Benim kimseye küfür ettiğimi duydunuz mu? hiç argo konuştuğumu duydunuz mu? şimdi duyacaksınız…
Salak insanlara tahammülüm sıfır. Karaktersiz insanlara hiç yok. Bencil, iki yüzlü, her ortamda kendini parlatmaya çalışan, başkasının üstüne basarak yükselemeye çalışan insanlara da tahammülüm sıfır. Ve son dönemde fark ettim ki… etraf bu insanlarla dolu. Sanki birileri karakteri indirime sokmuş, herkes sıraya girmiş almış. Ama kimse dürüstlüğün, sadakatin, vicdanın etiketine bile bakmamış.
Gerçekten ne oldu bize? Ne zaman “dürüst olmak” safça bir şey haline geldi de, “yalan söylemek” bir meziyet gibi anlatılır oldu?
Bir dönem sosyal medya da “Evlilerin bile sevgilisi var” diye bir gönderi dolaşıyordu. Milyonlarca beğeni aldı. Altında da yüz binlerce yorum… Kimisi güldü, kimisi “vay be, ne doğru” dedi. Düşünsene, aldatmak bile artık mizah konusu. İnsanların karakter zafiyetlerini espriyle süsleyip “normal” hale getirdik. Ama ben gülemiyorum. Çünkü bu artık hayatın gerçeği oldu o kadar normalleşti ki aldatan karaktersizler çil yavruları gibi çoğaldı. Aldatan pişkin, aldatılan sessiz. Bencil olan “öz saygım var” diyor, karaktersiz olan “ben gerçekçiyim” diyor. Salakça davranan da “ben enerjimi koruyorum” diye geçiştiriyor. Herkes bir bahanenin arkasına saklanıyor. Kimse “yanlışım, ben karaktersizim” demiyor.
Sosyal medyada “Ben kimseyi kandırmam, sadece insanları kendi oyunlarında boğarım.” gibi cümleler paylaşılıyor ve bu, havalı bulunuyor.
Havalı değil kardeşim, karaktersizliğin dijital versiyonu bu.
Eskiden insanlar utanırdı. Şimdi utanmamakla övünüyorlar.
Eskiden insan söz verince tutardı. Şimdi “söz vermek” bile fazla sorumluluk gibi geliyor.
Eskiden sevgi, emekti. Şimdi ilişki; ego tatmini, takipçi sayısı, story paylaşımıyla ölçülüyor.
Biri çıkar, birine kötülük yapar, sonra “ben kendimi korudum” der. Hayır, sen kendini değil, vicdanını kaybettin. Bir başkası sevgilisini aldatır, “bir kere yaşadım” der. Aciz iki yüzlü insanların hep bir bahanesi var. Ama bunlara benim diyeceğim de iki lafım var da… hem terbiyem el vermiyor hem de telif yememek için buraya yazmıyorum.
Artık kimse iyi insan olmaya çalışmıyor. Herkes “haklı görünmeye” çalışıyor. Herkesin dilinde aynı cümle: “Ben kimseye güvenmiyorum.” Ama kimse sormuyor: “Acaba ben güvenilir miyim?”
İyilik küçümseniyor, empati “zayıflık” gibi görülüyor.
Oysa karakter dediğin şey, kimsenin görmediği yerde gösterdiğin duruştur.
Artık herkes sahnede, herkes rolde.
Kimse gerçek değil. Herkes filtreden geçmiş bir benlik taşıyor.
Bazen düşünüyorum, bu kadar “ben” demekten “biz” olmayı unuttuk.
Çünkü bencillik, çağın yeni dini haline geldi.
Ben artık inanmıyorum insanların düzeleceğine bu toplumun ahlaki seviyesinin gün geçtikte artacağına olan inancım kalmadı artık. Geçen her yıl bu seviyenin azaldığına şahit tutuyor bize.
Ama yine de söylüyorum:
Salaklara, karaktersizlere, bencil, sahte insanlara tahammülüm yok.
Kusura bakmasın kimse, bu çağda “iyi kalmak” zor ve biliyorum, karakter bedava değil.
Ve herkesin harcı hiç değil.