Milletvekili Cıngı, gazeteciliğin kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlayan onurlu bir meslek olduğunu belirterek, bağımsız ve çoğulcu medyanın vatandaşların farklı bilgi kaynaklarına ulaşabilmesi, farklı görüşleri karşılaştırabilmesi ve kendi kanaatlerini özgürce oluşturabilmesi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı.

Özellikle büyük insani trajedilerin yaşandığı dönemlerde gazetecilerin güvenli koşullarda çalışabilmesi gerektiğini ifade eden Cıngı, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Gazze’de gazetecilerin İsrail askerleri tarafından kasıtlı olarak hedef alınmasını ve öldürülmesini kınayan tutumunu hatırlattı.

Milletvekili Cıngı, konuşmasında Gazetecileri Koruma Komitesi’nin verilerine atıfta bulunarak, Ekim 2023’ten bu yana 259 gazeteci ve medya çalışanının öldürüldüğünü belirterek rakamı özellikle tekrarladı: “İki yüz elli dokuz gazeteci ve medya çalışanı.”

İsrail’in uluslararası gazetecilerin Gazze’ye girişini engellediğini, sahadaki gelişmeleri dünyaya aktaran gazetecilerin ise hedef alınmaya devam ettiğini belirten Cıngı, bu durumun dünyanın Gazze’de yaşananları bağımsız kaynaklardan doğrudan takip etmesini engellediğine dikkat çekti.

Milletvekili Cıngı, medya çoğulculuğu ve bağımsızlığını ele alan raporda Türkiye’ye ayrıntılı şekilde yer verilirken İsrail’in kapsam dışında bırakılmasını eleştirerek, “Türkiye’yi ayrıntılı biçimde ele alan bu raporun İsrail’in Gazze’de medya çalışanlarına yönelik eylemleri karşısında sessiz kalması kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye yönelik eleştirilere de cevap veren Cıngı, Türkiye’de farklı siyasi görüşleri temsil eden medya kuruluşlarının geniş kitlelere ulaşabildiğini, hükümeti açık biçimde eleştiren yayın kuruluşlarının da bu çoğulcu yapının bir parçası olduğunu ifade etti.

Cıngı, konuşmasını görevlerini sorumluluk bilinciyle yerine getiren tüm basın ve medya çalışanlarına saygı ve selamlarını ileterek tamamladı.