AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin yüzyıllar öncesine uzanan hukuk hafızasını ve kadınların toplumsal hayattaki konumunu gündeme taşıdı. Cıngı, Kayseri kadı sicillerinde yer alan kayıtların, kadınların gündelik hayatta karşılaştıkları sorunları mahkemeye taşıdıklarını ve haklarını resmî yollarla aradıklarını ortaya koyduğunu belirtti.
Milletvekili Cıngı, Kayseri’nin hukuk hafızasının yalnızca Osmanlı dönemiyle sınırlı olmadığını, kentin tarihinin binlerce yıl öncesine uzandığını vurguladı. Kayseri’deki hukuki kayıtların izini Kültepe-Kaniş Karum’da bulunan tabletlerden Osmanlı döneminin kadı sicillerine kadar süren bir gelenek içerisinde değerlendiren Cıngı, borç, sözleşme, şahitlik ve mahkeme kararlarının kayıt altına alınmasının kent tarihindeki önemine işaret etti.
1610 Tarihli Sicilde Dikkat Çeken Meryem Kaydı
AK Parti’li Cıngı’nın yazısında öne çıkan örneklerden biri ise 6 Mart 1610 tarihli Kayseri mahkeme kaydı oldu. Meryem isimli bir kadın, yedi aylık hamileyken eşi Abdullah’ın ikinci kez evlenmesinin ardından yaşadığı sorunlar nedeniyle mahkemeye başvurdu. Ancak Meryem’in şikâyeti eşinin ikinci evliliğinden ziyade, doğum ve lohusalık döneminde kendisiyle yeterince ilgilenilmemesi ve kendisine kara pekmez içirilmemesiyle ilgiliydi.
Günümüzde bakıldığında sıradan bir aile meselesi gibi görülebilecek bu olayın, dönemin sosyal ve hukuki yapısı açısından önemli bir kayıt olduğunu belirten Cıngı, bir kadının ev içerisinde yaşadığı bir sorunu kadı huzuruna taşıyabilmesinin ve şikâyetinin resmî kayda geçirilmesinin dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Kadınlar Mülkleri İçin de Mahkemeye Başvuruyordu
Cıngı, yazısında Meryem’in kaydının tekil bir örnek olmadığını da vurguladı. Kayseri kadı sicillerinde kadınların mehir ve nafaka alacakları, miras anlaşmazlıkları, mülkiyet meseleleri, darp olayları ve çeşitli ekonomik uyuşmazlıklar nedeniyle mahkemeye başvurduklarına dikkat çekti. Söz konusu kayıtların, kadınların kendilerine ait taşınmazlar ve mallar üzerinde çeşitli hukuki işlemler gerçekleştirebildiklerini gösterdiğini belirten Cıngı, kadınların ev, bağ ve bahçe gibi mülklerini yönetebildiğini, satabildiğini, kiralayabildiğini veya hibe edebildiğini aktardı.
Kadı Mahkemesi Gayrimüslim Kadınlara da Açık Bir Hukuk Kapısıydı
Milletvekili Murat Cahid Cıngı’nın kaleme aldığı yazıda dikkat çekilen bir diğer nokta ise Kayseri kadı mahkemelerinin yalnızca Müslümanların başvurduğu bir kurum olmadığı yönündeki değerlendirme oldu. Kayseri’de yaşayan gayrimüslimlerin ve kadınların da mülkiyet, borç ve çeşitli hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle kadı mahkemelerine başvurabildiğini belirten Cıngı, kadı sicillerinin şehir hayatında adalet mekanizmasının nasıl işlediğine ilişkin önemli bilgiler sunduğunu ifade etti.
“Kadın, Tarihin Kenarında Değil, Hakkının Takipçisiydi”
Murat Cahid Cıngı, yazısında Kayseri kadı sicillerinin geçmişteki toplumsal hayatı anlamak açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti. Cıngı, sicillerde bir tarafta mirasını talep eden, diğer tarafta mülkünü korumaya çalışan, başka bir kayıtta ise aile içindeki sorununu mahkemeye taşıyan kadınların görüldüğünü belirterek, bu kayıtların kadınların dönemin hukuk düzeni içerisindeki konumuna ilişkin önemli bir tarihsel kaynak olduğunu vurguladı.
Cıngı’nın değerlendirmesine göre, dört asır öncesinden günümüze ulaşan bu belgeler yalnızca hukuki uyuşmazlıkları değil, aynı zamanda Kayseri’nin sosyal ve kültürel yapısını da ortaya koyuyor. Kayseri’nin kadı sicillerinde kadınların mülk sahibi, hukuk karşısında talepte bulunan ve haklarını takip eden kişiler olarak yer aldığını belirten Cıngı, geçmişten bugüne ulaşan bu kayıtların kentin toplumsal hafızasının önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti.
