselişte…

Gelelim haftanın en flaş gündemine…
Şehirde henüz kapılarını yeni açan gece kulübünde, ünlü bir sanatçıyı izlemek için kişi başı ödenen 40 bin TL gerçekten züğürdün çenesini yormuş durumda…
Kimileri “O paraya bir düğün yapılır!” derken, kimileri de “Demek ki isteyen çok ki veriliyor…” yorumunda bulunuyor. Unutmayalım: Bunların hepsi şehir söylentisi.
Gerçeği bilenler konuşmuyor, konuşanların bildiği ise yarım yamalak.

Bu sıcak fısıltılardan kendimizi serinlemek için Erciyes’in eteklerine attığımızda ise kendimizi adeta uluslararası buluşmaların ortasında buluyoruz.
Sebebi şu: Şehirde konuşulanlara göre, bir grup Amerikalı yatırımcı ve spor tutkunu Erciyes’in pistlerine hayran kalmış. Aile boyu Erciyes turuna gelmişler.
Bazıları bu duruma “Turistik gezi”, bazıları ise “Yatırım kokusu almışlar” diyor.
Ben bilmem, duyarım…
Demek ki Erciyes’in ünü artık pastırmayla mantının ötesine geçti…
Hepsi söylenti.
Hepsi şehir efsanesinin taze bölümleri…
Ben sadece duyduklarımı, kulağıma fısıldananları sizlere aktarıyorum.

Kayseri’nin sokakları anlatır,
ben kalemle tamamlarım.