Kamuoyunda “süresiz nafaka” olarak bilinen uygulamaya ilişkin Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararın ardından, nafaka yükümlülüklerinin sona erdiğine yönelik yanlış bir algı oluşabileceğini belirten avukat Samet Yalçın, vatandaşları uyardı. Anayasa Mahkemesi’nin haziran ayında verdiği kararla ilgili değerlendirmede bulunan Yalçın, kararın henüz yürürlüğe girmediğini belirterek, “Artık nafaka ödenmeyecek mi, nafaka ödememize gerek kalmadı mı?” şeklinde bir algının oluşabileceğini ifade etti.
Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 9 ay sonra yürürlüğe gireceğini belirten Yalçın, mevcut nafaka yükümlülerinin bu süreçte ödemelerini düzenli şekilde sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Yalçın, “Şu an halihazırda mevcut nafaka yükümlülüğü bulunan kişilerin nafaka ödemelerini yapmaya devam etmesi gerekiyor. Bu karardan hareketle ‘Artık nafakamızı ödemeyelim’ şeklinde bir düşünceye kapılmak ileride hukuki sıkıntılara yol açabilir. Şu an halen mevcut yasa hükümleri geçerliliğini koruyor” dedi.
Süresiz nafaka ibaresinin kanun metninde yer almasına rağmen, nafakanın belirli şartların oluşması halinde daha önce de kaldırılabildiğini veya değiştirilebildiğini ifade eden Yalçın, nafaka yükümlüsü ya da alacaklı kişinin durumunda meydana gelen değişikliklerin mahkemeye taşınabileceğini söyledi.
Yalçın, nafaka alacaklısının veya nafaka yükümlüsünün ölümü halinde nafakanın kendiliğinden sona erebildiğini belirterek, bunun yanı sıra nafaka alacaklısının evli olmadığı halde evliymiş gibi hayat sürmesi halinde de nafakanın kaldırılmasının mümkün olduğunu aktardı.
Nafaka alacaklısının yoksulluktan kurtulması durumunda da nafaka yükümlüsünün mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep edebileceğini kaydeden Yalçın, mevcut uygulamada nafakanın şartlara göre azaltılması, artırılması veya tamamen kaldırılması yönünde hukuki yolların bulunduğunu ifade etti.
Yalçın, vatandaşların Anayasa Mahkemesi’nin kararını gerekçe göstererek mevcut nafaka ödemelerini kendiliğinden durdurmamaları gerektiğini belirterek, hukuki durumun kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte yeniden şekilleneceğine dikkat çekti.