Kayseri’nin tarih boyunca süregelen ticaret merkezi olma niteliği, binlerce yıl öncesine uzanan çarpıcı insan hikâyelerini barındırıyor. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, MÖ 2. binyılın başlarında Mezopotamya’dan Kayseri’ye uzanan ticari ve sosyal yolculuğu dikkat çeken ayrıntılarla aktardı.
Kalay ve Kumaş Getirip Kalıcı Hayat Kurdular
MÖ 2. binyılın başlarında Asur’dan yola çıkan tüccarların ilk amacının Anadolu’ya kalay ve kumaş getirip karşılığında altın ve gümüş almak olduğunu belirten Cıngı, Kaniş’in büyümesiyle ticaretin geçici bir yolculuktan kalıcı bir hayata dönüştüğünü vurguladı. Asurlu tüccarların zamanla Kayseri’de ev edinmeye, yıllarca burada yaşamaya ve yerel toplumla güçlü bağlar kurmaya başladıklarını ifade etti.
24 Bin Tablet Gündelik Hayatın Şifrelerini Çözüyor
Kültepe kazılarında gün ışığına çıkarılan 24 bin çivi yazılı tabletin yalnızca ticari sözleşmelerden ibaret olmadığını vurgulayan Murat Cahid Cıngı, belgelerin insani ve sosyal boyutuna ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Bugün elimizde bulunan tabletlerde yalnız ticaret sözleşmeleri, faturalar, mahkeme kayıtları bulunmuyor. Evlilikler, boşanmalar, ev tapuları, borçlar ve aile içindeki ekonomik ilişkiler sayesinde dört bin yıl önce Kaniş’te yaşayan insanların gündelik hayatına, hatta yedikleri yemeklere kadar girebiliyoruz."
Belgelerde Evlilik ve Boşanma Kayıtları Yer Alıyor
Çıkarılan tabletlerde Asurlu erkekler ile Kayserili kadınlar arasındaki evliliklerin somut izlerinin yer aldığını belirten Cıngı, Asurlu tüccar Pilah-İštar ile Kayserili Walawala adlı kadının evlilik ve boşanma kayıtlarının dahi tabletlerde yer bulduğunu aktardı.
Birkaç nesil içinde yaşanan bu büyük dönüşümün Kaniş'i uluslararası bir buluşma noktası haline getirdiğini belirten Cıngı, ticaretin insanları sadece aynı pazarda buluşturmadığını, zamanla aynı şehirde yaşamaya ve aile kurmaya da alıştırdığını ifade ederek, "Dört bin yıl önce Kayseri’ye ticaret için gelen bazı Asurluların yolculuğu Kayseri’ye damat olmakla sonuçlanıyordu" değerlendirmesinde bulundu.
