Alpler modeliyle planlanan Erciyes’in bugün dört mevsim yaşayan, dünyaya açılmış bir destinasyon haline geldiğini vurgulayan Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, gazetemize çeşitli açıklamalarda bulundu. Sömestir tatiliyle birlikte ziyaretçi akınına uğrayan Erciyes Kayak Merkezi’nin kuruluşundan bugüne geçirdiği dönüşümü ve gelinen noktayı anlatan Akşehirlioğlu, 2011 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Erciyes A.Ş.’nin Türkiye’de bir ilki temsil ettiğini belirterek, Erciyes’in plansız değil; yıllara yayılan, bilimsel ve uluslararası bir vizyonla hayata geçirildiğini ifade etti. Akşehirlioğlu, “Direklerin dikildiği, halatların çekildiği, pistlerin yapıldığı günleri bizzat yaşadık. Mekanik tesislerden pist güvenliğine, genel müdürlükten yönetim kurulu başkanlığına kadar her aşamada görev aldık. Yani Erciyes’i masa başından değil, dağın içinden biliyoruz. 2005’te başlayan süreçte Avusturyalı kayak merkezleri örnek alındı. Master plan Alpler standartlarında çizildi, hatta bir yıl boyunca Avrupalı işletmecilerle birlikte çalışarak onların 100 yıllık tecrübesini birebir aldık” dedi.
Erciyes’in Üç Büyük Mimarına Vefa
Futbol takımı denildiğinde akla nasıl Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi “üç büyükler” geliyorsa, Erciyes’i Erciyes yapan da üç büyük isim olduğunu söyleyen Akşehirlioğlu, projeye emek veren isimlere ayrı ayrı teşekkür etti. Akşehirlioğlu, Mehmet Özhaseki’nin projeyi başlatan isim olduğunu, Murat Cahid Cıngı’nın Erciyes’i dünyaya tanıtan vizyoner bir rol üstlendiğini, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın ise Erciyes’i dört mevsim yaşayan bir destinasyona dönüştürdüğünü belirtti. Akşehirlioğlu, “Bir kere başlangıçta Mehmet Özhaseki Bakanımız projeyi başlatan isim oldu. Ben Kayseriliyim, üniversite dâhil eğitimimi burada tamamladım. 45 yaşındayım; 45 yıldır ve daha öncesinde de bu dağımız vardı. Ancak 2011 yılına kadar bu dağdan sadece suyunu içiyorduk diyebiliriz. Daha sonra Özhaseki Bakanımızın bu projesi ve doğru şekilde yapılan planlama ile süreç başladı. Bu nokta çok önemli; proje ‘göç yolda dizilir’ mantığıyla yapılmadı. Bir Kayserili olarak bu projede en çok hoşuma giden yön de bu oldu. Yani ‘bir başlayalım, gerisi gelir’ anlayışıyla hareket edilmedi. Gerçekten önce dört yıl boyunca masa başı çalışması yapıldı. Aslında proje 2005’te başladı ve 2009 yılına kadar sürdü. O dönem iklim krizi, su kaynaklarıyla ilgili bir sorun olup olmayacağı gibi konular gündemdeydi ve bu kapsamda KASKİ’ye çalıştaylar yaptırıldı. Yurt dışından akademisyenler getirildi. Bir kayak merkezi nasıl işletilir sorusunun cevabı aranırken, bu işin uzmanı olan Avusturyalı kayak merkezleri incelendi. Oralara gidildi, nasıl işletildiği yerinde görüldü ve bu firmalardan danışmanlık alındı. Master proje, Alpler tarzında onlar tarafından çizildi. Daha sonra yine bu ekiplerle birlikte bir yıl boyunca işletme süreci yürütüldü. Yani Alpler’de bir kayak merkezini bir Avrupalı nasıl işletiyorsa, burada da aynı şekilde işletilirken biz de ekip arkadaşlarımızla birlikte yanlarında yer aldık. Nerede ne yapılıyor, hangi önlemler alınıyor, makineler nasıl çalıştırılıyor, suni karlama nasıl yapılıyor; hepsini birebir öğrendik. Böylece onların yaklaşık 100 yıllık tecrübesini doğrudan almış olduk. Bu anlamda proje gerçekten muhteşem bir noktaya ulaştı. Ardından Murat Cahid Cıngı vekilimiz gibi vizyonu ve ufku çok geniş bir Yönetim Kurulu Başkanımızın sürece katkısı oldu. Bu da projenin ikinci büyük şansıydı. Uluslararası yarışların Erciyes’e kazandırılması, yapılan tanıtımlar ve gece gündüz fedakârca yürütülen çalışmalar sayesinde Erciyes bugünkü noktasına geldi. Ve tabii ki Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç… Buraya yapılan yatırımların tamamının sahibi olan isim. Yakın zamanda hayata geçirilen Yüksek İrtifa Kamp Merkezi ile birlikte Erciyes’in artık dört mevsim çalışan, yılın 12 ayı faydalanılabilen bir destinasyon haline gelmesini sağlayan kişi de kendisi oldu” dedi.
Disiplin, Güvenlik ve Standartlar
Erciyes’te kayak kültürünün bilinçli şekilde oluşturulduğunu belirten Akşehirlioğlu, “Kayak kıyafeti, kask ve gözlük zorunluluğu getirdik. Türkiye’de kaskı zorunlu hale getiren ilk kayak merkezlerinden biriyiz. Ayrıca ‘korsan’ kayak hocalarının önüne geçmek için Kayak Öğretmenleri Derneği kuruldu, fiyat ve hizmetler standart hale getirildi. Sezonluk kart Erciyes’te 14 bin lira iken Erzurum ve Uludağ’da 24 bin lira. Çünkü belediyemiz bizi sübvanse ediyor. Amaç kâr değil, şehrin ve esnafın kazanması. Sömestir sonunda 2,5 milyon, sezon sonunda ise 3 milyon ziyaretçi hedefliyoruz. Bayramın da sezona denk gelmesiyle bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. İtfaiye, sağlık, jandarma ve karayolları birimleri burada. Olası bir durumda 5 dakikada müdahale ediliyor. Şehirden beklenen bir destek yok, her şey dağdan başlıyor” ifadelerini kullandı.
Erciyes–Kayseri–Kapadokya Üçgeni
Turizmde ‘üçlü sacayağı’ hedefinin hayata geçtiğini ifade eden Akşehirlioğlu, “Misafirler Kayseri’ye iniyor, Erciyes’te kayak yapıyor, Kapadokya’yı geziyor, şehir merkezinde alışveriş yapıyor. Eskiden sadece geçiş noktası olan Kayseri artık bir destinasyon oldu” dedi.
“Şimdi Tam Erciyes Zamanı”
Sezonun Mart ve Nisan aylarında da devam ettiğini hatırlatan Akşehirlioğlu, sözlerini şu şekilde tamamladı; “Sömestir sonunda 2,5 milyon ziyaretçi hedefliyoruz. Rekorumuz 3 Mayıs’a kadar kayak yaptırmak. İnşallah bu yıl da kar bereketli olur. Herkesi Erciyes’e davet ediyoruz: Şimdi tam Erciyes zamanı.” 
Haber: Ceylan Gurbet Demir