Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dün afet bölgesini ziyaret eden MHP lideri devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İşte Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları: Böylesi afet dönemlerinde heyecan, hüzün ve duygusal taşkınlık akıl ve şuurun önündedir. Hayata tutunma gayreti ve insanları kurtarma çabası olağanüstü bir haldir.

SİYASİ YAMYAMLIK

İnsan olanın ruhu, canı, acısı, vicdanı vardır. Yalan haber yayan, dedikodu çıkaran siyasi yamyamlığa heves eden kim varsa insanlığı kuşkuludur. Bunlara insan demek, insan olana saygısızlıktır. Kaos peşinde kim koşuyorsa insanlığı tartışmaya açıktır. Bunları tek tek not aldığımız da bilinmelidir.

EN BÜYÜK DEPREMLERDEN BİRİSİ

Milli felaketlerde ortak aidiyet paydasında uzlaşamayanlar, insani değerlere yabancılaşan mihraklardır. Türkiye devasa bir musibetin tesirindedir. Türkiye'miz doğal afetlerin risklerine her zaman açıktır. Deprem bilimciler tarafından Kahramanmaraş depremi dünya üzerinde karada meydana gelen en büyük depremlerden birisi olarak tanımlanmıştır.

MÜTEAHHİTLER MALZEMEDEN ÇALMAYI ALIŞKANLIK HALİNE GETİRDİ

İnsani ve fiziki kusurlar doğal afetin boyutunu artırmaktadır. Gölcük depremi bir milattır. Bu tarihten önce inşa edilen binalarda zemin etüdü zorunluluğu yoktu. Hazır beton yoktu. Binaların demirlerinin dayanıklılığı azalıyordu. Müteahhitler malzemeden çalmayı alışkanlık haline getirmişti.

İNSAN KAYNAKLI HATALARI SIFIRLAMAK ZORUNDAYIZ

Her yıl 300 bin binanın dönüştürülmesi planlanmıştır. Depremler ve diğer afetler yaşanacaktır. Bu yakıcı gerçekten kaçış yoktur. Depreme ve ilgili yönetmelere uygun dayanıklı binalar yapmaktan başka seçenek yoktur. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Felaketten çıkardığımız derslerle daha güvenli, daha huzurlu, daha sağlıklı geleceğin temelini atmalıyız. İnsan kaynaklı hataları sıfırlamak zorundayız.

6.7 MİLYON RİSKLİ BİNA

Deprem ve doğal afetler kaçınılmaz olarak yaşanacaktır. Türkiye genelinde 6.7 milyon riskli bina tespit edildi. Depreme karşı dayanaklı binadan başka etkin çözüm yoktur.

HÜKÜMET ETKİN BİR YÖNETİMLE YARALARI SARIYOR

Kaybedecek zamanımız yoktur. Oyalamaya hakkımız yoktur. Cumhur İttifakı olarak biz bu ağır yükü her şart altında kaldırırız. Bedeli ne olursa olsun Türkiye’mize sahip çıkarız. Hükümet verimli ve etkin bir afet yönetimiyle Kahramanmaraş depremindeki yaraları sarmaktadır. Devlet her şeye hakimdir. İftiralar ise beyhudedir. Acımız büyüktür, ancak hayatta zamanın hafifletmediği ve yumuşatmadığı hiçbir acı da yoktur.

ZİNCİRLEME FELAKETLERİN TARİFLERİN SIZISI

Felaketler karşısında fedakarlığın cesaretini gösterdiğimiz sürece milli varlığımızı perçinleştiririz. Her yenilgiden sonra yeniden zafere odaklanmış devletler tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır. Zincirleme felaketlerin tarifsiz sızısı hep aynıdır. Türk milletinin kutlu yürüyüşü ne zaman çetin zorluklarla kesişse, dayanışma ve yardımlaşma her zaman imdadımıza yetişmektedir.

HİÇBİR İNSANIMIZI ÇARESİZLİĞE TERK ETMEYECEĞİZ

Görevimiz acıları paylaşarak azaltmak, ihtiyaç sahibi vatandaşımızın elinden tutmaktır. Hiçbir insanımızı aç ve açıkta bırakmayacağız. Hiçbir insanımızı çaresizliğe terk etmeyeceğiz. Bazı siyasetçiler gibi çöp tenekesi karıştırmayacağı

SİZDE HİÇ Mİ ALLAH KORKUSU KALMADI

18 Şubat 2023 tarihinde zillet ittifakının sıradan ve düşük profilli yeni bir toplantısını müteakiben kamuoyuyla paylaşılan ortak açıklamanın her satırına kindarlığın izleri, devlet ve millet karşıtlığının emareleri nüfuz etmiştir. Diyorlar ki, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yüzünden acılar ve zayiat katlanarak artmış. Diyorlar ki, afet süreci iyi yönetilememiş, arama kurtarma çalışmalarında geç ve yetersiz kalınmış. Diyorlar ki, temel ihtiyaçların temininin ve yardım faaliyetlerinin doğru koordine edilemediğinden bahisle, felaketin boyutları vahim seviyeye ulaşmış.

NE SANDIKTAN KAÇARIZ, NE DE DEMOKRASİYİ YOK SAYARIZ

Asıl maksat ve meramlarını da ortak açıklamanın sonuna iliştirerek; ülkemizin en acil ihtiyacının yeni ve etkin bir iktidar olduğunu kaydetmişler. Be hey gafiller, siz de hiç mi Allah korkusu kalmadı? Be hey muhterisler, hiç mi depremzede insanlarımızdan utanmıyorsunuz? 10 ilimiz yıkılmışken, hala Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni karalamanız, hala müfteriliği pusula yapmanız hangi kitaba, hangi zihniyete, hangi değere sığmaktadır? Yere batsın sizin siyasetiniz, kahrolsun sizin zillet anlayışınız. Bunları nasıl söylersiniz? Böyle bir ucuz ve meczup bir siyasete nasıl saparsınız? Vatan, millet, devlet ve insan sevgisine hiç mi sahip değilsiniz? Rahat olun, biraz sabredin, Türk milleti sizin boyun ölçünüzü, kaç gram ettiğinizi yakında sandığa gömerek ilan edecektir. Bilinmelidir ki, ne sandıktan kaçarız, ne de demokrasiyi yok sayarız.

ZİLLET İTTİFAKI HAYALPERESTTİR

Acılarımızın tam ortasında, seçimlerle ilgili polemik yapan, ertelendi ertelenmedi çetelesi tutan zillet ittifakı paranoyaktır, saplantılıdır, hayalperesttir, vehimlerin pençesindedir. Yalan söylediler, algı operasyonuna heveslendiler, husumet yaydılar. Askerler nerede dediler, kahramanlar her yerdeydi, yalın gerçeği görmediler. Devlet nerede dediler, burunlarının önünü göremediler, husumetlerini gösterdiler. Kılıçdaroğlu dayanışma kültürü için yabancı ülkelere teşekkür etti, fakat döndü dolaştı hükümete saldırdı, milli dayanışmadan sarfınazar etti. HDP’nin bir eşbaşkanı, iktidarın enkaz altında kaldığını izansızca söyledi, Kılıçdaroğlu da evet diyerek tasdik etti, bu itibarla küçüldü, ufaldı ve alçaldı.

HİÇ Mİ YÜZÜN KIZARMADI

Yine Kılıçdaroğlu, deprem koordine edilemedi dedi, gerçekleri çarpıttı, yüzü kösele derisi olduğundan dolayı da hiç kızarmadı. Aynı bayat ve bağnaz tezviratın ezberiyle televizyon ekranlarında konuşan sözde gazeteci ve yorumcular, acaba depremin ne zaman ve hangi şiddette olacağını biliyorlar mıydı? 6 Şubat 2023 tarihinde saat 4.17’de bunlar ne yapıyordu? Devleti ve hükümeti suçlama yarışına giren, karamsarlık aşılayıp kriz ve kaos ikmali yapan bu kimliksizler koordinasyondan ne anladıklarını, aslı astarı olmayan iddialarla nereye varmak istediklerini mertçe açıklayacak yürekliliğe sahipler midir? Bu karanlık tiplerin siyaset temsilcisi Kılıçdaroğlu, enkaz altındaki mazlum insanlarımızla alay eden edepsizlerin tutuklanmaları üzerine, “gelin beni de tutuklayın” diyecek kadar seviyesiz ve sevimsiz bir hale savrulmuştur. “Her şeyi biz mi öğreteceğiz size, devlet yönetin devlet” açıklamasıyla ar damarının çatlaklığını, katılaşmış kalbinin iflasını belgelemiştir. Merkezi yönetimle yerel yönetim arasında bölücülük yapmış, hiç gocunmamış, hiç de vicdanı sızlamamıştır. Kılıçdaroğlu geçen hafta demiş ki: “Hiç birimiz artık eskisi gibi değiliz. Ben de aynı insan değilim. Ruhumuz eskisi gibi değil artık.” Sayın Kılıçdaroğlu seni bilemeyiz, çok da merak etmeyiz. Zira bildiklerimiz bize fazla fazla yetecektir. İlle de bir şey diyeceksen, kendi adına konuşmanı tavsiye ederiz. Senin eskin nedir ki yenin ne olacaktır. Fakat sen görmesen de, söyleyemesen de, Türk milleti tarihinde her döneminde olduğu gibi aynı ahlaka, aynı asalete, aynı ruha sahiptir, afet günlerinde de bunu feragatiyle ispat etmiştir. Kahırdan Allah’ın izniyle lütuf doğacaktır.