Veteriner hekimler olarak canlıların sadece hastalıklarında değil, daha öncesinde koruyucu hekimliğini yaparak da ilgilendiklerini söyleyen Akgün Ergül, “Biz veteriner klinikleri öncelikle sahipli hayvanları onun haricinde ekonomik özelliği olan koyun, keçi ve inek gibi tüm canlıların sağlığıyla birlikte bunların koruyucu hekimliği ile uğraşan bir meslek dalıyız. Bunun dışında da özel olarak kendi hizmetlerine çalışan, klinikleri olan meslektaşlarımız, sokakta yaralı bir hayvan gördüğü zaman da müdahale ederler. Bizim kliniklerimize trafik kazası sonucu herhangi bir vatandaşımız sokak hayvanlarını getirirse karşılaşıyoruz bu tip durumlarla. Burada da bazı vatandaşlarımız tedavi ücretlerini üstlendikleri gibi bazen çok kötü sonuçlu olan kaza durumlarında da gerek üniversitelerin veteriner fakülteleri gerekse de belediyemizin bunlarla ilgili ihbar hattı var ve oralara yönlendiriyoruz” dedi.
Ergül, sokak hayvanlarının kontrol altına alınmasında en büyük görevin belediyelere düştüğünü söyleyerek, “Sokak hayvanlarına gelecek olduğumuzda da bu canlılarımızla ilgili kanunda belirtilen düzenleme ile bu işin tüm yetkisi ilgili büyükşehir belediyelerinde veya il-ilçe belediyelerindedir. Kayseri özeline gelecek olursak büyükşehir belediyemizin barınağı var, kedi barınma evi var. Buralarla ilgili belediyelerimiz de düzenlemelerini yapıp yeni barınakların da kurulması ile birlikte sokaktaki canlarımızı hiç değilse koruma altına alıyor. Çünkü bizim kontrol edemediğimiz bir popülasyon var sokakta ister istemez. Bunu da kanunun uygun gördüğü şekilde yakalanıp barınma evlerinde kısırlaştırılmaları, iç-dış parazit iğneleri ve kuduz aşıları ki kuduz toplum açısından çok önemli bir hastalıktır. Bu aşılar yapıldıktan sonra doğal ortamına tekrardan bırakılmasını kanun emrediyor” ifadelerini kullandı.