AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin Osmanlı dönemindeki ilmi birikimine ve şehirde yetişen âlimlerin farklı coğrafyalara uzanan hayat hikâyelerine dikkat çekti. Cıngı, Kayserili âlimlerin kadılık, müftülük ve eğitim faaliyetleri aracılığıyla dönemin önemli ilim merkezlerinde görev yaptığını belirtti.
16’ncı yüzyılda yaşayan ve Dânişî mahlasıyla şiirler yazan Kayserili Pîrî Çelebi’nin hikâyesine yer veren Cıngı, ilmiye mesleğine giren Pîrî Çelebi’nin Osmanlı idaresindeki Mısır’ın Menûfiye bölgesine kadı olarak tayin edildiğini aktardı. Yeni görev yerine gitmek üzere Mısır kadısı Arabzâde ile deniz yolculuğuna çıkan Pîrî Çelebi’nin, kaynaklara göre Mısır’a giderken denizde boğularak hayatını kaybettiğini ifade etti.
Kayserili Âlimin Şam’daki İlmî İzleri
Cıngı’nın yazısında öne çıkan isimlerden biri de 16’ncı yüzyılda yaşayan Abdülfettah el-Kayserî oldu. Kaynaklarda Şam kadısı ve müftüsü olarak anılan Abdülfettah Efendi’nin, İslam hukuku alanındaki birikimiyle dikkat çektiği belirtildi.
Abdülfettah el-Kayserî’nin, Molla Hüsrev’in Dürerü’l-hükkâm adlı eseri üzerine eleştiri ve notlar kaleme aldığını aktaran Cıngı, âlimin görüşlerinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunan bir yazmada “Abdülfettah el-Kayserî, Şam müftüsü” kaydıyla yer aldığını vurguladı. Bu kaydın, Kayseri’de yetişen bir âlimin yüzyıllar önce Şam’daki ilmî faaliyetlerinin günümüze ulaşan izlerinden biri olduğunu kaydetti.
Kayserili Âlimlerin İlim Yolculuğu Kudüs’e Uzandı
Cıngı, yazısında 15’inci yüzyılda yaşayan Sirâceddin Müsâfir el-Kayserî’nin hayatına da yer verdi. Molla Fenârî’nin yakın öğrencilerinden olduğu belirtilen Sirâceddin Müsâfir’in Anadolu ve İran coğrafyasında eğitim gördükten sonra 1424-1425 yıllarında Kudüs’e yerleştiğini aktaran Cıngı, âlimin ömrünün kalan bölümünü burada ilim ve ibadetle geçirdiğini ifade etti.
Kaynaklarda Sirâceddin Müsâfir adına Kudüs’te bir medrese tahsis edildiğine ilişkin bilgilerin de bulunduğunu belirten Cıngı, bu örneğin Kayserili âlimlerin farklı coğrafyalarda bıraktığı izleri gösterdiğine dikkat çekti.
Kayserili âlimlerin Mısır’da kadılık, Şam’da müftülük ve Kudüs’te eğitim faaliyetleri yürüttüğünü hatırlatan Cıngı, bu isimlerin hayat hikâyelerinin Kayseri’nin köklü ilim geleneğini ve Osmanlı coğrafyasındaki tarihî bağlarını ortaya koyduğunu vurguladı.