TİP’in Kocasinan ilçesi Sahabiye Mahallesinde gerçekleştirilen parti binası açılışına, TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve partililer katıldı. Parti binası önünde açıklamalarda bulunan Erkan Baş, “Bazıları siyaseti paranın gücüyle yapıyor. Bazıları devletin imkanlarını ellerine almışlar, onun gücüyle yapıyorlar. Bazıları büyük sermayenin desteğiyle siyaset yapıyor. Biz emekçinin alınteri ile, alınterinden ayırdığı 3 kuruşla, 5 kuruşla siyaset yapmaya çalışıyoruz. O yüzden belki yürüyüşümüz istediğimiz hızla, istediğimiz coşkuyla, istediğimiz kararlılıkla gitmiyor. Belki dışarıdan bakan birisi ‘ne oluyor ya işte Kayseri'de bir tane parti binası açmışsınız ne önemi var’ diye düşünüyor. Ama bizim için o binalar sadece binadan, bir parti bürosundan ibaret değil. Oralar birer mücadele mevzisi. Biz burada işçinin, emekçinin, gençlerin, kadınların, yoksulların bugün belki bizi kendisine çok uzak gören ama emeğinden, alınterinden başka hiçbir şey olmayan emekçilerin mücadelesini, onların hayatını güzelleştirme mücadelesinin yeni bir mevzisini açmanın mutluluğuyla hareket ediyoruz. Şunu herkes bilsin. O büyük paralarla siyaset yapan partiler onların il binalarına girdiğinizde kendinizi çok küçük hissedersiniz” diye konuştu.
“BİZİM BİNALARIMIZDA VİCDAN VARDIR”
Sözlerini sürdüren Baş, “Onlar çok zengindir, ihtişamlıdır, işte çok güzel makam odaları vardır, önlerinde arabalar vardır, acayip ses düzenleri vardır. Ama açık söylüyorum kimse kusura bakmasın. Arkadaşlar onların içinde insan yoktur. İnsanlıktan çıktıktan sonra içeri giriyorlar. Bizim parti binalarımızda en fazla bir çayımız vardır, şekerimiz vardır. Ama onunla beraber bir mücadele azmi vardır, kararlılık vardır, akıl vardır, yürek vardır, dilek vardır, vicdan vardır. Biz onunla kavga ederiz. O yüzden de bizde parti binalarının açılışı aslında bir örgütün attığı ilk adım değildir. Oraya sosyalizm bayrağını diktiğimizin artık geri sökülmeyecek bir mevzi kazanıldığını dosta düşmana ilan edildiği merkezlerdir” ifadelerini kullandı.
“BİR MÜCADELE KALESİNİN AÇILIŞINI YAPIYORUZ”
Kayseri’de parti binası açmalarının önemine değinen Baş, şöyle konuştu: “Şunun altını baştan çizeyim. Herkes bilsin arkadaşlar. Bundan sonra Kayseri'de başı sıkışan her emekçinin kendisini evinde hissedebileceği bir mekanı daha var. Bundan sonra ‘ben üniversiteyi kazandım ama nerede yatacağım, nerede kalkacağım, gündüz karnımı nasıl doyuracağım?’ diyen her gencin dayanışmasını örgütleyebileceği yeni bir mücadele meclisi var. Haksızlığa uğrayan, 2. sınıf vatandaş muamelesi gören, sokağa çıkarken bile tereddüt etmesi, korku duyması istenilen her kadının başı sıkıştığında dayanışma evi olarak değerlendirebileceği bir yeni mücadele mevzimiz var. Biz bunun heyecanını, bunun coşkusunu, bunun mutluluğunu yaşıyoruz ve inanıyorum ki burası sadece Türkiye İşçi Partisi yöneticisi bir grup arkadaşımızın gelip gittiği bir yer olmayacak. Burası sadece Türkiye İşçi Partisi üyelerinin, Türkiye İşçi Partisine oy verenlerin gelip gittiği yer olmayacak. Bu topraklarda eşitlik için, özgürlük için, adalet için mücadele eden, mücadele edilmesi gerektiğini düşünen her arkadaşımızın kendisini ev sahibi hissedeceği, kendisini evinde hissedeceği bir mücadele kalesinin açılışını yapıyoruz. O yüzden çok heyecanlıyız. O yüzden çok mutluyuz.”
“TAM DA ZAMANINDA GELDİK”
Sözlerine devam eden Baş, “Belki biraz geç oldu. Bu konuda Kayseri kamuoyuna bir öz eleştiri borcumuz olduğunu da düşünüyorum. Kayseri Türkiye'deki en önemli emek mücadelesi alanlarından bir tanesi. En ağır sömürünün yaşandığı alanlardan bir tanesi. İnsanların yoksulluğa, sefalete, hukuksuzluğa en fazla uğradığı yerlerden bir tanesi. Türkiye İşçi Partisinin burada çok daha önceden çok daha güçlü biçimde örgütlenmesi lazımdı. Biz geç olduğunu düşünüyoruz. Ama aynı zamanda şunu söylüyoruz. Tam da zamanında geldik. Bakın bugün Türkiye siyasetinin içinde bulunduğu tabloyu bütünlüklü olarak değerlendirdiğimizde Kayseri'nin ne kadar çok Türkiye İşçi Partisi'ne, Türkiye'nin ne kadar çok Kayseri'de güçlü bir Türkiye İşçi Partisi'ne ihtiyaç duyduğunu da hep beraber görüyoruz” dedi.
