Kayseri Kültür Yolu Festivalinde 34 Lezzet Noktası Ziyaret Edildi

Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Kayseri Kültür Yolu Festivali, şehrin köklü mutfak kültürünü gastronomi dünyasının isimleriyle bir araya getirdi.

Gündem - 13-09-2026 13:59

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında Kayseri’de bulunan gastronomi profesyonelleri, öne çıkan işletmeleri ziyaret ederek şehrin geçmişten günümüze uzanan lezzetlerinin izini sürdü, şehre yolu düşenler için “tatmadan dönmeyin” listesi hazırladı. Şefler ve gastronomi yazarları; Kayseri mantısı, yağlama, Develi cıvıklısı, fırın ağzı, pastırma, nevzine ve yöresel fırın yemeklerini kentin mutlaka denenmesi gereken lezzetleri arasında gösterdi.

Melikgazi, Kocasinan, Talas, İncesu, Develi, Bünyan ve Hacılar ilçelerinde yer alan 34 Lezzet Noktası; geleneksel esnaf lokantalarından restoranlara, fırın ve pastanelerden çiftliklere, kahve, şekerleme ve turşu dükkanlarına uzanan geniş bir seçki sundu. Kayseri mantısı, yağlama, pöç, fırın ağzı, Develi cıvıklısı, pastırma, nevzine, gilaburu, kelle paça ve içli kete gibi kentin öne çıkan lezzetlerinin yanı sıra Çerkes mutfağı ve yerel kahvaltı ürünleri de bu gastronomi rotasında yer aldı.

Kayseri Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına gastronomi yazarı, araştırmacı ve yemek kültürü yapımcısı İdil Açıkalın ev sahipliği yaptı. Şef Ahmet Gündoğar, şef Hilal Kayış Sungur, gastronomi yazarı Faruk Şüyün ve gastronomi yazarı Reha Tartıcı ise programın konukları arasında yer aldı. Gastronomi dünyasının isimleri, Lezzet Noktalarını ziyaret ederek Kayseri’nin hamur işlerinden et yemeklerine, şarküteri ürünlerinden tatlılarına uzanan zengin mutfak kültürünü deneyimledi.

“KAYSERİ’YE GELENLER ÖNCE FIRINDAKİ ET YEMEKLERİNİ TATMALI”

Programın ev sahibi İdil Açıkalın, Kayseri’ye ilk kez gelenlere kentin geleneksel fırın yemeklerinden başlamalarını önerdi. Kayseri güveci, fırın ağzı ve mevsiminde Yamula patlıcanıyla hazırlanan pehlinin kentin öne çıkan lezzetleri arasında bulunduğunu belirten Açıkalın, Kayseri’nin sabır ve emeğe dayanan mantı çeşitlerinin de mutlaka denenmesi gerektiğini söyledi. Açıkalın, ziyaretçilere ayrıca pastırmanın tadına bakmalarını, mevsiminde İncesu’daki üzüm bağlarını ve Yahyalı’daki elma bahçelerini keşfetmelerini tavsiye etti.

Kayseri mutfağının yalnızca yemeklerden değil, binlerce yıllık üretim ve sofra kültüründen beslendiğine dikkat çeken Açıkalın, Kültepe’de bulunan yaklaşık 4 bin yıllık yazılı tabletlerin bu coğrafyadaki üretim ve ticaret kültürüne ışık tuttuğunu belirtti. Tahıl üretimi ve depolamadan et işlemeye, bağcılıktan ticarete uzanan birikimin bugünün Kayseri mutfağında da izlenebildiğini ifade eden Açıkalın, şehrin gastronomi kültürünü Anadolu’nun üretme, saklama, muhafaza etme ve ticaret geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olarak değerlendirdi.

Açıkalın, gastronominin seyahat tercihlerindeki öneminin giderek arttığını belirterek Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Kayseri’nin yerel üreticilerine, esnafına ve gastronomi kültürünün tanıtımına önemli katkı sağladığını ifade etti.

KÜÇÜK BİR MANTI ATÖLYESİNDEN 4 BİN METREKARELİK ÜRETİM TESİSİNE

Çemen’s ikinci kuşak temsilcisi Ceyda Tiritoğlu, 2010 yılında annesi Hülya Tiritoğlu tarafından küçük bir mantı atölyesi olarak kurulan işletmenin bugün 4 bin metrekarelik üretim tesisinde faaliyetlerini sürdürdüğünü anlattı. Yaklaşık 15 yıldır Kayseri ve Anadolu’nun yöresel ürünlerini geleneksel yöntem ve reçetelerle ürettiklerini belirten Tiritoğlu, kadın istihdamının üretim modellerinin önemli bir parçasını oluşturduğunu söyledi.

Tepsi mantısı, Kayseri el mantısı ve Kayseri katmerinin en çok tercih edilen ürünleri arasında bulunduğunu ifade eden Tiritoğlu, pastırmalı su böreğinin de öne çıkan tatlardan biri olduğunu belirtti. Mantının hazırlanışındaki el işçiliğine dikkat çeken Tiritoğlu, özellikle mantıların büküm şeklinin kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirasın bir parçası olduğunu söyledi.

Tiritoğlu, Kayseri Kültür Yolu Festivali’nin şehrin gastronomi değerlerinin tanıtılmasına katkı sunduğunu belirterek farklı şehirlerden gelen ziyaretçileri Kayseri’nin geleneksel lezzetlerini deneyimlemeye davet etti.

ÇERKES MUTFAĞINDAN KAYSERİ YAĞLAMASINA UZANAN SOFRA

Gubate Restaurant İşletmecisi ve Şefi Ahmet Yılmaz, 2013 yılından bu yana Kayseri’nin yöresel yemekleri ile Çerkes mutfağının örneklerini ziyaretçilerle buluşturduklarını söyledi. Kayseri’ye ilk kez gelenlere Çerkes mutfağının öne çıkan tatlarından salüve ve gurüzenin yanı sıra Kayseri mantısı, tepsi mantısı ve Kayseri yağlamasını önerdi.

Kayseri mutfağının el işçiliği, ustalık ve emek üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Yılmaz, özellikle mantı çeşitlerinin hazırlanmasının uzun bir süreç ve önemli bir zanaat gerektirdiğini belirtti.

Mutfağında kullandıkları ürünleri mümkün olduğunca yakın çevredeki üreticilerden temin ettiklerini ifade eden Yılmaz, Yahyalı çileğinden reçel, yerel ürünlerden turşu hazırladıklarını, mutfakta kullandıkları patatesi ise Pınarbaşı’ndan aldıklarını söyledi. Yılmaz, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında çevre şehirlerden Kayseri’ye gelen ziyaretçilerin Lezzet Noktalarına da ilgi gösterdiğini ve festivalin işletmelere hareketlilik kazandırdığını ifade etti.

KAYSERİ’YE GELENLERİN TATMADAN DÖNMEMESİ GEREKEN 3 LEZZET

Kayseri Mutfak Sanatları Merkezi Tesis Sorumlusu Burhan Çakıcı da şehre gelen ziyaretçilere ilk olarak yağlama, Kayseri mantısı ve Develi cıvıklısını tatmalarını önerdi. Kayseri mutfağında tahıl, hamur işi, et ve yöresel tarım ürünlerinin bir arada kullanıldığına dikkat çeken Çakıcı, Develi’nin gacer buğdayı, Yahyalı’nın kirazı ve elması ile gilaburunun şehrin yerel ürün çeşitliliğini yansıttığını belirtti.

Kayseri güvecinde Yamula patlıcanı kullanmaya özen gösterdiklerini ifade eden Çakıcı, Kayseri Mutfak Sanatları Merkezi’nin şehrin yöresel ürünlerini tanıtmak ve ziyaretçilerin geleneksel lezzetleri bir arada deneyimlemesini sağlamak amacıyla hizmet verdiğini söyledi.

PASTIRMADAN NEVZİNEYE KAYSERİ’NİN ZENGİN MUTFAK MİRASI

Orta Anadolu’nun tarihi ticaret yolları üzerinde gelişen Kayseri mutfağı, et işleme ve saklama geleneğinin yanı sıra hamur işi çeşitliliğiyle öne çıkıyor. Şehrin simge lezzetlerinden pastırma, özel baharat karışımıyla hazırlanan çemeni ve kendine özgü üretim yöntemiyle Kayseri gastronomisinin en bilinen ürünleri arasında yer alırken; sucuk da kentin köklü et işleme geleneğini sofralara taşıyor.

Kayseri mantısı, küçük hamur parçalarının kıymayla doldurulup yoğurt ve tereyağlı sosla servis edilmesiyle şehrin en tanınan yemeklerinden biri olmayı sürdürüyor. İnce açılan hamurların kıymalı harçla kat kat buluşturulduğu yağlama ise Kayseri’nin paylaşım kültürünü sofraya taşıyor. Tahin, ceviz ve şerbetle hazırlanan nevzine de şehrin geleneksel tatlıları arasında öne çıkıyor.

KAYSERİ’NİN MUTFAĞINI KEŞFETMEK İÇİN 34 DURAK

Kayseri’nin merkezinden ilçelerine uzanan 34 “Lezzet Noktası”, kentin gastronomi zenginliğini farklı tatlar ve işletmeler üzerinden ziyaretçilerle buluşturuyor. Kayseri mantısı, yağlama ve pastırmanın yanı sıra fırın yemekleri, yöresel kahvaltılıklar ve geleneksel tatlılar da seçkide yer alarak şehrin mutfak çeşitliliğini ortaya koyuyor.

Köklü üretim geleneğinin yerel ürünler ve ustalıkla buluştuğu bu rota, ziyaretçilere Kayseri mutfağını farklı yönleriyle tanıma fırsatı sunuyor. “Lezzet Noktası” seçkisi, Kayseri mutfağının zenginliğini yerel ürünler ve geleneksel tarifler üzerinden görünür kılıyor.

Günün Diğer Haberleri