Kayseri’de Görünen Gölge: Şehir Bunları Konuşuyor
Kayseri’nin en büyük özelliği şudur: Bir şey gerçekten olmuşsa kimse konuşmaz,
hiç olmamışsa herkes konuşur.
Peki biz neyi konuşuyoruz?
İşte tam da burada aklıma geçen hafta Kayseri’ye İstanbul’un gastronomisinde yıldız kabul edilen bir restoran patronunun geldiği söylentisi geldi.
Bu olay şehirde sessiz bir dalgalanma yaratmışa benziyor. Görüntü var mı? Yok.
Açıklama var mı? Yok. Ama konuşulanlar o restorandaki yemekler kadar iştah açıcı.
Rivayete göre bu tanınmış isim, Kayseri’de “tesadüfen” bulunmadı. Tesadüf zaten Kayseri’de nadir görülen bir kavramdır. Söylentiler, kendisinin bazı iş dünyasının ağır ama sessiz isimleriyle aynı masalarda, aynı saatlerde ve aynı “fazla tesadüf”lü mekânlarda bulunduğu yönünde.
Peki kim bu iş insanları? Yeni açılacak lüks otelle alakalı olabilir mi? Daha ilginci şu:
Önümüzdeki haftalarda bazı tanınmış ünlülerle Kayseri’ye yeniden uğrayacağı fısıltısı dolaşıyor. “Yeniden” kelimesinin altını çizelim; çünkü bu şehire kimse ilk defa gelmez, vardır bir planları…
Gelelim haftanın asıl dedikodu tabağına…
Kayseri’nin meşhur restoranlarından birinde adeta ünlü sirkülasyonu yaşanıyor. Kapıdan giren içeridekine bakıyor, içerideki dışarıyı süzüyor. Tam bir kurtlar sofrasına benziyor. Bu sofranın başında her hafta bir ünlü isim var ve sofrayı Kayseri’nin gönlü geniş iş insanları dolduruyor. Neden gönlü geniş dediğimi bu mekanı arayarak bir masa ayırtmada kişi başı ücretin ne kadar olduğunu sorarsanız anlayacaksınız. Çarşıda ki pazarlık buraya uymuyor demek ki!
Konser gecelerine gelince…
Bu etkinliklerde, ön sıraların kimlere ayrıldığı konusu sır gibi. Özellikle Özcan Deniz konseri için “ön masalar” meselesi, cemiyet sohbetlerinin ana maddesi hâline gelmiş durumda. Kim davetliydi, kim davetsizdi, kim davetli ön sıralarda davetli olmak için mekanı telefon trafiğine tuttu…
Bunların hepsi elbette iddia. Ama Kayseri’de iddialar en fazla bu mekandan çıkıyora benziyor. Söylentilere göre mesele sadece Kayseri sınırlarında kalmamış. Hatta bu popüler mekânda Hollandalı bir ailenin aylar öncesinden masa ayırttığı konuşuluyor.
Tüm bu fısıltıların arasında kendi köşemde şunu düşünüyorum. İnsanlar bu kadar koşuşturmanın arasında bu kadar fısıltıyı nasıl taşıyıp gittiği yere bırakıyor?
(Ben de onlara yardım etmiş oluyorum.)
Ticaretin şehri Kayseri’de pazarlık bu kadar meşhurken insanlar nasıl bu kadar para harcıyor?
(Ben de onları ortaya çıkarmış oluyorum.)
Sonuç? El emeği göz nuru bir Köşe Arası Fısıltıları…