Meclis’teki konuşmasında Kayseri’nin stratejik konumuna dikkat çeken Özdemir, şehrin Anadolu’yu doğudan batıya, kuzeyden güneye bağlayan önemli bir kavşak noktası olduğunu ifade etti. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kayseri’nin Asur ticaret tabletlerinden Hititlere, Roma’dan Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar pek çok dönemde merkezi rol üstlendiğini söyledi.
Kayseri’nin Türk-İslam hakimiyetine 1067 yılında girdiğini hatırlatan Özdemir, 2027 yılının aynı zamanda bu fethin 960’ıncı yılına denk geldiğini belirterek, şehrin Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesinin büyük anlam taşıdığını kaydetti.
Özdemir, Kayseri’nin tarihi mirasıyla öne çıktığını belirterek, Gevher Nesibe Hatun Şifahanesi başta olmak üzere çok sayıdaki han, kümbet, cami ve kültürel değerin şehrin kimliğini oluşturduğunu ifade etti. Kayseri insanının yayla ve bağcılık kültürünü yaşatmasının da önemli bir kültürel zenginlik olduğunu söyledi.
Konuşmasında Erciyes Dağı’na da değinen Özdemir, Erciyes’in Kayserililerin çalışkanlığını, girişimci ruhunu ve güçlü karakterini simgelediğini dile getirdi.
Kayseri’nin sanayi, ticaret, tarım, turizm ve sağlık alanlarında Orta Anadolu’nun merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, şehrin Türk milletinin tarihî ve kültürel değerlerini yaşatan önemli bir merkez olduğunu ifade etti.
Özdemir ayrıca, Kayseri’nin “Türk Dünyası Kültür Başkenti” unvanını kazanmasında emeği bulunan Gökmen Çiçek ile Memduh Büyükkılıç başta olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür etti.